talebeleri arasında fethulah gülen'in olmadığı hatta gülen'in hiç görüşemediği zat. onun akımı olan nurculuğun maalesef fethulah gülen cemaati ile özdeşleştirilmesi (ki buna sebep gülencilerin sayısal çoğunluğudur) akımının ondan ilim tahsil edememiş bir hocaefendi ile birlikte anılması açısından ironiktir. halbuki bir çok nurcu vardır; bu ülkeyi karşılıksız - reklamsız - ticaretsiz - siyasetsiz seven. onlar bediüzzaman'ın risalelerinin, kuranın yorumu olduğunu bilir. bu kitaplardan faydalanarak maddi ve manevi dünyasını şekillendirir. atatürk'ün kurduğu cumhuriyete ve ülkesinin bağımsızlığına da yürekten bağlıdır!
Dindarlık kavramının da laiklik kavramının da din gibi bir afyonun da tüm paradigmalarının ve ön kabüllerinin içine pislemiş ajitatör. Risaleleri ne yazık ki nurcular tarafından kuran-ı kerim'den daha kıymetli görünen yobaz.insanlara herhangi bir cemaate üye olmadan da dinini yaşayabilecekleri gerçeğini ve dindar olma özgürlüğünü sömürerek müritlerine dinciliği empoze eden şeytanın imamı. Dinin afyon etkisini siyasal islam ideolojisini gerçekleştirmek için Hasan Sabbahgibi kullanabilmiş laik halk düşmanı ve din bezirganı.
cemil meriç mağaradakiler kitabında över bu zatı. bence de büyük bir din alimidir kendisi. ama yoldaşlarının yaptıklarını dinden bağımsız düşünebilmek gerekir. aynen şu an chp' yi atatürk' ten bağımsız düşünebilmek gerektiği gibi.
said i nurs zamanında para yoktu, yol yoktu, hizmet yoktu, hiç bir bok yoktu ülkede. adam o kadar savaşlara katılmış, atatürk tarafından madalya takılmış kendisine, milletvekilliği teklif edilmiş...
ben nurcularla ayrı tutarım bu zatı.
selman-i farisi,celaleddin rum-i,ahmed yesevi gibi zamanin mahlas kullanim sekli olarak oda eserlerinde yer yer
kendinden said i kurdi diye bahseder ki osmali devleti o bolgeyi resmi olarak kurdistan olarak adlandirmaktadir.gunumuz hassasiyeti dolayisiyla mezkur kelime ne kadar tehlikeli olsada ustadin yasadigi devir icin gayet normal bir kullanimdir.
6000 sayfa sacmaladigi, birbiri ile tutarsiz zirvalar ortaya attigi icin alim sinifina sokulmaya calisilan ingiliz usagidir. Dili kotudur, yazdiklarina agdali bir hava verebilmek icin ard arda siraladigi kelimeleri yanlis kullanir, fikirleri mantiksal butunlukten uzaktir. Ingiliz durtmesiyle ortaligi karistirip isyan cikartmak ve zirvalamak disinda hicbir urunu yoktur. Dolayisiyla topluma faydasi da yoktur. Ayrica kurani yeniden yorumlamak gibi garabet bir ise girismis kisidir. Muridleri tarafindan kendine hikmet hirkalari bicilir ki islamda hicbir kulun o sekilde bir itibar gormesi mubah degildir. Kimseye yol gosterici olacak sifata sahip bir insan degildir.
dini dünya işlerine alet eden günümüz din sömürücülerinin babası. birçoğu ağlayarak insanları etrafına toplamayı ondan öğrendi. şimdiki cia ajanı veliahtının bu işe nerden atıldığı o zamanlarda belli. rum patrikhanesi ile sıkıfıkı ilişkilere girerek dinler arası diyoalg kurmuş aklı sıra ** bu dinler arası diyaloğu kurarak kendisini halife ilan etmiş meczup. risalelerinin kur'an-ı kerim yerine konulduğunu düşünürsek,şirk de koşarmış biraz daha yaşasaymış.
