sözlük yazarlarından şiirler

entry5574 galeri47 ses1
    2000.
  1. bir lise* ingilizce dersi. hayattan baymışız ve hoca nedense yaşadığımız şehirle ilgili bir şiir yazmamızı istemiş. ders filan yapmıyoruz, şiir de zorunlu değil, şiir yarışması mı ne olacakmış. 11 fena'dan çıkan harika şiir.
    dikkat ederseniz akrostiştir efendim.

    istinye is sunny,
    sultanahmet is funny.
    tarabya is far away,
    alibeyköy is further.
    nişantaşı is gay,
    but in a happy way.
    uskudar is our sweet home,
    life is istanbul..

    shakespeare dönemi ingilizcesinde gay kelimesinin mutluluk anlamına geldiğini hatırlatmak isterim.
    1 ...
  2. 2001.
  3. Bir Deli Sevda

    Sıradağlar selam eder gitmek üzere olan kızıl güneşe...
    Her adımım yalnızlığa gider şimdiden sonra, ayrılığa...
    Cebimde bir avuç sevda, boynumda günahlarım yüklüce...
    Hasret kokuları şimdiden sardı, gurbet yağmurları başımda...

    Bir deli sevdadır alıp getiren beni buralara...
    Savurur beni rüzgar gibi, sevdiğimden uzaklara...
    Yalvarsa anlar mı acaba, bakar mı garip seyyahın gözyaşlarına...
    Yoksa umutsuzlar girdabına onu da alır mı döne dolana...

    okuzcan
    0 ...
  4. 2002.
  5. çare varken çaresizdim
    oysa çarem
    sendin...
    bir damla sevgiydi
    bir damla umuttu gözlerinde görmeye hevesim...

    nasıl bir aşktı bu nasıl..
    kana bulandım dikenlerinden...
    yarım kaldı sözler...
    dilim tutuldu...
    kalbim kekeme kaldı bu gidişe...

    biliyordum gideceğini dese de dilim
    konduramadım bize işte...
    acımı şarkılarda dindirmeye çalışsam da
    şarkılar değildi,
    biliyordum sendin yakan kalbimi..

    umut yoktu bize...
    hayata dair ne kadar umut varsa tükettik biz bu sevgide..
    tükettik tüm kelimeleri...
    bizi tükettik...

    her hüzzam taksimde batırdım dikenleri yüreğime...
    bilerek kanattım bilerek...
    hüzünvari bulutlar gölgeledim
    yağmur ıslağı kirpiklerime...

    düğümlendi kelimeler...
    sessizce aktı göz yaşlarım...
    bir kez daha hissettim yalnızlığımı derinden..
    bilemedim sevmelerin çoktan bittiğini..
    özlemelerin..
    göremedim..

    cevap bulamadım hiçbir şeye...
    sorular sendin...
    ben cevapların aczindeydim...

    sadece ağladım.. göz yaşlarım kaldı yine ardından..

    Ve ellerimde kimsesizliğim...
    0 ...
  6. 2003.
  7. ara verdim şiirlerime

    ara verdim şiirlerime
    ulu sölükte sevilmedim diye
    siktim o yazarı bir gece
    ağladı 2 gece

    ara verdim şiirlerime
    ağladı diye 2 gece
    üçüncü gün devam ettim ama
    yine sevilmicek diye diye

    gel ver elini gezelim gezegende
    gittik beraber jüpitere
    beğenmedi şiirlerimi yine
    ara vermeyeceğim ama şiirlerime
    1 ...
  8. 2004.
  9. eksiledi ibneler

    şiirlerimi beğenmediler diye
    eksiledi ibneler
    zaten eksilemek gerek
    sence sikimde mi desek

    hiç mi artı oy almaz
    böyle bir şiir yazılmaz
    anlasana guerilla
    seni siktiğim yeri hatırla

    hatırlamaz guerilla
    sen hatırla sıkıyosa
    mum diktirdiğim yeri
    şiirini eksileyen ibneleri
    1 ...
  10. 2005.
  11. hah, yazmadan yoklanmayayım bari. şair olmayan herkes yazıyorken ben neden eksik kalayım, değil mi? gerçi posta gazetesi bile kabul etmedi şiirciklerimi ama olsun, azimliyim. birgün bir neruda, bir nilgün, ah bir özge çıkmasını bekliyorum şu mal halimden.

    sözlük

    kendi yazdığına döktüğün silgi tozu aşkı yüceltiyorsa
    tabii ki yoklamalısın dilin de dahil

    kan!
    bak, siyanürlü zaman içip kol saatlerinde ölmüş kalabalık
    bir akrep, bir zehir, duvarda intihar etmiş yelkovan...

