keferecilerin arkasından konuştuğu zat. sizin kefereyi itin bir tarafına sokmuşluğu vardır. zorunuza gitmesin. yazdığı kitapları okuyun, inceleyin o zaman gelin eleştirin. aki halde yaptığınız ahlaka ve edebe sığmaz, medeni bir insana, bilgi sahibi olmadan, kulaktan dolma şeylerle eleştiri yapmak hiç yakışmaz. ama ben hayvanım, bırak ölen birine küfür edeyim dersen buyur et, hesabı ödeyecek sensin.
1907 yılında istanbul fatihte şekerci hanına yerleşip kapısına ''Burada her suale cevap verilir, fakat sual sorulmaz.''
diyebilecek kadar bilgi,birikim,donanım ve Allah vergisi bir deha sahibidir.
Bu cümle birçoklarının damarına dokunur,
Hatta ona deli gözüyle bakanlar bile olur...
Bir gün Dehri lakaplı,
istanbul alimleriyle yaptığı münazaralarıyla tanınan bir zat,
Şekerci Hanı'na gelir ve Üstadın karşısında durur...
Ardı ardına birçok sual sorar...
Fakat iş düşündüğü gibi gitmez...
Çünkü hayret ki, sorduğu bütün suallere istisnasız cevaplar almıştır...
Nihayet münazara sonunda Dehri'yi bir telaş sarmıştır...
''Ya şimdi Bediüzzaman da bana bir soru sorarsa ne yaparım?'' diye düşünür...
Oradan uzaklaşmak için hemen müsaade alır...
Tam kapıdan çıkacağı sıradır...
Bediüzzaman:
''Siz Hoca mısınız? Yoksa talebe mi?''; diye sorar...
Dehri oldukça telaşlanır...
''Efendim, ben talebeyim'' diye cevap verir...
Hocalığı da Dehri'liği de bırakır...
Ve süratle Şekerci Hanı'ndan ayrılır...
Bediüzzaman'ın ilmi, Hocaları bile talebe yapmıştır...
kendi çapında dinini yaşamaya çalışan, ibadetlerini yerine getirmeye çalışan, allahtan korkan peygamberden utanan, cemaatlere karşı veya olmayıp içlerine girmeyi hiç istemeyen bir insan olarak gözlerde aşırı büyütülmüş biri olduğunu düşündüğüm şahsiyettir.
En az fethullah gülen kadar gözlerde gereksiz yere yüceltilmiş biridir bence.
Neden mi böyle diyorum?
Islamda ilk başvurulacak kaynak kuranı kerim ve hadislerdir. Ama gördüğüm tüm nur talebeleri kuran ve hadisten çok uzak, tek bildikleri said nursidir.
Said nursinin "risaleyi inkar etmek kuranı inkar etmektir" tarzı sözü kendisine soğukluk duymam için yeterlidir açıkçası.
He düşman değilim. Peşinden gidenlere saygım var. Ama risaleyi ikinci plana atıp baş köşeye kuranı kerim ve hadisleri koymalarını tavsiye ederim.
Burdaki düşüncelerim fethullah gülen ve cemaati hakkında da aynen geçerlidir.
tüm yazdıklarını allah'ın ilhamıyla yazmış bak hele. mazallah onun yazdıklarına itiraz eden dinden de çıkar bir kaç seneye. çünkü müridleri işi sürekli ilerletiyorlar.
ufak bir soru! yanılmıyorsam lemalardaydı tam hatırlamıyorum ancak külliyatındaki kitapların birisinde kesinlikle şöyle bir şeyler söylüyordu:
ateistleri deve kuşlarına benzer, gerçekler karşısında başlarını kuma gömerler ve gerçeklerin kaybolduğuna inanırlar.
benim takıldığım nokta ise şu, bu diyelim ki allah ilhamı olsa iddiadaki gibi, en ufak bir yanlış bilgi bile olmaz. ancak deve kuşlarının başını toprağa gömmesi çok bilinen aptal bir yanlış bilgiden fazlası değildir.
deve kuşları düşmanlardan gizlenmek için başlarını kumu içine gömmezler, yere yapıştırıp iyice gizlerler. gövdesi de kayaya benzediğinden çoğu zaman bu hareketleri korunmak için yeterlidir.
yani demek istediğim şu; allah yanlış mı ilham etmiş zat-ı alilerine yoksa kendisi çabucak kanmış mı bu çok bilinen yanlışa?