bir valide, çocuğunu tehlikeden kurtarmak için hiçbir ücret istemeden ruhunu feda etmesi ve hakiki bir ihlas ile, vazife-i fıtriyesi itibariyle kendini evladına kurban etmesi gösteriyor ki; hanımlarda gayet yüksek bir kahramanlık var. bu kahramanlığın inkişafı ile; hem hayat-ı dünyeviyesini, hem hayat-ı ebediyesini "onunla" kurtarabilir. said nursi.
bir gazeteden okuduğu ingiliz sömürgeler bakanı gladstone'un avamlar kamarası'nda "bu kuran müslümanların elinde kaldıkça biz onlara hakim olamayız. ya kuran'ı ortadan kaldırmalıyız, ya da kur'an'ı onlardan soğutmalıyız" şeklindeki sözlerinden sonra nasıl olduysa kafasında bi ampul yandı heralde hayatını kur'an'ın anlatımına(kendi çapında) adıyan ve yaklasık 130 parçadan ve 6 bin sayfadan oluşan risale i nurları yazan kişidir.
görevini bayağı bi yerine getirdi heralde ki bukadar nurcu arkadaş oluşmuş durumda,sözlükte bile...kuran-ı kerim okumak veya, onun tescilli alimler tarafından yazılan tefsirlerini okumak yerine ,icabında politikaya bulaşmış(ki hangi din alimin politikayla dunya işleriyle işi olmuştur sorarım sıze?)icabında zamanın en buyuk din adamı olan abdulhakim arvasi 'nin huzurundan kovdugu bir kişinin yazdıği risaleleri okumaktasınız.
peygamber efendimiz yerine bu adam ve onun yolunun yolcusu olan fetullah amcanın adını zikredip durursunuz bumudur dindarlık ? ağızınızda bi sayac olsada kaçkere fetullah kac kere bediuzzaman kackare "allah" (cc)
kaçkere hz.muhammet (s.a.v) dediniz bi görseydik. siz kandırılmış insanlar da ,biz de bu sayaca bakıp gözlerimize inanamasaydık sonra tövbe edip putperestlikten islam dinin guzelliklerini gorseydınız bizde sizler adına sevinseydik ne güzel olurdu.
ayriyetten zat "bediüzzaman"(zamanın kutbu ) lakabını nereden almıştır? bu lakabı ona kandırdığı müritlerinden başka ,din konusunda ehliyeti olan biri mi vermişte almışştır? buda şaşılacak şeydir.
üzerinde bir tutam ot bitmeyecekken hakkında ahkam kesmekten geri kalınmayan bir adam. nası olacak bu iş anlamadım. hakkında en az şey bilinerek en çok yorum yapılan insandır. iblisin allah'ı ise herkesin allahı olandır. kendisi ilahlık iddia etmemiş olmakla birlikte ilah olduğuna inananlardan da sorumlu değildir. kimisine göre şeytanın en sadık uşağı kimisine göre zamanın güneşidir. benim için, okunması gereken, okunduktan sonra sap ile saman ayrımının yapılması yolunda durak olacak bir kişidir. bu kadar nefret mideyi bozar, olaylara takım tutar gibi yaklaşmamak lazım. fenerbahçe'den nefret etmeme rağmen maçını izlemeden hakkında yorum yapmam.
yok naaşı bilinmeyen bir yere götürülmüş...
nıhahaha.
gülmememek elde değil. yahu naaşı burdur'da olsa nolacak, ısparta'da olsa ne olacak? üzerinde bir tutam ot bile bitmeyecek güzellikteki bir adamın naaşıyla kim uğraşır?
bu arkadaşlar vampir hikayelerine de inanıyorlar herhalde. kalkacak diye korktular da darbeciler, ondan götürdüler.
şeytanlaştırma çabası çok güzel ha, harbiden, samimiyetle söylüyorum. ama bu çabalarını amerika'ya karşı yapsalar da hocalarının şimdi iblisin allahı olduğunu fark etseler ne güzel olacak değil mi?