son fenerbahçe galatasaray maçı için kahvedeyiz, maç çok heyecanlı gidiyor müthiş bir sessizlik çünkü kahvede kimin hangi takımı tuttuğu gol olunca belli oluyor, birden kameralar sabri'yi gösterdi, o an herkes gülmeye başladı, gülmeyenler tebessüm etti, birden herkes yanındaki ile muhabbete başladı, sabrinin şutları, ortaları konuşulmaya başlandı, ve bu muhabbetler 3-4 dakika sürdü, sonrasında hayat normale döndü.
işte böyle bir adamdır sabri sarıoğlu, türk halkının kendisine en yakın hissettiği, takım,bölge farketmeksizin sevdiği ve onun her ortasında, şutunda hayatınının seyrini değiştirdiği.
kim ne derse desin; canını dişine takarak ve formasının hakkını vererek futbol oynayan bir genç... oğlum tunç onun hayranı ve formasını bulup oğluma hediye etmezsem yandığımın resmidir.
herkesin taşşağa almasına rağmen ciddi anlamda beğendiğim futbolcu. kim ne derse desin, bu adam yıllardır galatasaray'ın ve milli takımın değişmez isimlerinden biriyse bunu bileğinin hakkıyla başarmıştır. evlendikten 1 gün sonra izinli olduğu halde antremana herkesten önce gelecek kadar da özverilidir.