türkiye haritasını karşınıza aldığınızda "kayıp sakal" şeklinde kodlayarak nerelerden estiğini ezberleyebileceğiniz formülü mevcuttur. kodlama kuzey batıdan başlayıp saat yönüne doğru kodlamayı kayarel yıldız poyraz samyeli keşişleme lodos şeklinde yapılmaktadır.
--spoiler--
bana esmeyi anlat Bana sevmeyi anlat...
Bana esmeyi anlat, esip geçmeyi anlat
Anlat ki çözülsün dilim Ben rüzgarım demeliyim
Rüzgarlığı anlat bana Senin gibi esmeliyim
--spoiler--
esip geçmek.... yapraklar da dökülür, insanlar da gider eylül'de. tuhaf, iç acıtıcı sonbahar sabahında özlem dolu, gözleri yaşlı çocuk yüreğiyle başlamak.
üstüne söz söyleyecek kadar güzel cümleler kurabilsem, bu şarkı için bir kaç cümle yazmak isterdim.
hani nefesine muhtaç olmanın ötesinde. "getir bana bıraktığı nefesi". ben severim afilli sözleri ama bu kadar iyisini söylemedim hiç.
bir de istemenin böylesi. "Tut kollarımdan, Kırık dallarımdan, Al sürükle götür beni yanına", yani bu sözü ben de söylerdim dedim, benzerini söylerim hiç değilse ama sesim böyle özlem kokmaz ve etkilemezdi kimseyi.
bu yüzden o göksel, ben de yusufun zuleyhasiyim belkide. neyse şarkının tüm sözleri;
Ümitsizce aşığım
Uyusam uyansam
Geçse sabaha
Çaresizce beklerim
Dünyanın gözyaşını akıttım ona
Rüzgar okşa onun saçlarını benim yerime
Fısılda kulağına sevdiğimi
Rüzgar dolaş onun etrafında dön gel bana
Getir bıraktığı nefesi
Bir ses duyuyorum içerden
Beni bekleyen rüzgar mı derken
Yıllar geçiyor aniden
Sonu gelmeyen sorularla beraber
Sensiz yapamıyorken
Ölene kadar içmekten vazgeçemiyorken
Aşksız kalamıyorken
Gözümü kimseden alamıyorken
Bir ses duyuyorum içerden
Beni bekleyen rüzgar mı derken
Yıllar sürünüyor içimden
Bizi mest eden yalanlarla beraber
Sensiz yapamıyorken
Ölene kadar içmekten vazgeçemiyorken
Aşksız kalamıyorken
Gözümü kimseden alamıyorken