    ıssız bir yerin (sözlük) karanlığıyım
    kervanların susamadığı ve geçerken uyuyakaldığı muavinlerin.
    tüm lisanlarda sadece hoşçakalı bilenlerin susup,
    bir sürü merhabalı mezarların hazine sayıldığı
    ve inci-tilen ruhların istiridye tenlere saklandığı.
    Aklımda acı vermedikce köklerine büyüyemeyen aşklar
    açtığım yaralarına bastığın tütününü ellerindeki kokusu
    duman veriyorum almadığım her nefese burda, dirisizlikle gri.

    koş!
    bak, siyanürlü ağu içip kendi gırtlaklarında ölmüş kalabalık
    dökülüyor göğe elleriyle kazdıkları mezarlarından...

    ki Aynı asrın içinde asırlarca kaymış yıldızlara ait
    tek dilekli ruhumu,
    şimdi koysam havasız bir ten kavanozuna
    çırpınmadan durur sana boyanırken dışarısı

    Dişlerin geçtiği tende iz yerine ağız kalır
    ağzın ki kan gelse vaftiz olur henüz doğmamış kelimeler

    Sıksan ruhumu tenin damlayacak...
    1 ...
  12. 2006.
  13. kendilerini posta gazetesinin şiir köşesinde görmek istediğimiz uuserlarımızın şiirleridir.
    2 ...
  14. 2007.
  15. giderken 'görüşürüz' demişti...
    oysa o da ben de biliyorduk
    birdaha görüşmeyeceğimizi
    karşılaşsak bile kaçıracaktık birbirimizden
    gözlerimizi
    ve öyle oldu
    yollardaki her karşılaşma
    ayrı bir köşe kapmaca...

    görüşürüz demişti öylesine bir sesle
    benden kaçan bir göz yalancı bir gülüşle
    oysa ben hep onu seyretmiştim o gece
    uykusunda yavrusunu gözleyen anne titizliğiyle
    dua ediyordum yalvarıyordum
    birkez olsun dön bak gerine
    sonra aptal dedim kendime
    sana dönüp bakıcak olsa
    yan koltuğunda otururdu
    ön koltuk yerine

    yolculuk bitince bitti umutsuz gözlemim
    onu gördüğün her saniye artıyordu ona özlemim
    aşağı indi farketti beni
    eşyasını alrıktan sonra
    görüşürüz dedi döndü ardına
    'keske' dedim usulca
    o giderken kendi yoluna...
    1 ...
  16. 2008.
  17. sigaranın dumanı degil
    sensin içime çektigim
    aslında ben sigaraya değil
    sana tiryakiyim.
    0 ...
  18. 2009.
  19. ateşle suyun aynı Türküyü söylediği gönül diyarımda, sana yer yok.
    her daim sana dair ne varsa al da git, ruhumda sana yer yok.
    0 ...
  20. 2010.
  21. 28 yaşındayım hayatı anladım

