sözlük yazarlarından şiirler

entry5574 galeri47 ses1
    1850.
  1. 2 Şekerli

    Yolculukların en büyüğüne çıktık hep beraber
    Kimimizin yarı yolda soluğu kesildi
    Yürüdüğü yokuşlar çok yıprattı
    Ayağına taşlar battı,camlar deldi ayağını
    Kalbini kaybetti,düşürdü bir yerlerde,unuttu elbet
    Hazırladığı erzak çantasındaki ıvırzıvırlar bitti belki de
    Yenik düştü bir hastalığa,açlığa,susuzluğa....
    Tabi,neden olmasın....
    Bilerek bırakmaz ya kimse bu yolculuğu
    Yaşanacak onca güzel şey arasında
    ististanaları bulup da silip atmaz kendini
    Yıpratmaz kaderinin yazıldığı o bembeyaz sayfayı değil mi?
    Hadi amaa "istisnalar kaideyi bozmaz" mı diyorsun?
    Sen bir istisnasın bunu da biliyorsun.
    Yürüdüğün yol bile bir istisna
    Tabi ne sanmıştın ki sen?
    Herkes aynı şeyleri yaşar mı?
    Herkes aynı ayak izlerinden yürür,
    aynı kahvehanede aynı çayı 2 şekerli mi içer sandın?
    Herkes senin gibi unutkan mı sandın?

    Sen herkesi kendin gibi mi sandın eyy özgürlük
    Herkes senin gibi tanıyamaz ya kendini
    Herkes sınırları zorlamaz ki en sınırsızından
    Yolculuklar biter geriye sen kalırsın,
    atla bir faytona dön geri
    belki başka bir eş bulursun....
    1 ...
  2. 1851.
  3. o aksam yavasca yaklasmistim yanina
    belki atesin vardi sigarami yakmaya
    sahi, atesin olduguna inanmiyorum ya
    derdim var aslinda yer ariyorum konusmaya
    dinlersin belki anlatsam da havaya
    bir kac sozumu ceker alirsin yanina
    3 ...
  4. 1852.
  5. iste karsinda bir odun
    hiclikteki duygulariyla burada
    kuru kabuklarla ortunmus disi
    gorunmez, belli etmez ama, yastir ici
    kirarken ancak gorebilirsin
    catlar kabuklari ama zordur icten kopmasi
    2 ...
  6. 1853.
  7. sevgili bebeyim
    bu benim şair uuserlardan şiirler kısmına şiirim
    uuserler yerine uuserlar diyorum, ingiliz'in köpeğiyim
    oyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy
    ben seni yerimm.
    2 ...
  8. 1854.
  9. beyaz giyme toz olur,
    iyi orta gol getirir,
    oralardan iyi vurur,
    vurursa gol olur.

    ***

    dörtlük oldu ama idare edin.
    1 ...
  10. 1855.
  11. senden kaçmak için attığım her adım,
    beni sana daha çok yaklaştırıyor.
    büyüyorsun hayallerimde,
    ulaşamıyorum rüyalarımda sana,
    şimdi yoksun yanımda
    ki olmanı da istemem bundan sonra.
    1 ...
  12. 1856.
  13. çoğu posta gazetesi'ndeki yurdumun şairleri köşesinde yayınlanan şiirlerden biraz daha iyi olan şiirlerdir, sadece birazcık...
    1 ...
  14. 1857.
  15. benim sana şiir
    yazacak cümlem
    ne zaman kalmayacak?

    seni unuttuğumda
    seni anlatmayan şeyleri
    yazdığımı görmem kadar
    seni unutamadığımda
    seni anlatan şeyleri
    görmem
    ne zamana kadar yaralayacak?
    ve bunu kim anlayacak
    sana yazdığım şeyleri
    senin gözlerin okuyamayıp
    senin zihnin kavrayamadıktan
    sonra
    geceleri korkup uyandığında bebek gibi
    seni kimler arayacak?
    2 ...
  16. 1858.
  17. aynı kaseden şarap içerken seninle
    dudaklarımı yapıştırmak varken
    karşımdaki güzel esmere...
    ne yazık...
    bardağın kıyısında kalmış anılarıyla
    ve yaşanmışlıklarımızla ıslak, nemli
    ve salyalarıyla avunuyorum

    şu karşımdaki gibi,
    aşk müptelaları iyi bilir ki...
    biz kaybedenleriz,
    beceriksiziz...
    yakalamak isterken hayatı
    hep mahrem yerlerine denk gelir
    ellerimiz...
    2 ...
  18. 1859.
  19. 1860.
  20. gözümüzü açıyoruz gün doğmuş.
    birde gözümüzü açınca güneşi görememek var.
    ölüm çalıyor insanın kapısını, açarsan uyanamazsın.
    şimdi söyle bana güneşi görmek güzel şey değil mi?

