bir de birçok sosyal medya unsurunda "radyodan çıkan sesleri meleklerin çıkarttığını" eserlerinde yazdığı iddia ediliyor. ama nedense bir kaynak belirtmiyor hiçbir sosyal medya unsuru. ilgili ve bilgili arkadaşlarla iş birliği içerisinde bu konuyu aydınlatırsak güzel olacaktır.
'' Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar. Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler!... ''
sözüyle gerçek manada davası uğruna ömrünü adamış bir fikir insanı ve islam alimi şahsiyettir kendileri. ayrıca eselerinin şiddetle okunması gereken kişidir. çünkü bilinçli bir gençlik oluşturmak adına dünyası haricinde ahiretini de bu yolda feda etmeye hazır bir aydın az bulunur yer yüzünde. işte said nursi bu davayı herşeyini kaybetme pahasına göze almış, kalemi cesur, ''fikri hür, vicdanı hür '' bir bireydir. istibdat döneminde abdülhamit için '' yaşasın zalimler için cehennem '' diyecek kadar gözü kara. milli mücadele döneminde talebeleri ile savaşa katılacak kadar ve milli mücadele de aktif olarak savaşanları, destek verenleri hain ilan eden satılmış şeyhülislamlara inat, karşı fetva yayınlayarak milli mücadeleyi teşvik edecek kadar erdemli ve bir o kadar da halkçı bir insandır kendileri.
cemi meriç'in '' karanlığın ortasına taş atan adam '' dediği, kalemi ve yüreği ve aklı aydın kişidir said nursi.
atatürk'e deccal dediği öne sürülen şahıs.
anlatılanlara göre aynı zamanda mustafa kemal ile aralarında bir diyalog da geçmiş.
bilen varsa beri gelsin.
300 kadar şakirdiyle beraber doğuda ruslara karşı savaşmış, o dalga geçilen şakirtlerinin* tamamını şehit vermiş kendisi de ruslara esir düşmüş, daha sonra esratten kaçmış istanbula gelmiş, oradan doğuya gelip kaldığı yerden savaşmaya devam etmiş, vatanseverliğini haliyle, hayayatıyla, birebir ispat etmiş, klavye tuşlarına basarak onu vatan haini ilan edenlerden çok daha fazla şeyi bu vatan için terketmiş bir kişidir, islama duyduğunuz kini onun nezdinde hayata geçirip ona kin kusmanın, iftira atmanın, iftira atanların karakterine olumlu bir katkısı olduğunu zannetmiyorum, ama yapıyorlar genede,
onunla şeyh saidi işaret etmek, dimağlarda onu çağrıştırmak, isim benzerliğinden yola çıkarak ona karşı nefret oluşturmak için yapıyorlar herhalde, kendilerini vatansever zanneden klavye kahramanlarını o doğu cephesinde görmek isterdim gerçekten, elindeki içki kadehini "mustafa kemalin askeriyiz" diye kaldıranları görmek isterdim o dehşetli cephede, mesela çanakkalede savaşın en kızgın anında bile farz namazını terketmeyen mehmetçiğin bu kendini vatansever zanneden, yaptığı ile vatana millete hizmet ettiğini zanneden, toplumun dibini oyanların oyununa gelenleri görmesini isterdim,
neyse konumuz saidi nursi, kendisini dindar bir cumhuriyetçi olarak tanımlıyor, onu eleştiren ona hakaret edenlerin boyu kadar kitap yazmış aynı zamanda savaşırken, tabi şizofren diye dalga geçilmesini önlememiş bu, beklemiyorum zaten bunu, kalplerini karartan nefretin gözlerini de kör ettiğini görebiliyorum ama.
kurtuluş savaşında, işgalci devletlere karşı savaşanların, cehenneme gideceği yönünde fetva çıkarmıştır. tek amacı kürt-islam devleti kurmaktı. akli dengesinin yerinde olmadığı sıkça söylenir.
büyük alimdir. yalnız eserlerine her yazdığı tartışmasız doğru gözüyle bakamayız, sonuçta beşerdir ve ilmi olarak hatalı görüşte bulunduğu noktalarda olabilir.
