bir galatasaraylının en çok sevdiği fenerbahçeli eski futbolcudur.bugün de yarın da bir galatasaraylının en çok sevdiği fenerbahçeli futbolcu olarak kalacaktır şüphesiz.tarafsız yorumları, kişiliği, futbolculuğunun çok ötesindedir.son yıllarda televizyon yorumculuğuyla ön plana çıkmış ki, bu işin de hakkını sonuna kadar vermektedir.3 büyüklerin aynı anda futbol danışmanlığını yapabilecek kapasitedir futbol bilgisi.bildiğin filozoftur bir bakıma futbol filozofu bu adam.bakın geçenlerde nasıl bir yorum yapmış:
''eğer bir adam suçunu itiraf etmiyorsa barcelona nın orta sahasına karşı oynatın onu, hemen suçunu itiraf edecektir.'' (rıdvan dilmen)
nasıl, söylediğimiz kadar var demi...hadi iyi akşamlar herkese...
tarafsız konuşmaya çalışır ama fenerbahçe olmadık maçlarda yenildiği zaman sinirlerine hakim olamaz. bugün yine takıma saydırmaya başlasa da bundan önce fenerbahçe'nin son maçlarda yediği gollerdeki bariz gol hatalarından da bahsetmeden geçmedi. bu hatalar rıdvan'ın kendi yorumları değil direk net pozisyonlardır. "golden önce faul vardı" diyip yorumunu bitirmez fenerbahçe kötü oynadıysa bunu zaten belirtir -ki ediyor zaten-. an itibariyle "devre arasında en az 4 oyuncuyla yollar ayrılmalı" demektedir. acaba bu da mı hakem hataları yüzünden.
mütevazi bir futbol adamı. ama her "maçı bilen yorumcu" diye reklamı yapıldığında aklıma 2002 dünya kupasındaki almanya -suudi arabistan öncesi söylediği laflar geldiği için gülmeme sebep olur kendisi. "Artık dünya futbolunda öyle 5-0 10-0 falan dönemi bitti. ben yarınki maçta da çok fark olacağını düşünmüyorum demişti" (bkz: Almanya-10 Suudi Arabistan:0)
"taraf değilim, yorumcu olarak anlatıyorum yoksa içimdekiler çok daha ağır" şeklinde biir cümle kurmuş fenerli yorumcu. Fenerbahçe'nin, eskişehirspor'a yenilmesinin ardından konuyu lincoln'e bile getirebilecek kadar sinirlenmiştir.
fenerbahçe koskoca rıdvanı bile ağlatacak duruma getirmiştir bugunkü eskişehir karşılaşması sonrası. büyük fenerbahçe taraftarının hislerine tercüman olmuştur. seviyoruz seni değerli hemşerim.
(bkz: nazilli)
her geçen gün, tarafsızlığını kaybeden yorumcu. tamam fenerliydin rıdvan abicim ama bu meslekte taraflı olmak sana yakışmazdı. büyük hayal kırıklığına uğrattın ve klasik fenerlilerden olduğunu gösterdin, üzdün.
hakemlere sallamıştır fakat hakemlerin fenerbahçe'nin şu anki durumunda etkisi olmadıgını da söylemiştir. açıkça yönetimi suçlamış, futbolcuları suçlamıştır.
(bkz: yüzde yüz futbolu at gözlüksüz seyredelim kampanyası)
(bkz: at gözlüğü)
Şöyle iki metre ofsayttan bir gol yiyip yenilsin bu 8jk lılar ve cinconlular görürüz onların da ne kadar tarafsız olduklarını? hemen başlarlar sitelerinden basın açıklamalarına, barkovizyonlu beyin yıkama operasyonlarına. olmadı, maçlara pankartlarla çıkıp yırtarlar kendilerini temiz lig istiyoruz diye. (bkz: vileda temizlig üçlüsü)* yine olmadı, papermoon ruhunu tekrar hortlatır bu kızkardeşler. her türlü pisliği yap, her şekilde taraf ol, gel sonra rıdvan'a bok at taraflı diye. *
dünya üzerindeki en overrated yorumculardan biri olmasının sebebi ülkedeki futbol yorumlayanların neredeyse tamamının resmen şaka gibi adamlar olmalarıdır.
açarsın televizyonu ömer üründül ile hakan şükür uyutur, ahmet çakar ile erman toroğlu güldürür, osman şenher ile ziya şengül godfather mode takılır, sonra gider dinlersin rıdvan ı bakalım golü atan topa ayağının neresiyle vurmuş diye.
o değil de şu güntekin e, uğur meleke ye filan yazık oluyor.
johann cruyff maç yorumlasa kim takar seni be rıdvan, aynen abdurrahman çelebi liğe devam!
bok atmak değildir. taraflıdır. kendisi de bu durumu saklamaz hiçbir zaman. "ben fenerbahçeliyim" der ama holigan değildir bu adam. bir ercan saatçi değildir, bir meriç tunca değildir, bir selçuk yula hiç değildir. bırak da bu adam taraflı olsun arkadaş. bu adamın taraflılığını seviyorum ben. geçen sezon inönü'deki maçtan sonra yalova feribotunda karşılaştık, "hocam biz bu fenerbahçe'yi bu haliyle yenemiyorsak, şampiyon falan olmayalım" dedim o da "siz bizi bu halimizle yenemiyorsanız, bir daha yenemezsiniz zaten" demiştir gülerek. 10 gün sonra 4 attık o takıma, 2 hafta evvel de 3 attık ama doğru kadrolarla çıktığımız içindir o galibiyetler. sivok ön libero değildi mesela bu maçlarda. son maçtan sonra "penaltı verilmedi" dedi 4-5 defa ama "beşiktaş takımına saygı duyuyorum, daha iyi oynadılar, hak ettiler" de dedi. lig tv yorumcusuyken, fenerbahçe maçında rakip atak yaparken ıkınarak "offfsayt" demesini de biliriz. fenerbahçe'nin rezil oynadığı bir karşılaşma sonrasında "bu maçın taktiği, tekniği konuşulmaz güntekin, ne konuşcaksın ki?" der sinirinden.
rıdvan diyor ki, "penaltı" sana göre olmayabilir ama bana göre de penaltı ama diyor mu, "rakip bu maçı hak etmedi?" diye, kasımpaşa maçından sonra adam görüntülü analizde goller dışında kasımpaşa'nın 9 net pozisyona girdiğini gösterdi ve son goldeki ofsaytta "ofsayt ama önemsiz" dedi. biliyor fenerbahçe'nin durumunu, acı çekiyor adam hakem hatalarını kendi çerçevesinden söylemekle beraber, holigan yazarlar veya holigan taraftaralar gibi mağlubiyetleri salt hakem hatalarına bağlayıp popülizm yapmıyor. "bu takım kötü" diyor. bu takım 8'de 8 yaparken de eleştiriyordu fenerbahçe'yi bu adam.
taraflıdır ancak, ilk "paf takımla çıkarız" rezaletini yapanların kendileri olduğunu unutup "paf takımla çıkarız diye ağlıyorlar" edebiyatı ile vurmaya çalışan "8jk" diyerek rakibiyle dalga geçtiğini zannedenlerden değildir bu adam.
her adam rıdvan gibi olsa, türk futbolu bu denli kokuşmuş olmaz.
ayrıca, şahsımın guus hiddink gelmezse, yerli olacaksa a milli takım adayıdır.
o diil de dün sinir küpüydü fb mağlubiyetinden sonra. şimdi ağzı kulaklarında. gerçi bu makyajla neresi ağzı neresi burnu belli olmayan sözde spor yorumcusu.