    ayazdakalmispipi
    0 ...
  21. 1861.
  22. sana bir ekinoks gününde vuruldum
    herkes sıcaktan bulanırken
    aşkının doksan derecelik açıyla bana vurması
    ve üstüne üstlük üst alizelerin esmesi
    sana olan sevdamı dairesel bir yol çizmesidir
    aşkım ekvatorda saatte 111 kilometre yol alırken,
    kaç boylam geçtiğimi sen nerden bileceksin?
    sana olan sevdamın kaç kilometre kare alana sahip olduğunu,
    ve bunun çizik ölçekle küçülebileceğini sen nerden bileceksin?
    seninle birlikteyken tüm iklim olaylarını dışarda bıraktım
    sana karşı hep bakı durumundaydım,
    bu yüzdendir ki içimdeki karların yükselti sınırı daha yüksektir.
    ve güzelim bana doğru sıcak su akıntısı olan golfstream'i akıt
    içimden içine çöl rüzgarları esecek
    savanların içinde piknik yapıp kırk ikindi yağmurlarıyla ıslanacağız.
    adı aşk , kendisi aşk , coğrafyası aşk kokan yarim
    eğer bir gece kalacaksan yanımda tarih 21 haziran olsun
    uzun uzun bakmak istiyorum gözlerine
    gece ile gündüz gibi sürekli birbirimizi kovalayalım istiyorum
    sana olan duygularım volkanik bir sarsıntı geçiriyor
    sensiz kendimi çölde yalnız kalan bir mantar kayası gibi hissediyorum
    hadi güzelim estir musonlarını , estir meltemlerini
    saçlarını uzat bana rüzgarımla fön çekeyim
    hani hatırlar mısın ben bir enlem alırdım sen iki boylam
    benim olurdu 180 senin olurdu 360
    sana hep kendimden iki kat fazlasını verdim
    güneş ışınlarını bile sen yılda iki ben ise bir kez dik alırdım
    yani seni ekvator kendimi dönence yaptım
    neyse sevdam sen biriktir konini
    ben hala etrasfımı aşındırıyorum menderesler gibi aydın ovasını dolaşıyorum
    son zamanlarda bana karşı çok soğoksunaynı enlemlerde bulunmamıza rağmen,
    gece gündüz süremizin aynı olmasına rağmen
    heralde kendini hem karasal hem de daha yüksek görüyorsun
    seninle aynı boylamda yaşadığımız için yerel saatimizde aynıydı
    bir ara sen bir boylam batıya geçerdin ben anında dört dakika ileri
    sen bana bakardın benim gölgem arkama düşerdi
    güneşimdin sen benim
    art bölgesi geniş bir liman gibi kucaklarım seni
    ne olur geleceksen gel gideceksen git
    bana gelgit yapma
    sevgilim bak ilkbahar geldi , karlar eriyor suyumuzun debisi yükseliyor çayırlar büyüyor
    sevgilim çok güzel bir ülkede yaşıyoruz değil mi?
    güneyi ile kuzeyi arasında 666 kilometre
    doğusu ile batısı arasında bir saat on altı dakika zaman farkı var
    yani ekvatorun kuzeyinde , başlangıç meridyeninin doğusundayız
    gülüm ay dünyanın yörüngesinden , dünya güneşin yörüngesinden çıksa da
    ben senin yörüngeni terketmeyeceğim...
    1 ...
  23. 1862.
  24. 1863.
  25. ben bir kelebek kanadı tamircisiyim
    ellerimle durdururum zamanı

    bana gelir kanadı kırılan kelebek
    gelir uzanır avcuma
    ben de yavaşça eğilerek
    bir şey fısıldarım kulağına

    kanadı kanayan kelebek
    kanar söylediğim yalana
    bana teşekkür ederek
    uçup gider yoluna

    sizin gerçekleriniz kırmıştır onu
    benim yalanlarım iyileştirir
    siz görmezsiniz nasıl uçtuğunu
    ne çok sevinmiştir kim bilir

    kiminiz görmez, üstüne basar
    kiminiz bilerek koparır renklerini
    bazı caniler öldürüp asar
    bazı hainler kuşlara söyler yerini

    nedir renklerin sizden çektiği
    siz insanlar ne kara ruhlusunuz
    kelebeklerin kaçıp terk ettiği
    sizler, kargalarla mutlusunuz

    bir de aşktan söz edersiniz utanmadan
    küflü yataklarınızda, aşk bitti dersiniz
    hatta ağlarsınız da aşksızlıktan
    bilmezsiniz, onu siz bitirdiniz

    kurtçuklar karışmış kanınıza
    bu iş nasıl olacak
    kelebek konmayan karnınıza
    aşk nasıl dokunacak

    neyse ki ben varım
    ve gerçeklerinizin kırdıklarını
    iyileştiren yalanlarım

    ben bir kelebek kanadı tamircisiyim
    ellerimle durdururum zamanı
    hiç boşuna heves etmeyin
    size söylemem, iyileştiren yalanı...

    tamirci saipsiz
    (ekim 2009, uçurdum kelebeği...)
    4 ...
  26. 1864.
  27. ansızın bastırdı yağmur
    bir şeylere kızmış gibi yağıyor
    bir çırpıda soyunmuş istanbul
    anadan üryan ıslanıyor

    insanlar telaş telaş
    hepsi yağmurdan kaçıyor
    saçak altları bile yaş
    duraklar dolup taşıyor

    bendeki hüzün mü çağırdı yağmuru
    nasıl da denk geldi ağladığıma
    sokak ortasına sermişken gururu
    nasıl da yetişti imdadıma

    uzun olmuş meğer
    hızla dağılırken kalabalık
    caddede çakılıp kalmayalı

    uzun olmuş meğer
    şarkılar söyleyip
    yağmurda ağlamayalı

    bunları da özlermiş insan
    uzun olmuş meğer
    sırılsıklam şiir yazmayalı...

    sırılsıklam saipsiz
    (ekim 2009, nasıl yağıyor mübarek)
    5 ...
  28. 1865.
  29. 1866.
  30. Ben bahtımın payesine
    Şu derdimin çaresine
    Şu kalbimin yarenine
    Kavuşamam kavuşamam....

    Gözlerim hep yolda kalır
    Belki bir gün döner sanır
    Gönlüm hatırlarıyla avunur
    Kavuşamam kavuşamam

    Acı çeker kalbim yanar
    Tek sevdicek sensin sanar
    Her söylediğine kanar
    Kavuşamam kavuşamam

    Şimdi gitti uzaklarda
    Görülemez rüyalarda
    Belki yaşar anılarda
    Kavuşamam kavuşamam

    Korkularım var sakladığım
    Sevip sevip ağladığım
    Sevdiğim vardı bağlandığım
    Kavuşamam kavuşamam

    Gittin gelmez oldun sende
    Eksik kaldım burada bende
    Bir gün olurda gelende
    Tanıyamam tanıyamam…
    2 ...
  31. 1867.
  32. bir boşlukta sendeler gibiyim ansızın,
    elini ayağını kaybetmiş bir gazi kederi ile
    çırpınmaktayım boşlukta, gözlerim zifir karanlıkta
    sensizlik sarmış dört bir yanımı
    gözlerim ağlamaklı
    bir avuç dolusu keder
    bir tas kadar gözyaşı
    ve yine dünya telaşı
    içinde kaybolup giden bedenim
    yine seni aramaktayım tüm hayallerimde.

    rüyalarım yeniden canlanıyor gözümde
    suskun bir bekleyiş, belki gelirsin diye
    bu kadar insafsız olma
    rüyamlarımda bari kaçma benden
    yalnızlığımı bas bağrına
    beni de al koynuna
    sarılıp uyuyalım bu gece

    güzel günleri beklemek sadece nefes almamın sebebi
    senin birgün anlayacak olduğun değil beni
    imkansız zaten, beni ben bile anlayamadan
    hataydı açmam sana kalbimi.
    bir daha aynı çocukluğu bekleme benden
    bir daha aynı masumiyeti
    saflığı göremezsin gözlerimde.
    çok oldu ki onları boşluğa salalı.
    senin için böldüğüm tatlı uykularımı
    sana emanet ettiğim şu canımı
    hor görmenin vardır elbet bir hesabı.
    artık sen senle, ben benle başbaşa kaldık.
    bir daha imkansız yaşamak yaşanmışlıkları.

    p.s:sayın uğur horuz a sevgilerimle.
    1 ...
  33. 1868.
  34. 1869.
  35. hırçın dişli, kör kidişli asil kedi
    çırlama artık elimi, bil yerini
    kestim mi en duygusal bölgeni
    görürsün o zaman kör ebeni.

