sözlük yazarlarının sevdiği şiirler

entry1812 galeri42
    671.
  1. Sana bir kez daha kızdım bugün !
    Daha fazla !
    Hani söz vermiştin ? Hani sevmiştin ?
    Hani sen diğerleri gibi değildin…
    Ne oldu , yada ne değişti bu sözlerden sonra…
    ...Ardında bir çok soru işaretiyle gittin .
    Hiçbir şey yokken bitirdin…
    Ne anlayabildim nede derdimi anlatabildim .
    Bugün daha fazla kızdım, çünkü canımı yaktılar…
    Denemiştim ya senden sonra , belki severim umuduyla…
    Olmadı ve ne yaptı biliyor musun , senin yaptığını…
    Sana yakıştıramıyorken bunu hala , başkalarına benzediğini görmek dahada bir yaktı canımı…
    Sen olamazdın onlar gibi , olmamalıydın .
    Söylesene çok mu uğraştın ?!
    Ve ben , ben nasıl sevdim dersin seni ?
    Tavrından geçilmeyen , mesefede üstüne olmayan ben… Sevmenin zor olduğunu söyleyen ben ; nasıl olduda seninle bu derece değiştim ?
    Yada beni nasıl değiştirdin .
    Hiç olmamalıydın aslında biliyor musun .
    Hiç girmemeliydin hayatıma…
    Sadece arkadaş kalmalıydık aslında…
    Seni aşkla tanımamalıydım…
    Seni bu denli basit bulmamalıydım…
    Kızgınım sana !
    Ya adam gibi kalsaydın , yada beni yüreğine yakıştırsaydın .

    Büşra SARIKAYA
    0 ...
  2. 672.
  3. MONA ROZA
    mona roza, siyah güller, ak güller
    geyvenin gülleri ve beyaz yatak
    kanadı kırık kuş merhamet ister
    ah, senin yüzünden kana batacak
    mona roza siyah güller, ak güller

    ulur aya karşı kirli çakallar
    ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
    mona roza, bugün bende bir hal var
    yağmur iğri iğri düşer toprağa
    ulur aya karşı kirli çakallar

    açma pencereni perdeleri çek
    mona roza seni görmemeliyim
    bir bakışın ölmem için yetecek
    anla mona roza, ben bir deliyim
    açma pencereni perdeleri çek...

    zeytin ağaçları söğüt gölgesi
    bende çıkar güneş aydınlığa
    bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
    seni hatırlatıyor her zaman bana
    zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

    zambaklar en ıssız yerlerde açar
    ve vardır her vahşi çiçekte gurur
    bir mumun ardında bekleyen rüzgar
    işıksız ruhumu sallar da durur
    zambaklar en ıssız yerlerde açar

    ellerin ellerin ve parmakların
    bir nar çiçeğini eziyor gibi
    ellerinden belli oluyor bir kadın
    denizin dibinde geziyor gibi
    ellerin ellerin ve parmakların

    zaman ne de çabuk geçiyor mona
    saat onikidir söndü lambalar
    uyu da turnalar girsin rüyana
    bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
    zaman ne de çabuk geçiyor mona

    akşamları gelir incir kuşları
    konar bahçenin incirlerine
    kiminin rengi ak, kimisi sarı
    ahhh! beni vursalar bir kuş yerine
    akşamları gelir incir kuşları

    ki ben mona roza bulurum seni
    incir kuşlarının bakışlarında
    hayatla doldurur bu boş yelkeni
    o masum bakışlar su kenarında
    ki ben mona roza bulurum seni

    kırgın kırgın bakma yüzüme roza
    henüz dinlemedin benden türküler
    benim aşkım sığmaz öyle her saza
    en güzel şarkıyı bir kurşun söyler
    kırgın kırgın bakma yüzüme roza

    artık inan bana muhacir kızı
    dinle ve kabul et itirafımı
    bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
    alev alev sardı her tarafımı
    artık inan bana muhacir kızı

    yağmurlardan sonra büyürmüş başak
    meyvalar sabırla olgunlaşırmış
    bir gün gözlerimin ta içine bak
    anlarsın ölüler niçin yaşarmış
    yağmurlardan sonra büyürmüş başak

    altın bilezikler o kokulu ten
    cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
    bir tüy ki can verir bir gülümsesen
    bir tüy ki kapalı gece ve güne
    altın bilezikler o kokulu ten

    mona roza siyah güller, ak güller
    geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
    kanadı kırık kuş merhamet ister
    aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
    mona roza siyah güller, ak güller
    SEZAi KARAKOÇ
    1 ...
  4. 673.
  5. Anıları biriktiriyorum,
    Hiç yaşanmamış yaşamlar,
    Keskin bir kalemden çıkma şiirler,
    Yarınlar biriktiriyorum sana.

    Ayağının dibindeki çatlak-kuru toprak için,
    Gözyaşları biriktiriyorum.

    Karşılaştığımız gün verebilmek için,
    insanlık biriktiriyorum.

    Rasayı, Mathilda'yı, Machbet'i biriktiriyorum.
    Onları anlamaya,
    Onları yaşamaya çalışıyorum.

    Senden daha az nefret edebilmek için,
    Kendimi de biriktiriyorum.

    ihtiyaç duyduğunda yetebilmek,
    Sana verebilmek için,
    Ümitler, umutlar, hayaller biriktiriyorum.

    Eğer bir gün pişman olup dönersen,
    Seni eskisinden beter sevmek istiyorum.

    Seni içimden geldiği gibi yaşamak için,
    Hep seni,
    Hep seni biriktiriyorum.

    not: Şairinden özür diliyorum. Aldığım yerde şairinin ismi yazmıyordu seneler önce.
    0 ...
  6. 674.
  7. VATAN HAiNi


    "Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
    Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
    Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
    bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
    66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
    Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
    "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

    Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
    hainiyim, ben vatan hainiyim.
    Vatan çiftliklerinizse,
    kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
    vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
    vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
    fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
    vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
    vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
    ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
    vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
    vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
    ben vatan hainiyim.
    Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
    3 ...
  8. 675.
  9. 676.
  10. sana ebesinin nikahından baktım istanbul,
    ebesinin nikahından; gettolarından.
    buralarda hayat çok boktan.
    geçmek zorunda kaldım çamurlu yollarından

    düşünmedim değil;
    senin için mi savaşmış 600 yıllık hanedan?
    gelmemek lazım aslında anadolu'dan.
    ben kaçar giderim buralardan.
    1 ...
  11. 677.
  12. Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
    O benimdir, o benim milletimindir ancak!

    Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
    Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
    Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

    Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
    'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

    Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
    Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
    Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
    Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

    Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
    Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
    Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

    Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
    Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
    Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

    Rûhumun senden ilahî, şudur ancak emeli:
    Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
    Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
    Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

    O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
    Her cerîhamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım;
    Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
    O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
    Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
    Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
    Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!
    * *
    2 ...
  13. 678.
  14. atilla ilhan/ 3. şahsın şiiri
    0 ...
  15. 679.
  16. fire and ice by robert frost

    Some say the world will end in fire,
    Some say in ice.
    From what I've tasted of desire
    I hold with those who favor fire.
    But if it had to perish twice,
    I think I know enough of hate
    To say that for destruction ice
    Is also great
    And would suffice.
    0 ...
  17. 680.
  18. aşık veysel- uzun ince bir yoldayım.
    0 ...
  19. 681.
  20. aşkın dili olsa ancak bunları söyler dediğim cemal safi nin benim adım aşk şiiri.

    var mı beni içinizde tanıyan
    yaşanmadan çözülmeyen sır benim
    kalmasa da şöhretimi duymayan
    kimliğimi tarif etmek zor benim

    bülbül benim lisanımla ötüştü
    bir gül için canevinden tutuştu
    yüreğime toroslardan çığ düştü
    yangınımı söndürmedi kar benim

    niceler sultandı kraldı şahtı
    benimle değişti talihi bahtı
    yerle bir eyledim taç ile tahtı
    akıl almaz hünerlerim var benim

    kamil iken cahil ettim alimi
    vahşi iken yahşi ettim zalimi
    yavuz iken zebun ettim selim’i
    her oyunu bozan gizli zor benim

    yeryüzünde ben ürettim veremi
    lokman hekim bulamadı çaremi
    aslı için kül eyledim kerem’i
    i̇brahim’in atıldığı kor benim

    sebep bazı leyla bazı şirin’di
    hatrım için yüce dağlar delindi
    bilek gücüm ferhat ile bilindi
    kuvvet benim kudret benim fer benim

    i̇lahimle mevlana’yı döndürdüm
    yunusumla öfkeleri dindirdim
    günahımla çok ocaklar söndürdüm
    mevladanım hayır benim şer benim

    benim için yaratıldı muhammet
    benim için yağdırıldı o rahmet
    evliyanın sözündeki muhabbet
    enbiyanın yüzündeki nur benim

    kimsesizim hısmım da yok hasmım da
    görünmezim cismim de yok resmim de
    dil üzmezim tek hece var ismimde
    barınağım gönül denen yer benim
    0 ...
  21. 682.
  22. Korkuyorum
    Kendime bile söyleyemediğim acılar
    Çemberinde yalnızlık var

    Bütün suretleri sahibine sabitliyorum

    Kelimeler ki ağrıyan yerlerimin ağır işçileri
    Sahipsizliğimizde kendime yollar bırakıyorum
    Belki hüzün
    Belki aşk
    Yağmurun titremesi gibi

    Yalınızsan eğer bakışlarım sende kalsın
    Ben ki şarap eskitirim gözyaşlarınızın aktığı yerde

    Zaman hayli gençti ve hayli zaman geçti

    Merdivenlerimizi kimler çıkıyor şimdi
    Kimler iniyor o masmavi zamanların ıslak kuyusuna

    Büyürken yanımıza aldığımız o düşler
    Kimin hücresinde sarıyor yaralarımızı

    Bu yanma,bu gece,bu kan kokusu ellerimizin
    Bu gidip gelmelerimiz
    Bu bizi bizden çıkarıp aşk yapan

