sözlük yazarlarından şiirler

entry5574 galeri47 ses1
    2050.
  1. Çevrende pervaneyim
    Aşkın benim ateşim
    Aşkımın ışığı da
    Her zaman sen-sin.

    Ateşe yaklaştıkça,
    Gözlerim kamaştıkça,
    Aşkının aleviyle
    Öl-mek-te-yim...

    isigim sana asigim
    0 ...
  2. 2051.
  3. çin malı telefon tuttum, hastalanır mıyım acaba?

    çinliler ile toplandık
    toplantı yapacağız güya
    o an elime bi şey değdi
    elektrik çarptı galiba.

    bir baktım cep telefonu
    deli gibi sar değeri fışkırıyor
    hemen elimi sabunladım
    sanırım mikroplar geçmiyor

    ne yapacağım allahım?
    bu nasıl ızdırap?
    yanıyor içim dışım,
    rap rap rap.

    çinli dostlarıma dedim yallah
    belki görüşürüz yine sonra
    çin malı telefonu tuttum
    hastalanır mıyım acaba?

    geçen gün bir toplantıdan sonra, elime çin malı telefonu değmesi sonucu doktoruma yolladığım acıklı şiir, neyse bi kereden bi şey olmaz dedi.
    1 ...
  4. 2052.
  5. nedir çalan uykumu
    yırtılan gözlerimden
    nedir o duyduğum
    gecenin derininden

    sanki bir şeytan kurulmuş da göğsüme
    elleriyle aklımı sıkıyor fetbaz
    zehirden oklar saplayıp düşlerime
    bekliyor müstehzi, hazzına niyaz

    dehşetle sıçrayıp odanın ortasına
    karanlıkta bir düşman arıyorum
    bir hayal girmiş kafamın tasına
    ben etten kemikten sanıyorum

    bitmez bu eza, bu zulüm
    gık demem biteceğini bilsem
    razıyım gelse, ansızın ölüm
    alsam bir nefes... veremesem...

    bir nefes saipsiz
    2 ...
  6. 2053.
  7. bir kirpi ki, baksan kuğudan güzel,
    bir kirpi ki, okşasan pamuktan yumuşak,
    bir kirpi ki, öpsen çiçekten mis,
    bir kirpi ki, hiç de kirpiye benzemez,
    bakmayın boşuna göremezsiniz,
    herkese görünmez.
    ancak kör ozanlar görebilir onu.
    * *
    2 ...
  8. 2054.
  9. önce,
    kaybolmak üzereydim seni buldum.
    şimdi,
    kimde seni arasam
    onda kayboldum.
    3 ...
  10. 2055.
  11. köşe bucak mutlulukları vardı
    sahteydiler hep.
    hep saklı
    mutluluklar
    vardı..
    hep var olan,
    tek var olan,
    hüzündü..
    çokluğun hüznü
    mutluluğun yalnızlığıydı
    yalnızdı mutlulukları..

    kimsesi yoktu sevincin
    oysa
    mahşerdi hüznü...

    mutluluğun
    yoktu
    kimsesi.
    1 ...
  12. 2056.
  13. bu sabah kar yağıyor cennetime
    biraz sonra aynı tenin olacak dünya
    dokunacağım
    beyaz, pürüzsüz ve yumuşak,
    benim olacak.

    kar yağıyor cennetime
    bana dokunuşunu hissettirecek
    her tanesinde, parmaklarıma seni sızlatıp
    kırmızı burnumu ağlatacak belki
    gözlerimde donup kaldığında anların
    benim olacak.

    kar yağıyor cennetime
    soğuk olacak sokaklar
    mavi bakacak şehir
    gözlerin gibi gerçek,
    benim olacak.

    kar yağıyor cennetime
    bir kez daha seninleyim
    uçsuz bucaksız beyazlığın
    en ötesinde
    haberin olmacayak, sana,
    şarabımı aşkına kaldıracağım
    karlar yağacak cennetime
    kalbimin her köşesi buz tutacak
    ben seni hatırlayacağım
    aşkın içimi ısıtacak
    belki öleceğim
    ama benim olacak.
    21 ...
  14. 2057.
  15. Tenin, zamanın sonsuzluğunda
    Hapsolurken;
    Kokun, bedenimin kıvrımlarına yerleşir.
    işte o an, ikimiz
    Karanlığın gölgesi gibi
    Sahipleniriz ansızlığı,
    Kimsesizliği ve yalnızlığı;
    Sanki sonu olmayan bir masal gibi...

