sabri nin yillardir uzamayan saçlari gelişmeyen futbol anlayişiyla paralel ilerliyor.ayrıca fatih terimin bu adami her milli maçta oynatmasinin nedeni sabrinin uzun zaman önce açtıgı futbol okulunun kurucu başkanı olmasidir
(bkz: sabri sarıoğlu futbol okulu)
cihan haspolatlıdan daha kötü sağ bek olan futbolcu. cihan'da perezden daha kötüydü. perezde caponeden. böyle giderse sabriden sonra gelecek olanı tahmin bile edemiyorum.
baktim 7 gundur yazi yazilmamis bu pehlivan'in hakkinda, soyle bir oh cektim once sabrim be, basardik sonunda dedim. bir hafta sure ile tasak gecilmedi sabri ile sonunda , pasam benim.
galatasaray spor kulübünün 55 numaralı, arada sırada adını formasına sarbi olarak yazdıkları, kısa boylu, süratli, teknik olmayan ve tek yaptığı doğru hareketin türkiye-almanya maçında semih'e verdiği gol pası olan futbolcudur.
kendisini geçen gün capacity'de bir kafede gördük arkadaşlarla. diyaloğu abartısız olarak yazıyorum.
b: aaa bakın sabri değil mi lan o? (şaşkın)
a1: he yedik bizde!
b: yok ya cidden o.
a2: harbi o lan. mına koyim sabrii!
b: hayvan ne bağırıyon duycak herif.
a2: abi pardon refleks olmuş ya.
a1: harbi oymuş ya. mekanın kalite yerlerde. (sanki prens charles pezevenk)
b: olum yanında kızı var lan gördünüz mü?
a1: ya millet küfür etmesin diye almıştır yanına çocuğu. (oha)
b: ya ne ibne adamlarsınız olum!!
ağzıyla kuş tutsa, hatta götüyle balık tutsa şahsıma yaranamayacak futbolcudur. sevmiyorum, sevemiyorum abi... sabri ile ilgili tek sevdiğim şey berberi. var gerisini sen hesapla.
bugünkü maçta yusuf'un attığı golde büyük bir hata yapmış olan kazmadır kendileri. bu ve benzeri hataları sürekli yapar arkadan aaval aval bakar ama buna rağmen milli takıma dahi gider. acaba bir yerlerde dayısı mı var diye düşündüren oyuncu.
ibrahim üzülmez'iN SARI KIRMIZI FORMA GiYMiŞ HALi.
tüm maç boyunca koştu bal yapmayan arı gibi. ama en kritik yerde iki hata yaptı golü kalemizde gördük.
kaybettiği ya da es geçtiği topa koşması gerektiğini bülent hoca'nın mutlaka öğretmesi lazım yoksa elimizde kalacak. rubin kazan da vazgeçti sonunda.
türk futbolundan bir an önce uzaklaşması gereken kişi. hırs iyidir de bu kadar da olmaz ki be arkadaş. yerde yatan oyuncuya çirkeflik yapmaktan tut da hakeme küfretmeye, kendi takım arkadaşına bağırmaktan tut da sakatlanmış oyuncu varken oyunu durdurmamaya kadar her türlü küçük hesapların adamı...
bir beşiktaşlı olarak kendisinin bu ülkenin en büyük kulüplerinden birinde forma giymesi, a milli futbol takımının değişmezlerinden olması üzüyor beni. giydiği o iki formanın da ağırlığını kaldıramayan bir kişi kendisi.
teknik kapasitesi hakkında yorum yapmayacağım lakin sahadaki hareketleri özellikle son dönemde iyice göze batmaya, adamın asabını bozmaya başlayan şahıstır bu. o hamster kadar kalıbıyla sağa sola dayılanmasını gördükçe benim sahaya inip 2 tane patlatasım geliyor. galatasaray'ın formasını giyiyorsun evladım, ortaokuldayken oynadığın werder veremem'in değil.
faulle uzaktan yakında alakası olmayan bir pozisyonunda, faul vermeyen yan hakeme ağzından tükürükler saça saça höykürmesine, elini kolunu sallamasına alışmıştık.
ben yine ayağımdaki terliği elime almış televizyona doğru nişan almıştım. (terlik özel pufuduk maç terliğim, tv'ye bir şey olmuyor. tecrübeyle sabit.)
ama dün geceki maçta olduğu gibi "şak" diye sarı kartı basan hekemi görünce bünye mavi ekran verdi. elimde terlik kalakaldım.
aynı maçta, son dakikalarda, takımı yenik durumdayken kaleye yakın mesafede kazanılan bir serbest atışta topun başında görünce galatasaraylı olmamama rağmen yine elim istemsiz terliğe gitti.
ulan kaç golü var herifin o şekil??
golü geçtim kaç tane şutu barajı geçti de kaleyi buldu!
düştüğü an ile yan hakeme baktığı an arasındaki hızı, çöp tenekesinin kapağının açılması ile kedinin çöpten çıkıp kaçması arasındaki hızdan daha fazla olan gs'li futbolcu.