    her sabah kalktığımda aynaya bakıyorum
    tanrım neden beni bu kadar güzel yarattın?
    anlamadığım bazen kendimle çelişiyorum.
    tanrım iyiki beni güzel yarattın.
    tipsiz olan insanlara bakıyorum da,
    ne için yaşıyorsunuz yahu siz?
    paranız yoook, pulunuz çook.
    ne için?
    hayat ne için? söyleyin sefiller.
    çekinmeyin;
    'hayat karı kız tavlamak için cool'
    deyin. deyin ki bilelim.
    lakin şunu da bilin;
    'parasız sevişilmez'
    bu sabah bunları kendi kendime anlattım işte
    şizofren oluyorum sayelerinde
    böyle çift kişiliğim ile birlikte
    hayatı aladığımızı düşünüyoruz.
    hayat dediğin nedir ki kurdelam?
    bir iğne, bir iplik... sokana kadar geçiyor.
    bir göz oda da kalmışız ikimiz, sevişine kadar bitiyor.
    hayatı anlamak zor değil, çocuklar bile anlıyor.
    sende anlarsın, nedir hayat?
    hayat paradır demiş cool adam.
    cidden öyle mi? hayat sadece paradan ibaret mi? demiş sefil.
    evet demiş cool adam, kendinden üçüncü şahıscasına bahsetmiş.
    hayat sadece para mı be coolum?
    ee bir de kadınlar var tabii, seks denilen olgu.
    giriş çıkışlarla bezenmiş bir apartman yolculuğu.
    erken inen kaybediyor, basamaklar uzun olmalı.
    olmalı ki tatmin olalım, olmalı ki şu hayattan zevk alalım.
    28 yaşındayım ve hayatı anladığımı düşünüyorum.
    o zaman tekrar soruyorum cool adam, hayat nedir?
    hayat paradır anneciğim. bir miktar para.
    teşekkürler hayat, en güzel yerinden bolca bırakmışsın bana.

    1993 lü yazarların bile hayatı anladığı şu günlerde 82 doğumlu birey olarak ben neden anlamayayım dedim ve bu derin anlamlı harika şiiri yazıverdim. teşekkürler.
    4 ...
  22. 2011.
  23. her gelişin ve gidişin zamansız oldu senin
    ne kalmayı öğrenebildin yanımda usulca ne de veda etmeyi.
    her gidişinde dönmek için bir açık kapı,
    her gelişinde gitmek için bir sebep aradın.

    ne geldiğinde git diyebildim sana
    ne de giderken kal.

    etrafımdaki yüzler değişirken
    senin yüzün hep aynı kaldı dimağımda
    ne gidişine yas tutabildim,
    ne de gelişine sevinebildim yıllarca.
    3 ...
  24. 2012.
  25. Rüzgarla savruluyor dalları kurumuş bir ağaçtan düşen yaprak
    Nereye gittiğinden habersiz uçuyor kuşlar gibi
    Yere düştüğünde;çoktan ölmüş bedeni, ruhu terk etmiş onu
    gökyüzünün maviliklerinde.
    Kimbilir şimdi kimler geçecek o narin yaprağın üzerinden
    Hanginiz aldırış etmeyip o da yaşıyordu bir zamanlar demeyip,
    görmezden geleceksiniz.
    Düşünüyorum da, bir yaprak olsaydım bu kadar incinmezdim
    içime sevginin, senin köklerini saldığım bu karanlıkta
    Belki de yalnızken bu kadar çok üşümezdim varlığınla avunduğumda.
    Peki ya soluk soluğa delice bir kabustan uyandığımda?
    Olur muydum ayak uçlarında? Kaldırır mıydın o cansız bedenimi
    diğer yaprakları da savuran rüzgara?
    1 ...
  26. 2013.
  27. bir kedinin gizem'im bile yok
    anlıyor musun?
    hadi gülümse...

    pulp fiction

    4 aralık 2009 - bahçesizevler
    5 ...
  28. 2014.
  29. Senden geriye ne kaldı biliyor musun?
    Kırdığın kalbin gönül sancısı
    Oynadığın bedenin yorgun düşmüşlüğü
    Ve hayata sitemi hoyratca.