    isigim sana asigim
    2 ...
  16. 2058.
  17. küçükken yaptığım çamurdan saraylarım var sadece
    sana sunabileceğim.
    ve bir de kimse tarafından
    kirletilmemiş sevdalarım
    böğürtlen çalısına tkılıp düştüğüm
    gün ağlamamam için
    beni öpen sevdamsın
    2 ...
  18. 2059.
  19. sen, ben başka birileri olmuşuz
    ve renkleri süzülen bir gece boyu
    denizin sesine sarılarak
    cennetin bahçesinde
    peşpeşe solmuşuz

    sabah saatlerin geçersizliği
    birden düşlüyoruz
    rüyalı sözler olup
    eski bir deftere işleniyoruz
    iyice dolmuşuz

    demek ki bu biziz
    ve yorulmuşuz
    kendimizden kaçarken
    aşka tutulmuşuz
    ve renkleri süzülen bir gece boyu
    denizin sesine sarılarak
    cennetin bahçesinde
    peşpeşe solmuşuz
    1 ...
  20. 2060.
  21. aşk cinin kovulduğu
    büyü mü nefret mi
    o puslu sözlerde
    çocuğun ilk duyduğu

    gözleri ve kristaller
    dünya bir sergi değil
    ateşi içti ama hala su
    küstü gerçeğe hayaller

    demli bakıyor
    buz gibi mavilenince
    gözleri ve olmak
    çok kötü yakıyor

    aşk uzay zaman
    bütün bilinenler bükülüyor
    denklemler paramparça
    saatler sürünüyor
    uzaklar görünüyor
    gökler yürünüyor
    en karanlık
    gökkuşağına bürünüyor
    0 ...
  22. 2061.
  23. amaçsız kaldırımın kenarında yürüdüm dün gece.
    hiç ama hiç bir şey seni hatırlatmadı ilk defa.
    sanki sanki ruhum seni düşünmek zamanlarında yıllık izine çıkmıştı.
    ve ben yürüyordum...
    göz torbacıklarımın altında hafif bir ıslaklık vardı.
    yağmur hissi uyandırdı bir an bende.
    oysa oysa gökyüzünde tek bir bulut bile yoktu,
    çoban yıldızı bana bakıyor, ben bense boşluğa.
    evet yağmur değildi bu, bu bu gözlerimin bir şeyler mırıldanmasıydı.
    beni gecenin sessizliğinde kendine çeken bu buğu da neydi?
    hayır hayır seni düşünmüyordum ki ben.
    "git dersen giderim" demeni de düşünmüyordum.
    hiç aklımdan çıkmayan; gözlerinin o muhteşem çekiciliğini bile düşünmüyordum.
    geçirdiğimiz güzel günler mi? haha çoktan unutmuştum!
    seni düşünmüyordum...
    bir zamanlar beynimde yankılanan çığlıklarını hiç atmamışsın gibiydi, onu da unutmuştum.
    nihayetsiz bir sevdamız mı vardı? o neydi ki?
    tarifi mümkün olmayan bir acı vardı kalbimin derinliklerine giden tünelde.
    yok yok senle bir alakası yoktu ve ben seni yine düşünmüyordum...
    "kal dersen kalırım" cümlen de yoktu beynimin rod balans geçirdiği saniyelerde.
    ruhum serkeş, ruhum aptallaşmışmıydı? neydi?
    sanki sanki ruhuma uykudan hafif geliyordu ölüm.
    ama ben seni yine düşünmüyordum...
    ben,
    sana "git" dediğim anı düşünüyordum sadece.
    bu cümleden sonra bana bakışını düşünüyordum sadece ve sadece..
    ben seni düşünüyordum...
    1 ...
  24. 2062.
  25. Siyah ve Beyazın hikayesi...

    Siyah, karanlıktır. Bazen korku, bazen kin, bazen çaresizlik...

    Beyaz, ışıktır. Bazen umut, bazen mutluluk, bazen aşk...

    Siyahtan beyaza doğru...

    Küçük bir oda; karanlık ve ıssız.
    Küçük bir oda ve bir adam; siyah ve yalnız.
    Küçük bir oda, bir adam ve hiç; karanlık, yalnız ve hiç.
    Küçük bir oda, adam ve yaşam; siyah, yalnız ve kıvılcım.
    Küçük bir oda, bir adam ve ışık; siyah, yalnız ve umut.
    Küçük bir oda, bir adam ve kapı; siyah, yalnız ve aşk.

    Küçük bir oda, bir adam ve aşk...

