türk medya tarihinin utanç sayfalarından biridir. maalesef sadece tan'la sınırlı kalmamış ve diğer ulusal gazetelerde bu asparagas haberi manşete taşıma gafletine düşmüşlerdir.
1980 li yıllarda tan, günaydın gibi gazetelerin ayda bir rutin olarak manşetten yayınladıkları, çocuk aklımla korkutmuş haber tipidir. Aynı haberde sakallı bebeğin robot resmi verilir ve bayramın 3.günü yada haftaya Cuma kıyamet kopuyor şeklinde yazılar olurdu. Kimse de basına, "bu şekilde yalan haber yapılırmı" diye bir şey demezdi.
hatırlıyorum. çocuğum daha, kıyamet alametidir: güneş kıyamet günü batıdan doğar derler... bayramın 2.günü sabahı erken kalkıp güneş nereden doğacak diye beklemiştik.
darbelerle anası bellenmiş bir halkın iyice delirme noktasına geldiği dönemlerdi. 90'lı yıllarda saadettin teksoy'un doğuşuna yol açmıştır bana kalırsa bu sakallı bebek. anadolu köylerinde dolaşan hayaletler, aynı köylerde çıkan esrarengiz yangınlar falan, alayının atası bu şerefsiz bebektir, aha bunu iddia ederim. işte 1987 civarında tan gazetesi bu ilüstrasyonla milyonların uykusunu kaçırmıştı:
kuzenlerim fena korkutmuştu beni birde fotoğrafı vardı bi dergide gözleri kocaman top sakallı bir bebek. ilginçtir bebeğin en korkutucu yanı sakkalı olmasıydı.
yaşamayanın bilemeyeceği bir korku yaşatmıştı bize bu sakallı bebek haberi.
o zaman herkes aynı şeyleri okuyup, aynı programları izleyip doğal olarak aynı şeyleri konuştuğundan "sakallı bebek şimdi de kendi ağzına sıçtı" diye bir manşet atılsa ona bile inanırdık sanırım.*
biz anneannemlerdeydik, bütün bir tatilimiz zehir olmuştu. annemiz babamız biz korkmayalım diye kasıyorlardı ama onlar da aslında biraz tedirgindi. sonra onlar unuttu, biz o zaman 6-7 yaşında olduğumuzdan ve o yaşta yaşadığımız bu gibi olayları asla unutamadığımızdan bizimle beraber mezara gidecek bu sakallı bebek mevzuu.
ey gidi ne bebekti bu, kıyametin kopacağını söylediği haberler gerçek çıkmasada bir aralar türkiye'nin en popüler keratasıydı, kıyamet haberciliğinde mayaların götüne anahtar sokmaması içten bile değildi. özledik.
bayramı zehir eden, çocukluğumuzun kabusu olan kıyamet bebeği. seksenli yıllarda çocuk olup da bundan götü üç buçuk atmayan var mıydı acaba? bir odadan diğerine gidemezdik korkudan. tuvalete gidildiğinde anne ya da baba kapıda nöbetçi gibi bekletilirdi, sanki sakallı bebek gelip götümüzü ısıracak. koridordan ışık hızıyla koşularak geçilirdi. tövbe yarabbim, gece gece neden böyle şeyler gelir ki akla?
Günaydın gazetesinde verilen bir haberdi doğru.hatta çocuk halimle bayaa bir ürkmüştüm fakat sayfa kupüründe verilen bu foto saçma bir illüstrasyon dan ibaret.bu haberin gerçek bir fotoğrafı vardı.benimde geçenlerde allıma gelen ama google da tüm aramalarıma rağmen edinemediğim fotoğraftır.sakallı bebek olayının aslı ise genetik olarak biraz fazla tüylü doğan bir bebeğin haber değeri görülüp birazda dönemin ucuz gazeteciliği tarafından halka pompalanmasından öte birşey değildir.
Sanırım orta bir yada ikinci sınıftayken, yaz mevsimine denk gelen bir bayram arefesinde çıkmış bir haberdi. Köyde bir sürü şeker toplamıştık. Sonra amca oğlu; bayramın üçüncü günü kıyamet kopacağını söylemişti. Bizde toplamış olduğumuz tüm şekerleri bir güzel yemiştik.
Eğer bir nesil şu an erken boşalma problemiyle karşı karşıyasa bu asparagas haber yüzündendir. Koca bir neslin bahçe Tulumbası gibi altına işemesine sebep olmuştur.