    Şimdilerde hep geriye dönük yaşıyorum
    Hatırladıkça eski zamanları seni daha iyi tanıyorum
    Eskiden gözümden kaçan küçük detaylar
    Şimdiler de beni hayata küstürüyor
    Bilir misin koca bir aptallıktan sonraki hayal kırıklığını
    Sana da yaşattılar mı senin bana yaşattığını
    Ben aptal mıydım yoksa iyi yüreklilik mi kaybettirdi?
    işte bu sorunun cevabını kendime kabul ettirirsem
    Haklı bir şekilde o zaman kurtulacağım esaretinden
    Yeniden benliğime kavuşacağım hür olacağım
    Sense sadece geçmişte kalan küçük bir nüans
    Olarak kalacaksın benliğime kavuşacağım

    Aklıma geldi şimdi bana sarılıp ağladığın anlar
    Her şeyini paylaşıp içini döktüğün rahatladığın zamanlar
    Hani bir gün sevgilinle kavga etmiştin
    Geldiğinde darmadağın bitkin çaresizdin
    içim yanmıştı sanki senle beraber bende yanmıştım
    Hani kardeşinin eli kanasa seninde için kanar ya
    Tıpkı onun gibi bir his kaplamıştı her yanımı
    Çünkü ben seni kardeşim sanmıştım
    Kalbimin diğer yarısı lokmamın ortağı hayat yoldaşımdın
    Öylesine alıştırmıştım ki kendimi sana görmezdim hatalarını
    Göze gelmezdi hiç bir şeyin.
    Oysa yanacak ne yorganlar varmış fark edilmeyen pireymiş
    işte kör olur insan bazen anlayamaz sevdiğinden
    Duygular aklın önüne geçer gözleri bağlarmış
    Hakikaten doğru artık kabul ediyorum

    Sen benim can dostumdun sen benim kardeşimdin
    Meğer yalanlarının oyuncağı olmuşum ipim sana bağlı
    At koşturuyormuşum hayata karşı
    Nasılda bağladın gözümü çaldın merhametli sevgimi
    Umarım vicdanın rahattır şimdi
    Ama şunu bil tek dostum can dostum olarak kalacaksın
    Çünkü sayende güvenim yıkıldı tökezliyorum hayatta
    Umarım mutlu olursun yinede canın sağ olsun
    Sen yeter ki her zaman olduğu gibi güçlü ol
    Hiç pişman olma yaptıklarından beni düşünüp de
    Yoksa senin gibiler olmazsa iyiler hayatı öğrenemez
    Çok teşekkür ederim…
    Sayende şunu öğrendim her gülen dostun değil
    Her insanın sırrı senin harcın değil sağır olmak lazım
    Zira olurda sırf paylaşım var diye bağlanırsan karşındakine
    Gözlerine bir perde iner kör olursun hatalarını göremezsin
    işte senden sonra çok dikkatli olacağım
    Kalbim kapalı bir kutu aklım sadece kendime zimmetli
    Kısacası tek tabanca devam edeceğim hayata
    Bu sana son vedam son yazım son sitemimdir
    Haydi kal sağlıcakla.
    0 ...
  30. 2015.
  31. Üşüyorum bu gece
    Kimsesizliğimle oluşan yalnızlığım eşliğinde
    Üşüyorum bu gece ve her gece
    Tene bıraktığın kokun ve kalpte açtığın yaranın ezikliğinde
    Biliyorum bir gün gideceksin
    Apansız ve ani olacak beklide gidişin
    Beni benden alıp çaresizliğe sürükleyerek gideceksin
    Belki de hiç aklına gelmeyeceğim
    Beklide hiç arayıp sormayacaksın beni
    işte en çok ta bu koyacak ya biliyorum
    Oysa
    Oysa ne güzeldi yaşandı saydıklarımız
    Geride bıraktığımız toz tanesi olan zamanlar
    Hazan yağmurları gibi neden kısaydı aşkımız
    Neden sevgilim söyle neden
    Olamaz mıydık kadere inat tüm her şeye inat
    Dünyaya meydan okuyamaz mıydık el ele
    Söyle sevgilim kim kaçaktı kendinden bile
    Söyle ne olur ilk defa açık ol dök içini yüreğime
    Dök ki sende rahatla bende rahatlayayım
    Dök ki kalmasın hiç bir şey aşktan yana