kimdir yahu bu adam? her müslümanım diyen bu adamı sevmek zorunda mı? her müslümanım diyen bu adamın mürisi olmak zorunda mı? ben müslümanım oturur kuranımı da mealini de okurum. bu adamın bi sürü yabancı kelime ile süslü sentaks eksikliği olan sözlerini değil.
bediüzzaman, zamanın harikası. adama soruyosun "abi neye göre göre zamanın harikası, bunu belirlerken kıstasın nedir?" cevap vermiyorlar.
cemaat evlerinde kuranı kerimden çok risale denen düzmeceler okutuluyor. hatta kuranı hiç okumazlar.
ir de tutturmuşlar "üstad" diye., risale-i nur şöyledir böyledir vs. yahu risale-i nurdan bana ne? bu adamın sözlerini peygamber hadisiyle bir tutuanlar, yer yer üstün görenler bile var. bukadar cahil olmak için özel bir çaba mı harcıyorsunuz arkadaş?
belki farkında olmadan putlaştırdıklarının farkında bile değilller herhalde. ondan sonra "kemalistler atatürk'ü putlaştırıyor diye ortada geziyorlar ya ağızlarına balyozla vurasım geliyor.
gelelim şu şakirt talebe yurtlarına.
bir de son dönemde risale-i nur talebeleri gibi saçma sapan oluşumlar da çıkmıyor değil. ey mübarek, risale-i nur talebesi olmakla nasıl övünüyorsun zaten onu da çözebilmiş değilim. sürekli risale-i nur okur, eline kuran almaz ondan sonra müslümanım, üstad şöyle der, üstad böyle der, üstad aşağı üstad yukarı... hay sizin
üstadınıza ulan.
üstadınıza "yazdırılanlardan" ne bok anladığınız da belli değil. saçma sapan bir sürü anlatım bozukluğu ile yazılmış uyduruk laflarlan dolu risalelerinin birçok insanı bilim tarafından (ilber ortaylı ve murat bardakçı başta olmak üzere) içeriğinde sentaks eksikliği olduğunu vurguluyorlar. sadeleştirme fikrine şiddetle karşı çıkılıyor. neymiş efendim ağdalı bir dili varmış da, çevirince büyüsü bozulurmuş. hasiktir demek geliyor içimden.
kendisine "yazdırılanları" okuyanlar bilir ki "abartının şekil almış halidir"
ulan herif çıkmış, "hz. ali beni müjdeledi" diyor. la ali gelse senin kafanı uçururdu ilk iş be. üstatmış. radyoda melekler var diyen asrın en büyük adamı bu, değil mi?
sırf bu herif ve varisi feto yüzünden dinimden soğudum be.
cahil dostun olacağına alim düşmanın olsun. saygılar.
şahane bir hafızası vardır kendisinin. şeyhinin 20 yılda okuyabildiği, kitap sürüsünü 6 ayda okuyup bitirip, şeyhi mi şıhımı ne haltıysa ona ayarın allahını verir.
devrin ileri gelen alimlerini ilzam eder. şam'da ortadoğunun ileri gelen ulemasına ders niteliğinde bir konferans verir.
kaynak: the cemaat'in dandik nane limon kitaplarından birisi.
"1937 Erzincan Depremi, ramazanda teravih vakti radyoda şarkı söyleyen kızlar gibi günah işleyen topluma bir ikaz ve cezadır." diyen alim(?). depremleri, dünyanın boynuzları üzerinde olduğu boğanın hareketlerine bağlayan orta çağ zihniyetinden bir farkı yok.
kuran bu beyimizi haber veriyormuş
radyo dalgalarını melekler taşıyormuş
soba hapisteyken dile gelmiş bu manyakla konuşmuş
savaşta kurşun önüne gelmiş ve işlememiş.
osmanlı padişahıda bunlar olunca tımarhaneye tıkmış tabi.
bu arada kendisi kürtlere asurların çocukları uyanma vaktidir sizin olan toprakları alın demiştir.
deccalin kırgız,özbek,tatar gibi vahşi kavimlerden çıkacağını söylemiştir. evet bir kürt bunu söylüyor. saydıkları ile aynı soydan olunca bir dokunmuyor değil.
buda böyle garip bir adam. bir de binlerce türk müridi var.
said nursi kadar kendini kabul ettirmiş, başarılı işler yapmış insanlar çok az bulunur. bir o kadar "anti"si vardır. her iki tarafın da aşırı zihniyetlisi yıkanmış beyinlerden oluşur.