    Küçük bir odadan çıktı adam, yalnız.
    Karanlık ve küçük bir odanın esiri, yalnız ve siyah adam.
    Odadan çıktı adam.
    Siyahtı, yalnız ve ürkek.
    Küçük bir odaydı karanlık, yalnız ve siyah.
    Bir ışık girdi sonra, bir kıvılcım; umut ve telaş.
    Siyahtı adam, karanlık.
    Adam odadan çıktı, ışık arkasından ve umut.
    Adam odadan çıktı karanlıktı, telaşlıydı.
    Bir ışık, odaya giren umut.
    Adam yürüdü.
    Adam yürüdü, umut yürüdü.
    Adam yürüdü ışık ona yol oldu.
    Bir yol, uzun ve beyaz.
    Beyaz bir yol, uzun ve ihtişamlı.
    Devam etti adam.
    Işık büyüdü, umut büyüdü.
    Yürüdükçe ışık daha bi' beyaz, yol bembeyazdı.

    Siyahtı adam, karanlık. Işık yol gösterdi ona.
    Işığa yürüdü.
    Yol gitti, adam gitti.
    Adam durdu.
    Bir ışık, bembeyaz bir ışık.
    Baktı adam, yürüdü.
    Gördü, bembeyazdı; ihtişamlı ve eşsiz.
    Daha önce görmediği bir beyaz.
    Daha önce hiç görmediği bir beyaz.
    Beyaza gitti, her adımda kurtuldu karanlıktan, her adımda daha da yaklaştı beyaza.
    Her adım onu uzaklaştırdı siyahtan.
    Beyazdı, bembeyaz.
    Aşktı.
    Kocaman bembeyaz bir aşk.
    Durmadı adam, yürüdü.
    Adam yürüdü, aşk büyüdü.

    Bir adam, simsiyah bir odadan çıkıp beyaza koşan.
    Bir adam, aşkı beyazda bulan.
    Adam siyahtı, O beyaz.

    Bir aşktı, siyahı beyaz yapan.
    Bir aşktı karanlığına ışık tutan.
    Bir aşktı, işte o adamı adam yapan.
    Bir adam, aşk; Beyaz ve sonsuz.
    Bir adam, O ve Aşk...
    Ve aşk...
    1 ...
  26. 2063.
  27. yine vazgeçmeler yine özlemlerin en uzağı
    içinde kalmışların tek dayanağı
    susmak belki az bu gam kedere
    bir haber almanın acısı tek umut çığlığı

    şimdilerde sessiz kalmıştı çok uzaktaydı o düşler
    varsayımlar mı yersiz kaçmalar mı çaresiz
    duyuyor muyum bilinmez derinlikerin haykırışını
    en sevdiğim bir bendeki huysuz keşkeler...
    0 ...
  28. 2064.
  29. bir ince çizgi,
    sağ yanında mutluluk, gün, ışık.
    solunda ise siyahla özdeşleşmiş her şey
    asillik dışında.

    her gün binlerce kez geçiyoruz o çizginin üstünden.
    hiç bakmıyoruz basıp çiğnediğimiz yerlerin ne olduğuna,
    bakmayacağız da.

    ömür boyu hudutun iki yanını kavuşturan tren seferleri olcağız.
    ne hududun o yanının, ne de bu yanının vatandaşı.
    sürekli bir ortak paylaşım.
    paylaşmayın,
    yok yok
    ya da paylaşın.
    çünkü kendimi ne o tarafta hissedebiliyorum
    ne de bu tarafta.
    çizgi ise bana en çok acı veren yer.

    olsun,
    yeter ki sürekli devam etsin yolculuğum,
    yeter ki yolda kalmayayım,
    yoksa hududun o yanı da
    bu yanı da
    aslında benim vatanım.
    1 ...
  30. 2065.
  31. Sen kalbimin kuzey noktası,
    atlaslara çizmekten sakındığım.
    Ekvatorumda ne zaman bir sevda kanat cırpsa;
    eriyorsun güneye doğru.
    ...
    ...
    ...
    ...
    Gözlerimi sel basıyor!
    0 ...
  32. 2066.
  33. Gündüzlerimi gecelere vermeyi istemezdim ben
    Henüz ışığı görmemişken,
    karanlığa mecbur olmayı..
    Zor güzeldir derdim ama,
    istemezdim böylesine imkansızı yaşamayı..
    Seni seyrederken gözlerimi unutmayı..

    Karanlığa dalmadan önce umutsuz hayaller kurmayı istemezdim ben
    Bilinci bilinçsizliğe katıp kabuslarda boğulmayı..
    Her gözlerimi kapatışımda,
    istemezdim soğuk yokluğuna sarılmayı..
    Bi tarafım kalabalıklarlayken,
    kendimi ıssızlara atmayı..

    Sana baktığım gibi, bi başkasına bakabildiğini bilmeyi istemezdim ben
    Tekliğinde olmadığım birine istemezdim ben aşık olmayı
    Gözlerinde bir an olabilmek için
    kendimi umulmadık yerlere taşımayı..