    Yaradan dan armağan saydım oysaki sevgini
    Her şeye meydan okumaya hazırdım aslında
    Senli sevdalar senli zamanlardı hayalini kurduğum
    Çok mu fazlaydı söyle istediğim
    Söyle sevgilim ne olur söyle
    Ama kendine bile veremiyorsun ki bu sorunun cevabını
    Bana nasıl vereceksin benimkide aptallık işte
    Affet
    Oysa kurban olurum saçının tek bir teline
    Dünyaya bile meydan okurum inan
    Sensiz kalmamak adına tüm savaşlara razıyım
    Yanıyor yüreğim sevgilim yanıyorum
    Su olsan aksan yüreğime dinmez gene de yangınım
    Ateş olsan hiç bu kadar yanmazdım inan
    Farklı bir şey bu tarifini bile imkansızlaştırdığın
    Sadece sana özel senin için var olan
    Sana dair tüm yaşanılanlar
    Her zaman yüreğinde olmam dileğiyle
    içimde büyüttüğüm aşka veda.
    Elveda.
    Şimdi affet beni ben gidiyorum senden önce
    Seni ona bırakıyorum kendi ellerimle
    Çok acı veriyor inan düşünürken bile
    Oysa benimle hayal ettiklerinin gerçek sahibiydi
    O ki sana olan aşkımın gizli şahidiydi
    O ki sevgilim yalanlarınla ördüğün bir beraberliğin
    Hiç utanmadan oynadığın tiyatro oyunun
    Son perdesiydi.
    Ben
    Ben ki senin bebek kokulun
    Ben ki senin gece gözlü yarin
    Ben artık bu aşkın girdabında kayboldum
    Tek dileğim beni asla unutmayasın
    Eğer bir kızın olursa adını ne koyacağını biliyorsun
    Hep hayal ettiğimiz gibi sıla olsun
    Sıla gibi özlem koksun
    Şimdi gidiyorum bebek kokulundan sevgiler
    Daima ben olmasam da sevgimle kal
    Hoş çakal sevgilim.
    2 ...
  32. 2016.
  33. 2017.
  34. beşinci yanlız gecem bu gece
    altı gün önce uyumuştum zaten saymıyorum
    bir telefon açan bile yok
    en sık gördüğüm dostlarım klavyem mausum monitörüm

    düşünüyorum ya elektrikler kesse
    ne yaparım Allah ım bir yupiesim bile yok
    durup dururken girdik sözlük işine
    iyi ki opera yı buldum neydi o fayırfoks

    çok zorlandım bu satırları yazarken
    radyo dinlememek lazımmış bunu anladım
    çift beynimiz olsun isterdim uktemdir
    bi denkleştirip dört çekirdekli alamadım

    niyetim gerçekten duygu yüklü bir şey yazmaktı gerçekten
    zaten ilk iki satırı okuyunca böyle sanarsınız
    ama kabiliyet yok ki.. bak tıkandım yine
    zorlayınca çıkan bu oluyor naparsınız...
    1 ...
  35. 2018.
  36. seni siktiğim yere mum diktir

    anlat yaptıklarını herkeze
    anlat ki anlasın insanlar
    benim halimi
    seni siktiğim yere neden mum diktirdiğimi

    anlat kendini
    anlat gerçeklerini
    anlat mumun hikayesini
    seni neden siktiğimi

    diktirdim mumu seni için
    hiç yakmadın mumu benim için
    senin için
    aslında diktirdim mumu
    seni sikmek için
    1 ...
  37. 2019.
  38. 2020.
  39. siktim seni mallık sınırın da

    mal mal dediler guerilla ya
    sikini salladı mallık sınırına
    mallığın sınırında
    geldi seni sikme sınırına

    siktim seni mallık sınırın da
    geldim sınırdan buraya
    gördüm senin gibi malları burada
    siktim seni mallık sınırın da
    1 ...
  40. 2021.
  41. dolaşıyorum yanlız

    az önce gördüm seni rüyamda
    uyandım göz yaşıyla
    ağladım bir umutla
    dolaşmıştım yanlış mecralarda

    bekledim seni her gece
    kalabalıklar arası yanlızlığımda
    tam bıraktığım noktada
    dolaşıyorum yalnız bom boş mecralarda

    aşk dediğin nedir ki bebeğim
    benim bom boş gezegenim
    sensiz geçen günlerim
    zehir oldu bana dünlerim
    sensiz geçmesin güzel günlerim