    Anlıyorum seyrederken kalabalıkları
    En çok yazarken eskiyor insan
    Anlamak ölmektir
    Ölmekse aşk'a gidiş

    MURAT ÇELiK
    0 ...
  23. 683.
  24. bir şey kaldı gecelerden birinde
    senden.
    öncesinde bilinmemiş birşey,
    silinmez bir ses gibi giden..
    kelimelerden büyük, kelimelerin içinde,
    bir şey kaldı senden
    yaşamalar'ın arasında kaçamaklı.

    veriliş rengi başka, alınış rengi başka..
    söylemeye vakit kalmadan
    dudakların altına bırakılmış bir şey.
    karanlıkların tam ortasında bir kırmızı nokta..
    gözlerce pırıl pırıl, ellerce saklı.

    bir şey kaldı, bir denizin kıyısında senden,
    bakışlarla yüklü, söylemelerle sessiz..
    seninle dolu, seninle sensiz bir şey..
    arandıkça bulunmamış yıllar yılı,
    bulundukça aramaklı.

    özdemir asaf
    1 ...
  25. 684.
  26. kelebeğin kısa tarihi

    1.
    bir kelebek, siyah
    siyah bir çiçeğin üstünde duruyor

    2.
    küçüktü henüz
    tam uçmayı öğreniyordu ki...

    3.
    şimdi ne zaman uçmayı denese
    kelebek yine...

    4.
    öyle onurlu ki fakat, düşerken bile
    uçar gibi yapıyor neşeyle

    5.
    bir kelebek, siyah
    siyah bir çiçeğe... konmamış, tutunmuş

    1985

    ismail uyaroğlu
    3 ...
  27. 685.
  28. 686.
  29. KAYBEDENiN ÖNDE GiDENi

    Sadece sıkıcı insanlar sıkılır.
    Sadece yanlış bayraklar dalgalanır.
    Size Tanrı olmadılarını söyleyen insanlar aslında aksini düşünürler.
    Tanrı başarısızlıkların bir icadıdır.
    Tek cehennem bulunduğun yerdir.

    Dallas'tan geçtim ve Pasadena'da aylaklık ettim.
    Anam ağlamadı çünkü ağlatacak kimse yoktu.
    iki boy aynasını tuzla buz ettim ve beni
    hâlâ arıyorlar.
    insanın asla girmemesi gereken mekânlara girdim.
    Acımasızca dövülüp ölü diye bırakıldım.
    Kafatasımda cop darbelerinden oluşmuş bir sürü yumru var.
    Melekler korkudan altlarına kaçırdılar.
    Harikulade bir insanım.

    Siz de öylesiniz.
    O da öyle.
    Güneşin sarı nabzı ve dünyanın görkemi de.
    Charles Bukowski.
    0 ...
  30. 687.
  31. Bir öğretmenimiz vardı.hala var.
    Saçları siyah önleri ise beyaz .
    E doğal olarak 'kokarca' lakabının gelmeside çok uzun sürmedi.
    0 ...
  32. 688.
  33. ben sana hep üşüyordum,
    çünkü kıştım, nakıştım, bakıştım.
    inkar etmiyorum da seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım.
    ve lütfen inkar etme!
    sana en çok ben yakıştım...
    3 ...
  34. 689.
  35. 690.
  36. Bir şey var aramızda
    Senin bakışından belli
    Benim yanan yüzümden
    Dalıveriyoruz arada bir
    ikimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki

    Gülüşerek başlıyoruz söze
    Bir şey var aramızda
    Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek

    Fakat ne kadar saklasak nafile
    Bir şey var aramızda
    Senin gözlerinde ışıldıyor
    Benim dilimin ucunda

    ..
    0 ...
  37. 691.
  38. kaldırın, kaldırın gözlerimden
    şu sisini yüzyılların
    bir çocuk gibi görmek istiyorum
    herşeyini dünyanın
    0 ...
  39. 692.
  40. bir daha dünyaya gelsem

    yine seni severdim

    beni üzesin diye

    beni deli divane edesin diye.

    biliyorum

    sen de bir daha dünyaya gelsen

    yine beni sevmezdin

    kahrımdan öleyim diye.
    4 ...
  41. 693.
  42. basit yaşıyacaksın basit
    mesela susadığında su içecek kadar basit.
    dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında.
    tek düğmesi olacak elindeki cihazın,
    tek bir düğme, tek bir cümle gibi.
    sevince lafı dolandırmadan söyliyeceksin,
    seni seviyorum gibi...

    ** nazım hikmet.
    1 ...
  43. 694.
  44. ot

    bir gergedan savanada
    otluyor,
    ve sen bunu
    hiçbir zaman
    göremeyeceksin
    2 ...
  45. 695.
  46. şem'çün gördi gözüm yaşın derunum ateşin
    bezm-i gamda akıdur gözyaşını her dem bana*

    *mum gözümdeki yaşı ve içimdeki ateşi gördüğü için dert meclisinde gözyaşlarını durmadan benim için akıtmaktadır.
    şair ateş ile eriyen mum yağını gözyaşına benzetmiş, aşmıştır.
    (bkz: avni)
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük