izmir de bayram yerinden çankaya ya inen yol üzerinde, agora kazı alanı çalışmaları nedeniyle yolun sağındaki metruk binalar yavaş yavaş yıkılmakta, agora caddeden bile görülebilmektedir. ancak tellerle çevrili alanda yolun kenarında bir tane yıkık dökük bina bulunur. işte o bina sabetay sevi'nin evidir.
tam karşısında da bir havra bulunur.
izmir'de yaşayan musevi bir ailenin çocuğu. Uhrevi ilim heveslisi bir Yahudi. 22 yaşındayken 1648 yılında Yahudilerin beklediği büyük mesih olduğunu ilan etmiştir. Bölge hahamlarının baskısıyla buradan istanbul'a geçmiştir, orada da aynı baskıya maruz kalmıştır. Daha sonra Edirne ve Selanik'te de aynı baskıları görmüş ve izmir'e dönmüştür. Bir süre sessiz kaldıktan sonra diğer dinlerin olduğu gibi Yahudiliğin de kutsal mekanı olan Kudüs'e gitmiştir. Burada mesihin karısı olacağını iddia eden şehvet düşkünü bir kadınla evlenmiştir. Edirne'ye dönüp, Müslüman olduğunu ilan etmiştir; ama asla Müslüman olmamıştır. Yahudiliğin 10 şartı ile islâm'ın beş şartını birleştiren sapık bir inanca sahiptir. Selanik'e yerleşip burada 300 hanelik bir mürit topluluğuna erişir. Bu topluluk sadece kendi içlerinde akrabalık ilişkisi kurar (başkalarından kız alıp vermezler). Zamanla çok büyük zenginliklere ulaşırlar. Şu anda Türkiye ekonomisine yön veren zengin ailelerin bunlardan olduğu bilinmektedir. Bunlar Sabatayistlerdir (dönme). Tek amaçları milletimizin ruh köküne kibrit suyu dökmektir. Daha geniş bilgi için Necip Fazıl Kısakürek, Yahudilik-Masonluk-Dönmelik, Büyük Doğu Yayınları.
22 yaşında mesihlik iddiasında bulunan musevi din adamıdır. dünyayı kötülüklerden arındıracağına tüm yahudileri mukaddes israile götürerek orada yeniden tapınağı inşa edeceğine inanıyordu. yahudiliği ikiye böldü. sadece osmanlı'da bir milyon kişiyi peşinden sürükledi. her kıtada binlerce mürit edindi. mahkemeye çıkarıldı, kerhen müslüman oldu. inananların çoğu peşini bıraktı ufak bir grup onu takip ederek müslüman oldu. bunlar dış görünüşte müslüman veya hristiyan, gerçekte musevi inancına sahip günümüze kadar gelen bir cemaattir. halk arasında sabetayistler olarak bilinir. soner yalçın efendi 1 (beyaz türklerin büyük sırrı) kitabında konuya geniş yer vermiştir. yazara göre türkiye'de özellikle izmir ve istanbul'da sabetayistler çoğunlukta hatta bazı ünlü isimlerden bile bahsediliyor.
kendisi yahudi olup padişah dördüncü mehmet döneminde osmanlı topraklarında yaşamış bir yahudidir. kendine ok saplanmadığınıda iddia eden bu kendini bilmez kendisini peygamber olarak tanıtmıştır. padişahın "soyun, ok atacağız. bakalım işleyecek mi?" demesi üzerine peygamber olmadığını itiraf etmiş ve müsülüman olmuştur. Padişaha koynumdan bu can çıkana kadar müslüman olarak yaşayacağım demiştir. padişahın huzurundan ayrılmasının ardından koynundan bir güvercin çıkarıp azad etmiş ve "koynumdan can çıktı" deyip inandığı batıl davayı sürdürmüştür. selaniğe sürülen bu insan etrafına belli bir kitleyi toplamıştır ve yahudi olarak yaşamını sürdürmüştür fakat idamdan korktuğu için müslüman gibi görünmüştür. ona biad edenlerde tıpkı onun gibi yahudi olup müslüman gibi davranmışlardır.
Atatürk'ün asla muhatap olmıyacağı veya hakkında olumlu bir yaklaşım sergilemiyeceği, sebataycılık olarakda adlandırılan yahudi müslüman(nasıl oluyorsa) kimliklerini sentezlediğini iddia eden, akımın fikir babası.