    Guerilla
    1 ...
  42. 2022.
  43. küçük dokunuşlara bulanmış
    bir dolunay gecesi,
    ılık bir esintinin içerisinde
    kızgın ve kırgın bir yüreğin
    hissizleştiği zamanın sonsuzluğunda;
    kaybolup giden bir aşk,
    bir hüzünlü dalış anılara;
    bir ekmeğin tanelerine uzanışı
    martının ürkekçe, korkarak...
    bir anı binbir anıya ait
    tek bir anı, sana ait;
    bana ait, belki de herhangi birine ait;
    sıradan bir anı,
    unutulmuş, pörsümüş bir ten kokusunun;
    bir ölü bedeninin en çürümüş hali gibi,
    bir aşk, bir aşk, bir aşk ki...
    0 ...
  44. 2023.
  45. Benzetme Aşk...

    Hüzünbaz akşamların gözyaşı oyunlarında
    sana bir akşamüstü serinliği versem
    ellerinden alsam seni
    gözlerinden versen beni
    ve ben
    batmaya üşenen bir güneş gibi
    aydın etsem tüm engelleri
    seni bırakıp gelmez misin bana
    seni bana kıyamaz mısın ya da.

    Ya da yüreğin demir alamaz mı bir defa
    bir defa olsun yüzemez mi denizimde
    Bir kopuk uçurtma misali
    uçamaz mı gökyüzümde
    Ya da sen, küçükken
    hiç oyunlar oynamadın mı kumsalda
    Burçlarına midyeler taktığın
    hiç kalen olmadı mı senin
    kızgın ama ıslak kumlardan yaptığın

    Sen kıyına vuran her dalgada vurgun
    yüzünü yakan her rüzgara sürgün olduğun
    bir yürek mi taşıdın bunca zaman?
    O zaman ben değildim sana koşan;
    Ben değildim ardına takıp aklımı
    adına her köşe başında bir benzetme bulan;
    Ya da benzettiklerim sen değildin;
    Sen değildin istanbula benzeyen;
    Sen değildin
    karşı yakadaki aşık, benim diyen;

    Şimdi bu ayrılık kokan caddelerin
    neresinden, ne vakit dönsem
    sanki o derece kardayım
    bu bir parça kalmış yürekten...

    Yoksa ben
    dizlerinin dibinde oturup seni dinleyen
    ve sonu mutlulukla biten masallara
    aldanan bir çocuk zannederim kendimi;

    Cüneyt behlül uz
    0 ...
  46. 2024.
  47. yaşlı başlı bir kadın,
    sessiz sedasız akşamın derinliklerinde
    kaybettilerini kederli gözleri ile ararken
    ve biz yine seninle üsküdar'dan dönerken vapurla
    bu sefer batan güneşi değil de,
    karalıkta kalan yanlarımızı izliyoruz.

    üst kattayız yeni bir vapurdayız gözlerimiz eski vapuru ararken,
    dudakların dudaklarıma değiyor,
    üşüyoruz kasım ayının sonu
    istanbul her zamanki gibi,
    öfkeli ve soğuk
    yaşlı kadın ve biz
    o sırtını dönmüş bize
    yaktığı sigarası ile denizi izliyor,
    öpüşüyoruz
    üşüyoyuruz
    oysa hak etmiyoruz.

    karşı da beşiktaş sahili
    kepenklerni indirmiş
    bize bakıyor,
    inönü'nün ışıkları sönük
    o da ağlıyor, yaşlı kadın da
    yine anlamıyoruz...

    baksana kimseler yok,
    üç kişiyiz,
    üç başka dünya ve hayat
    nerde keşisiyorsa o anda
    başlıyor adım adım
    ve kadın kalkıyor
    gözleri dolmuş
    bu yaş da bu soğuğa meydan okuyor
    ne demeli
    kadın gidiyor, hem de yaşlı
    gitmeyi bilmiyoruz...

    şu yaşlı kadın,
    neden çıkarki bu havada buraya
    yüreğinde sevgi olmalı
    ve sevmeyi biliyor olmalı
    sevmeyi bilmiyoruz...
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük