bi ara bi yerde şöyle bişeyler dolanıyordu. dur onu yazayım. artık bilen varsa kızmasın.
ronaldinho: "ben futbolun oğluyum!"
c.ronaldo: "benim öyle bir oğlum yok"
messi : "haklısın karıcım"
sabri : "çocuklar siz yine evcilik mi oynuyosunuz?"
bir zamanlar avrupa nın en iyi oyuncularından olacak denen reyizimiz. jübilesini galatasaray da yapsın. gerekirse hiç gol atmasın ama futbolu bizde bıraksın. reyiz seviyoruz seni.
En geç 2 hafta içinde ya frikikten , ya rövaşata ile ya da tüm defansı çalıma dizerek gol atacak futbolcu. Hatta bunların hepsini birden aynı maçta yapabilir.
yabancılar gibi sadece paramı alıyım nasıl oynarsam oynayayım demez. sahada varını yoğunu ortaya koyarak oynuyor kötü, beceriksiz orası ayrı ama o klübe yürekten bağlılığı günümüzde kaç futbolcuda görebiliriz. yetenekleri kısıtlı mı yoksa ortaya mı koyamıyor onu çözemeim ama tam bir amatör ruhlu futbolcu her takıma lazım. ayrıca kestiği ortalar bir ton para verilen yabancılarınkinden iyidir. o sabri reyizdir.
iyi bir futbolcu değil, takıma hırsından başka bir şey katamıyo, oyuna ilk 11'de veya yedek kulubesınde başlamasını bile istemiyorum evet ama galatasaraylı futbolcular sahadayken kenarda formasız bi şekilde oyunu takip etmesi şl finalinde penaltı kaçırmasından* daha çok üzüyor beni*. ki başka takımın forması altında, galatasaray'ın karşısında görmek mahveder. sabri lan gs formasını çıkartıp ona secde eden sabri, sadece milli formayı giymiş sabri, reyiz sabri! şimdi transfer dedikoduları havada uçuşuyo ama galatasaraylı sabri, benim futboluna değil galatasaraylılığına saygı duyduğum, sevdiğim sabri bu takımdan giderse, sırf az oynatıldığı için bunca yıldan sonra başka bi takımın formasını giyerse koyayım öyle taraftarlığa sabri! emre'den ne farkın kalır? gitme sabri, aldığın paralar helal olsun lan, gitme. şutların taca çıksın gitme sabri!