şakirtlerin kendilerine yarattıkları atatürk'tür efendim. yok atatürk'e posta koymuş da , yok "napolyon'u değil ali'yi örnek al" demiş de. palavra efendim bunlar palavra.
peşinen not: isteyen şakirt eksilesin. sikimde değil.
sadece kimya değil fizik alanında da master yapmış üstad. radyoyu 40bin başlı meleklerle açıklamıştır. kendi cemaati tarafından müceddid olarak görülen kişidir, hz.muhammed'in rüyasında buna müceddid olduğunu bildirdiğini söylerler ki gerçekte de müceddidlerin müceddid olduğunu peygamber efendimiz bildirmektedir, ne hikmetse başka bir rüyasında da şunları görmüştür bu üstad:
ben bir manevi alemde, islam deccalini gördüm. yalnız bir tek gözünde teshirce bir manyetizma gözümle müşahade ettim ve onu bütün bir münkir bildim. işte bu inkarı mutlaktan çıkan bir cüret ve cesaretle mukaddesata hücum eder.(...)
(şualar458-459,siracun nur 247)
ölmüş gitmiş dünyadan ve hükümetten alakası kesilmiş bir adam hakkında otuz sene evvel bir hadis-i şerif'in ihbariyle kuran'a zararlı bir adam çıkacak demiştim.sonra mustafa kemal'in o adam olduğunu zaman gösterdi.
(emirdağ lahikası i/278,yirmiyedinci mektuptan sabık reis'i cumhura ve üç makama gönderilen istida)
lozan muahedesinde söz veren ve pek şiddetli ve dehşetli hücumlarına rağmen hiçbir hakiki müslüman türk'ü protestan yapamayan ve milleti islam için pek zararlı olduğunu efaliyle ispat eden ve hadisi şerif'in haber verdiği o müthiş şahıs kendisi olduğunu(yani deccal, y.n) hayat ve mematiyle gösteren mustafa kemal'e bir mahrem eserde ''din yıkıcı süfyan'' dediğimizi (...)
abartıla abartıla bitirilemeyen ''din bilgini''. eğer bir insan bilgin ise dindar olmaz, dindar ise bilgin olması bir kaç istisnâi durum dışında çok mümkün değildir.
kendisi bir şeyh değil, bir müceddiddir. etrafındaki oluşum da tarikat değil cemaattir.
böyle insanlar genellikle küçük dürülürler halk nazarında. lakin ilimleri sadece dini yönde değil, her alanda gelişmiştir.
bediüzzaman'ın da bazı eserlerinde anorganik kimyadan bazı alıntılar vardır mesela.
şeyh uçmaz mürit uçurur cümlesindeki şeyh.müridlerine göre öyle alim bir zat ki 27 bilinmeyenli denklem çözmüş, bilmem kaç yılda bitirilen medreseyi 3 ayda bitirmiş, o zamana kadar islam alimleri tarafından kaleme alınmış 90 kitabı ezberlemiş, bir uçmadığı kalmış kişioğlu.
enteresandır, şafii mezhebine bağlı bir kürt olarak "milliyetçi"(Türk)-"Muhafazakar"(Sünni Müslüman) kitlelere kendisi ulaşamasa mirasını devralanlar okyanus ötesinden bu kitlelere ulaşmış, ve hatta kendi peşlerine takmayı başarmıştır. Okyanus ötesi merkezli tarikatın, Nursi'nin külliyatında anlattıklarına uygun davranıp davranmadıkları, dolayısıyla günümüzde malum cemaatin gerçekten nursi'nin yolundan gidip gitmediği apayrı bir konudur.)
kitabından bir satır bile okumadan yorum yapanların, bölücü, yobaz, hükümet düşmanı olarak nitelendirdiği; eserlerinden bir kaç paragraf okuyupta -doğal olarak yazıldığı dilin ağırlığından olacak- anlamayanların: "sözleri karmaşık ve dili ağır.sanki bir şeyler anlatıyormuş gibi yapmış ama hepsi boş." şeklinde kendi becerisizliklerini onun üzerine attıkları; gerçekte, terk derdinin insanların imanını kurtarmak olduğu asrın müceddidir.