rıdvan'la aralarında şöyle bir diyalog yaşanmıştır:
saba tümer: kaç yaşında ilk milli oldun?
rıdvan: futbolda?
saba tümer: ahhhaahahhhahııııı ııııı ahhhaaaaahhaha ııııııııııı
bu arada rıdvan yüzü kızardığı için başı öne eğik bir vaziyette... saba stüdyoyu kapatmış gülüyor, daha doğrusu izleyenlere zulmediyor. sonrasını hatırlamıyorum.
eskiden erkekler arsızdı. belden aşağı konuşurdu. cinsel sapkın lafızlar onlara erkeklere aitti. şimdi bir kadın çıkıyor. utanmıyor. kaç yaşında ilk milli oldun diyebiliyor. ayşe arman falancayı nasıl yatağa attım diye gazetede manşet atıyor. kadınlar mı arsızlaşıyor erkekler mi arlanıyor. bugün rıdvan'ı görünce, erkeklerin ne kadar namuslu olduğunu anladım. (tüm kadınlardan bahsetmiyorum elbet)
eskiden gülüşü daha doğal iken -- evet yine dikkat çekiciydi, abartılıydı ancak yapmacıklık yoktu, içtendi -- gülüşüyle gündeme daha çok gelmeye başlayıp, bu şekilde anılmaya başladıktan sonra daha yapmacık gülmeye başladığını düşündüğüm sunucu. bunu bilinçli yapmıyor olabilir, ancak artık gülüşünün göz önünde olduğunun farkında olduğundan mıdır nedir, sanki eski doğallık yok gülerken, daha bir uzun ve vurgulu gülmeye başladı, sanki işte meşhur gülüşüm bu dercesine.. bu da yapmacıklık katsayısını yükseltmekte tabii.. ve bir izmirli kıza yapmacıklık hiç yakışmamakta..
rıdvan'a gollük ortayı açmış; rıdvan tabi bu, şeytan, kaçırır mı? takmış doksana. ama suçlu olarak saba tümer ilan edilmiş, rıdvan melek. bir futbolcuya ilk defa ne zaman milli oldun diye sormak normal bir sorudur, rıdvan iyi kullanmıştır, zaten dikkat edersen kendi söylediğinden utanmaktadır.
tanım: amerika'da jay leno'nun conan o'brien'ın yaptığı işin tam karşılığını türkiye'de yapan sunucu.
televizyonda herkesin ağlamasına alıştığımız için bu kadının gülmesi millete tuhaf geliyor..
evet gülmesi çok itici ama gülüyor işte güzel bir şey bu..
bazi konusmacilarla iyiye yakin seviyede konusabilirken, bazen olayin konseptin disina cikmasina sebep olan, konsepte geri dönülmesine genellikle kendisinin degil konugun yardimci oldugu türden bir türk moderatörüdür. konuk, kafali, akilli uslu olmasa, muhabbet gelinen bir kopma noktasindan sonra iyiden iyiye zivanadan cikabilir.
allahtan bir türk yorumcusudur. bu türden bir kopma sonucu-sadece tek bir adettir- alman moderatörü siehat´i derhal görevden aldilar. tümer´e hicbir sey olmuyor.
programin konsepti nedir? tümer´in gülme krizine gelmesi sayesinde milletin "enerjiyle dolmasi" midir? yoksa ciddi bir icerik mi tasir- yoksa hem öyle hem de böyle yanar döner bir program midir? ben türk tv´sinde türkiye´de oldugum zamanlarda bu programi seyretmisimdir, ve sorulan sorularin, sorus seklinin, formulasyonlarin son derece bayagi oldugunu düsünmüsümdür.
ama emsallerine göre ciddiyet yoksunu türk moderasyonu gözönüne alindiginda, fena birisi degil.
gercekten moderasyon, sahsi show degil, konugun iyi tanitilmasi amacini tasir. buraya yazilmis entry´ye bakilinca-ki o showlarin hepsini seyretmemis birisi olarak edindigim izlenim, bu kadinin gülmesi yüzünden türk seyircisinin hosuna gittigi, seklindedir. dünyanin hicbir ciddi yayin kurulusunda bir kadin gülüsü yüzünden meshur olmaz. vardir, almanya´da da biseksüel kadin arkadasi olan moderatörler falan, bunlar ama cok saglam konuklar cikartir ve adam gibi sorular yöneltirler. öyle sündürme, egriltme bükme teknikleriyle sorular, ciddi yayincilik anlayisinda göreve son verme anlamina gelebilir.
...alan razi veren razi, e sana n´oluyor? diye sorulabilir bana- ki cok hakli bir sorudur. o yüzden bizim görüslerimiz ve kistaslarimiz cogulcu düsünceye göre,ki madem halk istiyor (arabeskcilerin eskiden lafiydi bu- bizi halk buralara getirdi derlerdi)o zaman halkin istedigi seyi begenmeyen adama da ancak "halt" yemek düser.