sıkça yaşanandır. bir egoistlik, bir kendini beğenmişlik ki sorma. sanki en güzeli benim. en iyisi benim. küçük dağları falan değil, direkt her şeyi ben yarattım gibi.
bugünlerde banada sıklıkla olan bir histir bu aynı zamanda. daha dün bitirdiğim the gun seller kitabından bir alıntıyla entryme noktayı koyuyorum;
"parasızlığa alışıktım ve işsizliğin ne demek olduğunu çok iyi biliyordum.sevdiğim kadınlar tarafından terk edilmişliğim vardı, zamanında çok şiddetli diş ağrıları da çektim.ama nasıl oluyorsa bunların hiçbiri bütün dünyanın sana karşı olduğu duygusuyla yarışamıyor."
Karanlık ya da loş bi yerden çıkıp güneşi görünce saniyesinde hapşurmak. Daha da ileriki adımı şu olmuştur:
Bir gece odamın ışığını kapatıp yorgan altından arkadaşımla mesajlaşıyor idim. Mesaj geldi ve mesaj ışığına hapşurdum.
Evet biliyorum bu sadece bana oluyor.
siyah zeytin yedigimde dilimin alt tarafina zeytinin kabugu yapismis gibi hissetmem ve dilimi surekli hareket ettirerek cikarmaya calismam . ilk cocuklugumda farketmistim kime anlatmaya calissam anlamamislardi ve bunun sadece bana ozel oldugunu farketmistim bu yasima geldim hala ayni hissi yasayan birini bulamadim..