öncellikle mallığım evet mallığım. çoğu zaman bir şeyi an ve mekanda kavramıyor oluşum. bazılarına leb dersin direk çorum der, bana leblebiyi soksan ha o zaman belki? bu mallık durumu bende olağan bir hal aldıkça haşa allah; ulan bu mal çakozlayamaz yapılan kumpası şimdi deyip her seferinde beni bir şekilde bulunduğum hal içinden kurtarıyor, direklerden dönüyorum. seviyorum mallığımı evet.
Kimseye yaralarımı göstermemek ve asla kimseye %100 teslim olmamak..
Ezberlenicek kadar kolay kalmamak her daim, hep yeni konuşulacak bi şeyler biriktirmek,
Hiç bi zaman tam çözülememek ve içimde kendimden bile sakladığım bir benlikle yaşamak..
Hayat bana bir şey öğretti ise oda şudur;
" insanlara yaralarınızı göstermeyin, çünkü bi gün size vurmak istediklerinde ilk ordan vururlar.."
çok güzel umursamamak, hayatta çoğu şeyi kafaya takmamak, sahip olduğu işi/görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışmak, bir şarkıyla, iki kuş cıvıltısıyla alt üst olmuş moralini yerine getirebilmek.
1)adaletlilik. bundan ileri gelen acımasızca öz eleştiri yapabilmem. öyle "ay kıyamam kendime" gibi bi durum yok hatalıysam kendimin de ağzına s.çarım. ve yine buna bağlı hakkettiğim cezaya sesimi bile çıkarmam.
2)ya gamsızımdır ya da çok iyi gamsız rolü yaparım. bunu bi ben bilirim, kusura kalmayın.
3) soğukkanlılık ve pozitiflik.