elinde olsa tek başına anayasa yazabilecek demokrat ~?????
~ baş savcı.ak bir gecede kara bir gölge gibi sızmış akp nin üstüne.açılmış akp kapılarının önüne gelere şöyle demiş ;
görüşlerine katılır ya da katılmazsınız ama gerçek olan bişey var ki akp ülkede nerdeyse her iki insandan birisinin oyunu almış bir partidir. herşeyden önce bu fikir, çoğunluğu hiçe saymaktır. kaldı ki azınlık bile olsa parti kapatma gibi, halkın oylarıyla meclise girmiş bir partiyi kapatma gibi demokrasi dışı bir görüşü savunuyor olmak bu darbe yanlısı, parti kapatma taraftarı insanların bakış açısı ile en fazla halk bunun farkında değilse bile bu halk için doğru olandır düşüncesi olabilir. yani çoğunluk bile olsanız sizin için neyin iyi olduğunu biz biliriz ona göre davranırız. bu durumda isterseniz sabih kanadoğlu, vural savaş yada işte bu familyadan birisini başımıza padişah yapalım, onlar bizim adımıza neyin doğru olduğuna karar versinler, ona göre uygulamalar yapsınlar, hiçbir sorunumuz kalmasın ne güzel olur değil mi?
Kapınıza başınızı örtmediğiniz için çarpı çizilince algılanacak olan uyarıdır. Sabih Kanadoğlu bir partiyi kapatmanın çözüm olmadığını bilebilecek kadar birikimli bir hukuk adamıdır. Demokrasi her zaman coğunluğun istediği değildir. Bir anda nasıl da demokrasi yanlısı oluyor insanlar. demokrasi işine gelince kullanabileceğin yıllarca yadsıyıp aa bir demokrasi vardı raftan indirin de dilimize pelesenk olsun denilecek bir kavram hiç değildir. Yüzde 47 tamam da diğer yüzde 53 ne düşünüyor yahu , demokrasi onları da düşünmeyi gerektirmiyor mu ben mi yanılıyorum hımmm sabah kahvemi içmedim ondan oluyor galiba.
toplumu akp'ye oy verenler ve vermeyenler olarak ikiye ayırmış, bu iki grup kendi içinde homojenmiş gibi düşünen, akp'ye oy vermeyen herkesi türban karşıtı, oy veren herkesi laiklik düşmanı gibi görenlerin onayladığı düşünce.
bu ülkede türbanlı-türban karşıtı, laik-antilaik, onlar-biz gibi gruplar yoktur, böyle olduğunu düşünen kafasından gruplaşma uydurmadan önce dönüp kendine bakmalı düşmanlık besleyen kim?
ak partili filan değilim ama ne oluyor lan parti kapatmak. tamam siyasi düşünceniz uymuyor ama bu onları systuralım çbaşımızdan çekip gitsin demek ne oluyor? akp'nin kapatılmasını savunanlar içinde dtp'nin kapatılması gündemde olduğunda demokrasiye sığmaz diye bangır bağıran mutlaka vardır. aradaki fark sadce iktidar olduğundan mı kaynaklanılıyor?
şahıs gayet aklı başında olup geçmişte de buna benzer tepki çeken ancak sonradan doğruluğu anlaşılan uyarılar yapmıştır.
başlıkta sözkonusu edilenler, en azından bu nedenle, aklı olanın dikkate alması gerekli sözlerdir.
bu şahsiyete peşin hükümle yaklaşarak ettiği hukuki ve sosyal açıklamalarla dolu sözlere karşılık olarak mahalle ağzıyla iki satır cevap vermek ya da bu düşünceleri elinin tersiyle itmek akılcı değildir.
--spoiler--
Sabih Kanadoğlu, Türkiye'nin bugün bir çok sorunla boğuştuğunu dile getirerek, "işsizlik, yolsuzluk, ekonomik durumun kötüye gitmesi... Bunların üzerine bir şal örtülmesi gerekiyordu, türbanı seçtiler. Türkiye'de türban sorunu yok, Türkiye'de dinin siyasete alet edilmesi sorunu var" şeklinde konuştu.
--spoiler--
nedense su sözleri okuyunca ister istemez hak verdiğim sözlerin geçtiği konusmadir. koyu muhalafetcilik yahut körlestirici iktidarcilik yapmadan su an ki duruma bakıldığı gün geçtikce ekonominin ayvayi yediğini görüyoruz.
üstüneüstlük gayri menkul gibi geberik bir yatirim temelli ekonomik büyüme cabasinin faturalarini çatir çatir ödendiğini görmemek için metin şentürk olmak gerekir.
1994 ve 2001 krizi vartasini atlatanlar artik bu durumlara karşi efsunludur. fakat gelmesi muhtemel olan ve üzerimizden silindir gibi gececeği kesin olan krize pek acemi çaylaklar nasil direnc gösterecekler?
germe politikasini uygulyan ve buna alkış tutanlarla ile mala da davara da faydasi olmayan tartişmalara gark olanlar zannederim şu harcadiklari enerjiyi o vakitler cok arayacaklardir.
işini bilen çavuşlar bu vartayi atlatir, işini bilmeyen cavuslar ise döner saclarini avuclar...
demokrasinin amiyane tabirle baltalanması isteğidir. geçmişte zat-ı muhteremin katkılarıyla kapatılan partilerin köklerinin şimdiki kötü muhalefet sayesinde kudretlerinin hepimiz farkındayız. rejim tehtidinin asıl kaynağı olan bu tarz kısıtlamalar ve inanılmaz derecede kötü olan muhalefetin bilerek yada bilmeyerek karşına kötü uslubuyla aldığı ideolojidir kanimca. onursal başsavcıda olsa bu onun sacmalamayacağı anlamına gelmediğini bir kez daha görmüş olduk. *
--spoiler--
bir taş attım temiz suya "fışş" dedi
tayyip çıktı bulandırma "hoşşt" dedi
yersen meydanlarda karşıma "çık" dedi
ben sabih'im dervişim "yok" dedi vay vayy
ampul görmüş sinek gibi vızlanırım oy oy
tuz melemiş davar gibi nazlanırım vay vay
--spoiler--
demokrasinin nimetlerinden faydalanarak demokrasinin köküne dinamit koyarak türkiye'yi ortaçağ karanlığına geri döndürmek isteyenlere yapılmış dikkat çekici bir uyarıdır. anlayana çok özeldir.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu der ki
Madde 86- Siyasi partiler, Türkiye Cumhuriyetinin laiklik niteliğinin değiştirilmesi ve halifeliğin yeniden kurulması amacını güdemez ve bu amaca yönelik faaliyetlerde bulunamazlar.
Din ve Dince Kutsal Sayılan Şeyleri istismar Yasağı
Madde 87- Siyasi partiler, Devletin sosyal veya ekonomik veya siyasi veya hukuki temel düzenini, kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak amacıyla veya siyasi amaçla veya siyasi menfaat temin ve tesis eylemek maksadıyla dini veya dini hissiyatı veya dince mukaddes tanınan şeyleri alet ederek her ne suretle olursa olsun propaganda yapamaz, istismar edemez veya kötüye kullanamazlar.
Yani neymiş Sabih Kanadoğlu gıcık kaptığı için , uykusu olduğu için veya gözlükleri öyle olduğu için parti kapatamazmış.