saçı tülermiş tanımadığım birinin saçını mutlaka düzeltme ihtiyacı duyarım. ya da diyelim eleman şapka takmış, saçlar yapışmış. delirim, kusmak isterim. o saçları dağıtırım, yerimde duramam, mümkün değil.
yürurken su içemiyorum ya da su içerken yüruyemiyorum. benimle yüruyen kisi sag tarafimda durmali. duydugum kelimelerin turkce mi arapca mi farsca mi oldugunu dusunuyorum karsimdakini dinlerken. mesela arkadasim dert yaniyor bana dinleyip soyledigi kelimelerden birini bulup bunun köku ne acaba diyorum. cok garibim sözluk.
-Arabayla yolda giderken tanıdık birini görünce arabayı şakadan onun üzerine doğru sürmek garip bir huyum olsa gerek ama sadece ben böyle değilim türklerin hepsi böyle gibi.
biri çok acıklı bir şey anlatırken bile olmayacak bir gariplik bulup kendimi tutamam gülerim. sinirim bozuldu bakma sen diyerek telafi ederim. bu da böyle pis bir huyumdur.
Yatagimi hep toplarim yataktan kalkinca ilk is yatak toplarim . Nedeni de mikroplarin yatagima ususucegini dusunmem . Eger toplamazsam da o gece cok kasinti uyurum . Ben de boyle bi psikopatim iste .
Kimse yokken kendine konuşmak,varsa içe kapanmak.Bazen görenler oluyor ne konuşuyorsun kendi kendine diyorlar yada daldın gittin ne düşünüyorsun diye soruyorlar.Bazen o kadar dalıyorum saçma sapan hareketler yapıyorum.
gün içerisinde çok sinirlenirsem gece uykumda hiç farkında olmadan küfürler edebiliyorum, bunu kardeşim ses kaydı ile kanıtlamıştır.
kulaklığım olmadan asla evden çıkmam.
elimde olan herhangi bir nesneyi biri istediğinde daha ben işimi bitirmeden veya vermeme fırsat kalmadan ''az ver şunu!'' diyerek, sertçe çekerek alması... başlı başına bir cinayet sebebi benim için. siz siz olun bir şeyi ben vermeden elimden çekerek almayın.
her insanın normalin dışında tepki verdiği şeyler vardır buda benim ki.
sabah duş almazsam uyanamam, afyonum patlamaz.
duş almadan köşedeki bakkala bile gitmem.
saçım her zaman güzel kokmalıdır.
parfümsüz yaşayamam.kötü kokulara tahammülüm yoktur.
güzel kokmayan insanları öpemem onlara sarılamam.
koku hafızam var. 5 dakika önce asansöre binen kişinin kim olduğunu tahmin edebilirim mesela.
sabah 09:00 dan önce konuşmaktan hoşlanmam. konşmak zorunda kalırsam asabileşirim.
hep alarmdan önce uyanmama rağmen uyumadan önce 06:00 ile 07:00 arasında 8 tane alarm kurarım.
sırtüstü uyuyamam kurbağa pozisyonunda uyuyabiliyorum.
yatağımdan başka bir yerde uyuyamıyorum. tv karşısında sızmışlığım yoktur mesela.
ışık ve ses olan ortamda uyuyamam.
her türlu araçta uykum gelir. otomobil, otobüs, servis, metro, biner binmez gözlerim kapanır.
evden çıkacağım saatten 10 dakika öncesine alarm kurarım.
seri bir kitap okumaya, seri bir film veya bir dizinin sezon bölümlerini izlemeye başladıysam bitmeden bırakamam.
çalışırken bir rapor hazırlıyorsam kulağımda mutlaka klasik müzik olmalıdır. yoksa olmuyor yapamıyorum kafam çalışmıyor.
sahibi olmadığım kitabı okuyamam, mutlaka benim olmalıdır. kitaplarımı ödünç veremem.
desenli, baskılı, çok renkli giysiler giyemem.
boyun fetişistiyim.
keyfim yoksa Love Actually filmini izlerim. sanırım 10-15 defa izledim.
iş arkadaşlarımla iş dışında görüşmem, asla evime davet etmem, zorunlu kalmadıkça evlerine gitmem.
ellerimi kremlemekten hoşlanmam, o nemli hissi sevmiyorum. elleri nemli insanlarla tokalaşmak midemi bulandırır.
çıplak ayakla yere basmaktan hoşlanmam yaz kış terlik giyerim.
çıplak ayakla kuma basmaktan nefret ederim bu yüzden çakıl plajı olan tatil yerlerini tercih ederim.
ayağım yerden kesilince paniklerim.
evde saat, kolye, küpe, bileklik vs.. takamam. eve girer girmez ilk işim takılarımı saatimi çıkartmak olur.
kış aylarında tek bir çanta kullanırım. yaz aylarında ise her gün farklı bir çanta kullanırım hiç üşenmem her sabah çantadaki ıvır zıvırlarımı başka bir çantaya aktarırım.
inanılmaz bir isim ve yer hafızam var sayıları aklımda tutamam. telefon numaramı 3 tck numaramı 10 yılda ezberleyebildim.
bir şey düşünürken parazit sesler çıkartırım. kalemi masaya vurmak, parmaklarımla tıkırtı yapmak gibi.
kalem ve defter biriktirme takıntım var. kullanmam öyle dururlar arada bakar sayarım mutlu olurum.
bir köye yerleşip balkabağı yetiştirmek gibi bir hayalim var.
evlilik fikri beni dehşete düşürüyor.
masa telefonu ile konuşurken elimde mutlaka kalem olmalıdır yoksa strese girerim.
masada peçete varsa dayanamam parçalar böler çöp yaparım.
önümde makas ve kağıt varsa keser konfeti yapar etrafa saçarım.
nisan ayının 3. pazar günü ile haziran ayının ikinci pazar gününe kadar her pazar sabahın 7 sinde kalkıp nişantaşına giderim boş sokaklarda ve caddelerde dolaşır, mecidiyeköy e kadar yürürüm. sonra eve gelir öğlene kadar uyurum.
.......