20-30 yıldır çeşitli cemaatlerce tapınılan ve aynı kişiler tarafından kitabı kurandan çok okunan hatta türkçeleştirilmesi bile haram denilen dini kişilik. Said nursi hakkında iyidir kötüdür diyecek halim yok ama kuranı peygamberi boşverip bu adamı rehber bilen kitabını el üstünde tutan her sözünü hak kabul eden kim varsa hepsinin zihniyetini sikeyim.
bir kitabında eskişehir cezaevindeyken; karşısındaki bir okulun bahçesinde bir milli bayram kutlayan genç kızları dans ederken gördüğünden bahseder. Devamında şahıs bu genç kızların yaşlı ve çirkin hallerini gördüğünü anlatır. Bu durum;
"De ki: "Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka bilen yoktur." Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler." Neml 75. ile çelişir.
Der ki bir tanesi peştahtayı yumruklayarak:
Dinle, dünya neyin üstünde duruyor hey avanak!
Yerin altında öküz var, onun altında balık;
Onun altında da bir zorlu deniz var kayalık,
Öteden Kürd atılır: Doğru mu dersin be hoca?
Ne demek doğru mu dersin? Gidi cahil amuca!
Sözlerim basma değil yazma kitaptan tekmil
Kim inanmazsa kızıl kafir olur böylece bil.
Başka bir şiirinde Mehmet Akif maskara diye nitelendirdiği Said’e şöyle çatar:
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun..
Aşağıdaki şiirinde çok daha serttir:
Lisân-ı pâk-i Nebî’den yalanlar uyduruyor:
Sıkılmadan da “sevâb işledim” deyip duruyor!
Düşünmedin mi girerken şerîatin kanına?
Cinâyetin kalacak zanneder misin yanına?
Sevâb ümid ediyor ha! Deyin ki nâmerde:
“Sevâbı sen göreceksin huzûr-ı mahşerde!
Tepende gezdirecek ra’d-ı intikamını Hak,
Ki yıldırımları beyninde kaynayıp duracak.
Yakandan inmeyecek dest-i kahrı husrânın…
Nasıl iner ki, önünden kaçıp da nîrânın,
Civâr-ı nûr-ı nübüvvette mültecâ bulsan;
Bu türlü kurtuluş imkânı yok ya… Kurtulsan;
Şu izdihâmın elinden -ki belki bir milyar
Nüfûs-ı hâsiredir- kaçmak ihtimali mi var?
Bugün fesâdına kurban olan zavallıların
Vebâli boynuna yüklenmesin mi yoksa, yarın?
Kolay mı ümmeti idlâl edip sefîl etmek?
Kolay mı dîni hurâfât içinde inletmek?
Niçin Kitâb-ı ilâhî’yi pâyimâl ettin?
Niçin şerîati murdâr elinle kirlettin?
Çıkıp tepinmeye yok muydu başka bir sâha?
Nedir bu salladığın çifte, Kâbetu’llâh’a?
Herif! Şu millet-i mâsûmeden ne isterdin,
Ki doğru yol diye tuttun, dalâli gösterdin!”
Bu Allah ve peygamber düşmanı iftiracı, deli adamı güzellemeye çalışanlar var. cumhuriyet ilanından çok önce cumhuriyetçi olmasını geç, kendisi çelik yeleğin icadından önce çelik yelektir ahsjakaa.
Ben anlamıyorum ki aynı şey Mustafa Kemalin de başına geliyor herkes unutmuş bir şarapnel parçasının Mustafa Kemalin göğsüne isabet ettiğini
Tarihçe i hayatta daha ayrıntılı anlatıyor,
Hakikaten üç gülle, ölecek yerine isabet ettiği halde; biri hançerini, diğeri tütün tabakasını delip geçmiş ve kendisine bir zarar vermemiştir.
Tarihçe-i Hayat - 113
Twitter da da okuduk defalarca fkg başlarına gelen benzer hadiseleri.
dini yönünü bırakıp eserlerine bi göz atın derim zira gerçekten psikolojiden felsefeden edebiyattan anlıyor.
hayata karşı değişik bir bakış açısı var insanın ufku açılıyor.
edit: nurcuları sevmem bu adamın eserlerini sahiplenmişler kuran gibi okuyanları var. bu adamın eserleri onlara ait değil ayrıca doğru düzgün çeviremeyenleri çok. bu eserler kahve alıp sakin sakin okumalık abdestsiz dokunmamak neden anlamıyorum.
Adam savaştan önce Mehmet reşatla selanik gezisine gitmiş dönemin gazetelerinde baskıcı yönetim kuran ittihat terakkiye cephe almış,
memleketine dönüp medrese açmış talebelerini silahlandırıp ermeni çeteleri ile mücadele etmiş
savaş çıkmış cephede 2 yıl fahri albay olarak savaşmış, Enver Paşa ile dost olmuş, sivil halkı (cephe çökünce sivil halk tahliye edilemeden Bitlis rus ve Ermenilerin geçecek muhtemelen kadın çocuk demeden katledecekler) kurtarmak için Kendisini ve içinde yeğeninin de olduğu askerlerini feda etmiş esir düşmüş.mehmet akifle darül hikmeti islamiyede çalışmış.
Cumhuriyet ilan edilmiş yıllarca sürgünde yaşamış hakkında açılan bütün davalardan beraat etmiş kısacası kendi idealleri için ömrünü harcamış kişiye
Tek kutsalı kendi egosu olan, savaş çıksa kaçmak için fırsat kollayacak kişiler gelmiş eleştiriyor he anam he.
Şimdi söyle bir sorulsa, üstad, hem tayy-i mekan edebiliyor, hapishaneye girip çıkabiliyor, kelepçelerini çözüp takıyor. Hem de hapishaneden çıkmak için Hazreti Hızır'dan yardım istiyor... Bu nasıl oluyor diye bir soru akla gelebilir.
Evliyalar bu güce sahiptirler. o kuvvet ve o tasarruf ellerinde var ama, izin almadan kullanamazlar. işte Bediüzzaman üstad da o tasarruf kendisinde olduğu halde üstadı Hızır'dan izin almadan kullanamamıştır.
Üstad Hazretleri, (Mevlid-i Nebevi gecesi hariç) diğer leyâli-i Mübâreki ihya ettirir, uyutmazdı. Uyuyanları ibrikle su dökerek uyandırırdı. Ayrıca Ramazan'ın 15'inden sonra uyutmazdı. Üstad Hazretleri, kendi de mübarek gecelerde ve Ramazan'ın son 15 gününde uyumazdı.