    bir de yalanıp durma gelip bana
    masumluk taslama hiç boşuna
    miyav miyav zırlanma başımda
    adam ol, patlattırma enseni bana
    p.s:ucaolimbera nın kedisine sevgiler.
    2 ...
  36. 1870.
  37. istemez ne bal yanına ne de oğlağın südü
    üfürür tin belirsiz ne idüğü
    yeksan olsa da alsam yek başımı
    yarsız koyan bir güz günüydü
    üşüdüğüm.
    1 ...
  38. 1871.
  39. her üç kişiden beşi şair sözünü doğrulatır. çok yaşa can baba. *
    pre-edit: siz öldü sanıyorsunuz.
    2 ...
  40. 1872.
  41. uzak bakışlar, içleri herhangi süslü cümlelerle dolduralamayacak kadar boştu
    iki can arasındaki kırıklar, birine diğerinden daha çok batıyor
    ve çıldırtan sessizlik, anadan üryan salınıyordu
    karanlıkta

    dile, dişe hacet duyulmadan,
    ses telleri yorulmadan cümleler kuruluyor
    ve bir şeyler yerinden sökülüyordu
    soğuk karanlıkta

    -biliyorum, aslında yoksun
    -biliyorsun, aslında yokum

    ikisi de biliyordu ama biri daha çok biliyordu
    sonunda bir şey koptu tutunduğu yerden
    kulakları yakan bir ses duyuldu
    soğuk ve koyu karanlıkta

    biri sadece bir kadın, yalnızca bir adamdı diğeri
    iki can arasındaki boşluk uzadıkça uzadı
    varla yok arasındaki savaşı, yokluk kazandı
    soğuk, koyu ve dipsiz karanlıkta

    daha fazla dayanamadı, çözüldü dilleri
    biri özenle seçti, diğerini kırmasın diye yalancı sözleri
    sonra büyüdü birinin gözlerindeki zehirli yalan
    ve kayboldu yavaşça
    soğuk, koyu, dipsiz ve yalancı karanlıkta bir adam...

    bir adam saipsiz
    (kasım 2009 bsg istanbul )
    3 ...
  42. 1873.
  43. kaybedişlerimi ittim ellerimle,
    bir bir dağıttım aldığım yenilgileri yendiklerimle.
    sana dokunmalarımı hayal ederken
    geceye inat ediyorum uyumamak için
    zaman tek sorunum ..
    şuan bu kadar hızlı akmasını beklerken
    bitmemelide diyeceğim o yorgun gecelerde,
    göğsüne yaslayıp başımı sigaramı aldığımda,
    kırılmış kalplerimizi birbirimize uzatırken,
    dinlediğim hiç bir şarkıya benzemiyorsun sen
    tarifi olmayan şeylere dair sadece bir sesizlik
    bir sus işaretimi anlatır seni?
    dokunuşlarımdan tanı beni sesiz ol
    sen sustuklarımı duysan yeter..
    gözlerime dolup avuçlarıma damlıyorsun..
    ne tutmak mümkün ne de hissetmemek
    seni bulmuşken kaybetmek düşüncesi yerken beynimi
    ( hiç gitme olur mu? )
    kan kırmızısı bir aşk bu pencereme yağan
    biraz acı,biraz ümit,biraz umut var birazda kırmızı
    içtiğin kadehten ekşimsi bir tat dilinde kalan
    tıpkı sen gibi..
    ekşimsi hayat sarhoşluğunun kırmızısı
    sabahında fecii bir baş ağrısı yapan
    tüm vücudunu uyuşmuş bulduğunda hissetiğin tek yer orası
    içinde sen .. ben ...birde koca istanbul sahilleri
    sonuçta gecenin sonuda gündüz..değil mi? siyahtan beyaza
    sonuçta senide bulmuşum ben
    kanlı kurtlanmış günlüklerimi gömerek toprağa..
    elini gözyaşlarımla yıka bu gece ..
    avuç avuç vur yüzüne aşkımı
    uyurtmuyor geceler..
    geceler uyutmuyor batmıyor güneş bir yerlerde
    ben yine dolunayı bekliyorum
    elimde sigaram, siyah bir kent ve yokluğun tek bildiğim gerçeğim..
    1 ...
  44. 1874.
  45. nezle oldum burnum akar
    deli yürek durmaz atar
    ilacım eczane satar
    yarıp yarmala beni

    soğuk vurdu böğrüme
    ne diyeyim gönlüme
    bir ceket ver sırtıma
    yarıp yarmala beni

    ses ver ses alasın
    göz ver göz koyasın
    sanma göte balasın
    yarıp yarmala beni.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük