"Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında memleket mahkemelerinde memleket hapishanelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harplerde bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere mâruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti." Said Nursî
Yaşamı bu şekilde geçmiş bir insan hakkında yorum yapmak siz gibi basit klavye erkeklerine düşmez. Bilin istedim.
kimi sersemin, akıl hastası olduğunu apaçık ortaya koyan laflarını kanıt göstererek matah bir şahıs olduğunu anlatmaya çalıştığı sahte peygamberdir.
marifetlerinin birer sonucu olarak hak ettiğinin çok azı niteliğindeki bazı cezaları, her zaman yaptığı gibi abartarak anlattıktan sonra "defalarca zehirlendim" diyor!..
sanki cumhuriyet idaresinin kendisini sallandırmaya gücü yokmuş da zehirlemeye tenezzül etmiş gibi!.. lan hani cumhuriyet idaresi -sözde- tam 10.000 hoca asmıştı? hoca asmaya sözde pek meraklı olan cumhuriyet idaresi o kadar hocayı asmış da seyyid abdülhakim arvasi, süleyman hilmi tunahan ve said-i kürdi gibi o zamanın tanınmış yobazlarını nasıl gözden kaçırmış? sözde 10.000 hocayı, asanlar neden o silsileye bunları da eklemek dururken zehirlemek gibi işlere kalkışsınlar? (bkz: yobaz ve zeka).
gerçekte 10.000 hoca filan asılmamıştır tabi. istiklal mahkemeleri kararıyla asılan kişi sayısı 2076 olup, bunların çoğu asker kaçağı ve yunan işbirlikçisi olanlardı. said-i kürdi dahil saydığım büyük yobazlar paçayı kurtarmıştır, zira kuyruklarını altlarına kıstırıp, asılmaları için gerekçe vermemeye çalışmışlardır.
velhasıl söz konusu şahıs zehirlenmiş filan değildir. her paranoid şizofren gibi zehirlenme paranoyası yaşayan bir akıl hastasıdır o kadar...
ya intihar hezeyanlarına ne demeli? bir kaç yıl kodeste yattı diye intihar edecekmiş! bak sen!.. akıl hastası olduğunun sayısız göstergelerinden biri de budur.
"""Yıllarca cemaatte kaldım. Ne dediğini gram anlamadım"""
Tipik gülen cemaati goygoyu. Boşverin zaten siz, 70lerde yolundan ayrılmış, zaten günümüzde ekmeğini yediğiniz yola ihanet etmişsiniz.
3000kelime ile hayat idame etmeye çalışan bir millet zaten neyi anlayabilir ki. Konuşmaktan aciz ne anlayabilir, kitap mı okuyacak, lugat mı karıştıracak. Sen git bakkal emmiye 3. Zaman aboneliğini sat, sana yeter o. Nasibin o.
Açar 200kelime öğrenirsin. Zaten kök dil, bir kelime 5 kelime olur, Sen bir lugat karıştırmayı akıl edemeyecek kadar gerizekalısın diye adamı balçıkla sıvayacağız şimdi. Sen anlama zaten.
Yanda lugatlı bir sözler alırsınız, baka baka gidersiniz, kitabın beşte biri bitmeden bir bakmışsın lugata bakmıyorsun bile.
Karalamaya çabalayanların boka batacağı pir u pak kürt islam alimi. Zamanının bedii.
mustafa kemal atatürk zamanında, ulu önder için değerli bir adamdır kendileri fakat, çıktığı tam 57 mahkemeye suçsuz olarak beraat eder. ve idam yargılamalarına şu sözler ile yanıt verir.
islam şeriatını için bir başım değil binler başım olsa her gün biri alınsa feda olsun demiştir. efsane adamdır vesselam.
"şeyh uçmaz müritleri uçurur" tespitinin kendisine pek yakıştığı bir akıl hastasıdır. kendisine atfedilen şecaat menkıbelerinin alayı yalandır. nasıl uçurulduğunu merak edenlere şu kitabı
burda hakkında ileri geri konuşanlar bu zatı ne kadar taniyolar.
zamaninda zamanin alimi unvanını almıştır. (bkz: bediüzzaman) boşuna verilmemiştir. doğu cephesinde ruslara karşı savaşmıstir.
atatürk kendilerine kendisinden sonra en yüksek maaşı teklif etmiş ama bu zat reddetmistir.
öldüğünde ne savorona gibi yatı vardı ne köşkleri ne bankasi ne de adına para basiliyodu ne de çiftliği vardi.
ve öldüğünde gösterişli mason tapinagina benzer (bkz: hiçbir müslümanın mezarına benzemeyen) mezarida yoktu.
mezarı belli olmasın diye kaç defa yer degistirdiler dirisinde rahat bırakmadıar bari öldükten sonra rahat bıraksalardı.
bildiklerimi yazıp adamı kötülemek içimden gelmiyor ama sadece şunu söylemeliyim. said nursi ve cemaati kendi kitaplarını kuran ı kerim den üstün görmektedirler.
zaten osmanlıca bilen bir insan bu şahsın kitaplarını anlamakta zorluk çeker.
cemaatte bulunan abiler de genellikle bu durumu çaktırmamak için kitapların günümüz türkçesine çevrilmesine karşı çıkarlar.
ayrıca kitabında 3 mehdi olduğunu (askeri saha,siyasi saha, ilmi saha) söyler ve ilmi sahadaki mehdinin kendisi olduğunu ima eder ve "o zaten geldi" der.
sürekli ebced hesabı yaptığı için kitaplarının ilahi olduğunu kanıtlayabilmek adına sürekli isimlerini değişir. Örneğin, bir yerde risale-i nur iken başka bir yere risal in nur, diğer bir yerde risalet in nur demektedir.
Matrix ile yarışır
Soba ile konuşur
Merminin gidişini durdurur
Zehir etki etmez
Her boktan caktigini ifade eder
Kuranda ifade edilmemiş olsa peygamber olduğunu ifade edecek birisidir.
hıristiyanlar ve yahudiler gibi islam peygamberine "yalancı peygamber" diyenlerin cennete gidebileceklerini (bkz: günümüz hıristiyanları cennete gidebilirler) ve hatta şehit bile olabileceklerini iddia eden, akıl hastası (abdülhamit han tımarhaneye kapamıştı) ve sahte peygamberdir.
Kürtlerin örnek aldığı kişi. hatta saidi kürdi olarak da bahsederler. bakalım neler demiş.
Türk milleti asırlardan beri islamiyete hizmet etmiş ve çok velîler yetiştirmiştir. Bunların torunlarına kılınç çekilmez; siz de çekmeyiniz, teşebbüsünüzden vazgeçiniz.
kendisi kuranın dellalıdır. bu adamın hakkında aksini düşünen adamın tarihi bilmediğini kesin ve nettir.
1932 den 1950 e kadar türkçe okunan ezanda hiç bir zamanın imamı, hocası vs çıkıp itiraz etmez iken,
said-i nursi çıkıp, türkçe ezan okunması doğru değildir, ezan islamın şeairlerindendir. arapça okunmalıdır demiştir. ayrıca 17 veya 19 kez zehirlenmiş ve ölmemiş olan alim. ve 59 kez mahkemeye çıkıp beraat eden alim. yetmez mi lan? ben nurcu değilim fakat bu adamın islam için yaptığı şeyleri görmemek şerefsizlikten başka bir şey değildir.
kimi yalancıya göre, türkçe ezana sözde hiçbir hoca itiraz etmezken "türkçe ezan okunması doğru değildir, ezan islamın şeairlerindendir. arapça okunmalıdır" diyen şahsiyettir.
bak sen!... demek ki seyyid abdülhakim arvasi ve süleyman hilmi tunahan korkuyorlarmış ama bir tek bu korkmamış öyle mi? peki ne yapmış? söylediğini iddia ettiğin lafları taksim meydanına çıkıp da mı söylemiş? yoksa ısparta şehir merkezinde bir kürsüye çıkıp da mı söylemiş? hangi tarihte? kanıt?
velhasıl söz konusu iddiaların alayı yalandır. hadi diyelim ki doğru olsunlar.. onların doğru olması, söz konusu şahsın küfür üzere olduğu, sahte peygamberlik davasında olduğu gerçeklerini ortadan kaldırır mı? neden o konularla ilgili olarak ortaya konulan gerçeklere yanıt veremiyorsunuz da olmadık ve de alakasız yalanlar sıralıyorsunuz?