galatasarayimin gelmiş geçmiş en renkli futbolcusudur.eskiden galatasarayimin maçlarını o efsane kadro için izlerdim bu son 2 yildir sabri inanilmaz zevk veriyor.
son maçla beraber hakkında hazırladığım raporu tamamladığım futbolcudur.
nedense şunu anlayamıyorum; bir sağ bek neden illa defanstan topu alır, pas vermeden gider, kaptırınca öyle bekler? adamda utanma yok, ısrarla topa kendi başlıyor, başlamak istiyor. başlamasa da ilerde top istiyor, son vuruşları yapıyor. sen kimsin ya? gerrard bile bukadar topla oynamıyor. dört dörtlük bir oyuncu sanki. vasat bir sağ bek.
tam helal olsun sabri iyi geçtin ya da iyi mücadele bravo derken bütün maçtaki varlığını söndürecek öyle hamleler yapıyor ki saç baş kalmıyor taraftarda.
edit: sabri, bun yapmak zorunda değilsin gerçekten söylüyorum.
bir futbol müsabakasında denenebilecek bütün vuruş-atış tekniklerini denemiş ama başarılı olamamış futbolcu.
vuruş-atış derken yanlış anlamayın tabi. ceza sahasının hemen önünde frikik denedi olmadı. orta denedi olmadı. serbest vuruşla oyunu başlatayım dedi olmadı. pas atayım bari dedi onu da yapamadı. "ayaklar çalışmıyor bari eller çalışsın" dedi herhalde taçları kullanmaya başladı ben 4 tane saydım rakibe gönderdiği taç atışını.
tobol maçında ilk yarıda bir duran top kullanılacak ve topun başında yine sabri..
vuruş sonrası her zamanki gibi top dağlara taşlara gitti ve daha sonra rıdvan'ın yorumu:
ehmm..aslında sabri genelde toplara sert vuran oyuncu ama burada plase vurdu. plase sabri'nin
işi değil.
bu başlığı görünce daha çok yerini bulmayan muz ortalar,tribüne giden anlamsız frikikler ha bi de kafayı öne eğip kaleye bakmadan şut çekme geliyo ki bu da frikilerden farksız olmuyor. hatta biraz daha sert vurayım derse top stat dışına kadar çıkabiliyor.
sağ taraftan kullandığı tüm serbest vuruşları alçaktan vurarak ya baraja ya da topa en yakın rakibe çarptırarak insana saç baş yoldurtan 1.70 boyundaki futbolcu.