Objektiflik maskesi sık sık yüzünden düşen futbolu iyi bilen, taraflı yorumcu.
Neyseki futbolu çok iyi okuyor da, bu yönü çok tepki almıyor.
Bir de, katıldığı programlardan edindiğim izlenime göre, ciddi ölçüde gergin birisi. Her an bi soru sorulursa nasıl yanıtlarım minvalli hesaplar yapıyor gibi. Gözleri dört dönüyor soru sorulduğunda köşeye sıkışmamak için.
(bkz: 16 şubat 2014 fenerbahçe kasımpaşa maçı) ardından şuan da alperin koşusunu , emre'nin yaratıcılığını anlatan yorumcu. geçen hafta yunus yıldırım diye ağlıyordu. fakat ne hikmetse bu hafta alves'in kırmızılık pozisyonuna , ne de emre'nin küfürlerine değinmemiştir.
bir kere memleketimden bir insan ve namı değer şeytan. eğer sakatlıklar yaşamasaydı türk futbolu için çok daha büyük bir idol olurdu. alper potuk da inşallah onun gibi olur.
kıraathaneden kahvehaneye geçmeyi oldukça kısa sürede başaran değişken toplumsal dokumuzun, kahvehane muhabbetiyle "analizi" birbirine karıştırma hususunda da son derece başarılı olduğunu gösteren mühim bir misaldır rıdvan dilmen. teknik direktörlük kariyerinin özellikle izmir hudutlarında geçen kısmının ilginç detayları üzerine düşününce insan, son ayakta yatan bir kariyerin ikili kuponda yorumculuğa oynayarak ne kadar da güzel muvaffak olabildiğini daha iyi anlıyor.
rıdvan hoca, herkesin kendisini iyi hissetmesini sağlayabilen, başarısız olan birinin er geç zorlarsa ve kahvehane kültürü kökenli "ikili ilişkilerin" sırrına vakıfsa neler yapabildiğini göstermesi bakımından ciddi bir başarı öyküsüdür. bilmiyorlar ama yapıyorlar değil mi rıdvan hoca? sabaha kadar oynasak, olmadı 100 kere daha aynı hayatı tekrar tekrar yaşasak, ancak bir kez rıdvan hocagiller kaybeder, geriye kalan kıraat eylemişleri ise beyhude mağlubiyet dışında bekleyen hiçbir şey yoktur. 25 kelime bu ülkede gazetede yazmaya da, tv'de yorum yapmaya da yeter de artar bile. hatta fazladan bildiğiniz kelimeler ve sesli harfler artar, onları da tasarruf için yastık altında saklarsınız. kıraat ne ki kahve yanında?
Her maç sonrası adına başlık açılan fblidir. Fitbolcuyken süperdi severdik şeytanı. Yorumculuğu için bkz. Ali ağa ne diyor bu değel bu değel bu hiç değel.
renkli bir futbol yorumcusudur.
galatasaray çok iyi oynar kazanırsa mor,
sadece kazanırsa deli kırmızısı,
şike savunurken kara,
fener yenilince beyaz,
fener yenerse böyle al yanak pembe surat gözler ışıklı.
Cok degil iki hafta önce çizgi hakemine neden penaltıyı görmedin diye veryansın ederken az önce çizgi hakemine neden kırmızı kartı gördün diye veryansın etmektedir.
(bkz: 24 şubat 2014 sb elazığspor fenerbahçe maçı) sonrası yan hakemin baroni'nin yerdeki elazığ'lı oyuncuyu tekmelemesine neden işgüzarlık yapıyor bu yan hakemler bu sezon diyebilmiş yorumcu. yemin ediyorum ümit özat bazen daha samimi geliyor bu rıdvan'dan tarafsız yorumlama konusunda. orta hakemler bu sene çok pasifmiş. adam semih kaya'nın centilmenliğinden bile vurdu. hakemi oyuncu uyarıyor hakemler nerelere geldi der gibi. ulan yardımcı hakem yardımcı. adı üstünde yardımcı yan hakem. orta hakem'in görmediği pozisyonlar için uyaran hakem. bu kadar düşme rıdvan dilmen allah aşkına. bu kadar olmaz fenerbahçe yancılığı. hani olur ama objektif değerlendiriyorum mantalitesi altında ki yersen olmaz. açık abi fb tv kapısı. sabahlara kadar fener'in hakkı yendi diye bağır. kimse bir şey diyemesin.
24 şubat 2014 sb elazığspor fenerbahçe maçı sonrası çok sinirli. ateş çıkıyor gözlerinden.
az önce gene kızdı güntekin e. fener in erciyes e attığı kontra golün kontra olmadığı konusunda ısrarcı ve sinirli.