    Hayatımı uçurumun kenarındaki kırık umutlara bağlamayı istemezdim ben
    ‘’Ya tamamen giderse’’ korkusuyla ölümümü yaşamayı..
    Hayallerimi görünmezliklere bağlamayı istemezdim ben,
    ve onlarsız var olmayı..
    Siyaha vurgun olduğumda, gördüğüm bütün beyazları karartmayı…

    Yanında nefes almanın ne olduğunu bilebilseydim, buna senden uzakta katlanmak istemezdim ben
    Senin olamayacağını anladığımda, yutkunup susmaya mahkum kalmayı..
    Varlığın bi başkasına aitken istemezdim ben içindeki boşluğa hapsolmayı
    Ama sırf sana ait olduğu için boşluğuna razı olmayı..
    1 ...
  34. 2067.
  35. Vuslat Kadehi

    Vuslat Kadehinden yalnızlık içiyorum yudum yudum, ağlaya ağlaya...
    Gönlümde sevda yaraları, kanar durur acıya acıya...
    Hani giderken gözlerimden kalbime damlayan kor damlalar vardı ya,
    Şimdi saçlarımda kar olarak duruyorlar...

    Sen, her sözümde sen, dünümde sen, bu günümde sen, yarınımda yine sen...
    Ben, sensiz geçen günlerde yanacak ben, seni hep uzaktan sevecek ben...
    Ve sen, benim bildiğim sen, eğer sen de beni terkettiysen...
    Geri dönme istemem, belki bir gün özlersen...
    1 ...
  36. 2068.
  37. kapının önünde uykluyorum şimdi
    ayazda titreyen bir ayyaş gibi...
    hiçbir alkolün unutturamayacağı acıları
    kendimle paylaşıyorum.....
    bir nevi sırdaş oluyorum kendime
    ve şarap gibi seviyorum sevdiğimi,,,
    nefret ettiğimden de
    ŞARAP gibi nefret ediyorum...
    0 ...
  38. 2069.
  39. kanlı bir zeytin dalı uzatıyorum sana.
    haydi barış benimle.
    siyah kanatlı güvercinler uçuracağız.
    ay ışığında.
    çalı tohumu atacağız beraber toprağa..
    ve çok seveceğiz çalılarımızı..
    kirli kanımızı bağışlayacağız kızılaya.
    sevaplarımızla yanacağız cennette.
    şimdi katıl bana.
    sana vaatlerde bulunmuyorum.
    sadece benimle ol istiyorum okadar.
    tek sorunum kalbimin ses yalıtımı.
    0 ...
  40. 2070.
  41. bu kadar yalnızlığı tek başıma kaldıramam
    ne olur sırtıma merhem sürsen
    beceremiyorum..
    1 ...
  42. 2071.
  43. ahlaklı savunmamda
    tutarlı da olmam lazımdı değil mi
    iki işi bir arada yapamam
    jonglör değilim
    0 ...
  44. 2072.
  45. gece yarısının o tanıdık hüznüyleyim yine
    kalbimde tarifsiz bir sıkıntı
    duvarlar yaklaşıyorlar yavaş yavaş
    ve zaman geçmiyor, bitmiyor o öldürücü karanlık
    gözlerim tavanda ama görmüyorlar
    önlerini kapkara bir hayal perdesi kapatmış
    senin silüetin yansıyor o perdeye
    tuttuğun o üşümüş eller
    bana ait değiller, en çok canımı acıtan da bu zaten
    kulaklarımda bir şarkının hayali sesi yankılanıyor
    'kalbinin sahibi ben olmalıydım...'
    haketmedim mi seni söylesene
    sevgimden başka verecek neyim vardı?
    canımı mı istedin, alsaydın o zaman
    neden yaşamama, bu acıyı çekmeme izin verdin?
    ...
    kalp atışlarım yankılanıyor sanki
    gözlerim yavaş yavaş kapanıyor
    ıslak yanaklarım üşümüyor artık
    acı bitti şimdi...
    ben yokum artık...
    0 ...
  46. 2073.
  47. sevgilim...

    kollarında olmak isterdim,
    keşfedilmemiş
    beden coğrafyanın
    her bir parçasında
    boyun eğmiş
    bir hüküm sürmek.

    gözlerine dalmak isterdim,
    derinliklerinde
    kendimi kaybetmek
    tüm yaşanmışlıkları
    ve tüm yaşanacakları
    gel-gitlerin uğrunda feda etmek.

    yanında uyumak isterdim,
    ansızlığın
    ve zamanın
    sonsuz bir anında
    senin isteğinle
    senden bir iz taşımak.

    ve gittiğimde...
    sen uyandığın zaman,
    bilinmez bir geleceğe
    sensiz yol aldığımda
    yanında olmasam bile;
    kokumu, tenimi, gözlerimi
    sana hepsetmek.

    isigim sana asigim
    3 ...
  48. 2074.
© 2025 uludağ sözlük