en ufak eleştiriye tahammülü olmadığı gibi şahsıma “fetö şakirdi” gibi bir iftirayı atmaktan çekinmeyen yazar şeysi... bu kafalar böyledir, zekâlarının, bilgi dağarcıklarının, genel kültürlerinin yetmediği herkese bir yafta takarlar...
bir yazarın şapkalı a kullanması ile fetö’yü aynı pabuça sokup algı yaptığında zanneder ki bütün alem böyle ifşa görmedi; oysa, bostan kuyusunu galata kulesi diye yutturmaya yeltenen bu kültürü mantar zanneden gürüh bilmezki bu düpedüz “köylü kurnazlığı”dır...
şu koca sözlükte şahsıma karşı en sonda dahî söylenmeyecek şey varsa o da fetö’cülüktür; işte bütün zekâsı bu olan yazarın, varın ilim, tarih, gündem, edebiyat ve sâir hususlara nasıl yanaştığını ve ne türlü herzeler üretebileceğini siz düşünün...
bu meseleyi çok da uzatırsa, bizzat fetö’nün şahsıma açtığı dava dosyalarını rulo yapıp yollamayan da adam değildir, hodri meydan!
Aslında akıl hastalarına cevap vermemeye çalışıyorum ama yavuz kanuni'ye zehirli kaftan yolladı olmadı.. Öyle bir şey yazdığımı hiç hatırlamıyorum, yazdıysam da büyük hata, hemen düzeltirim. Çünkü bu konuda bir tarihi kayıt okumadım, merak edip baktığım halde Google scholar'da da bulamadım. Kayıtsız tarih olmaz...
Muhtemelen iftira atıyor karaktersiz akıl hastası, ilgili mesajımı gösteremeyecek ama tedbiren yazayım dedim.
Kimsenin pek ilgilenmediği konularda da olsa göz göre göre yalan yazmak hiç bana göre değil...
yavuz için "kanuni'ye zehirli kaftan yolladı." diye iftiralar atan yazar. yavuz ne yaptıysa gerçi kendisine her şekilde başlığını açıp iftiralar atmış. anlamak güç.
"kanuni'ye zehirli kaftan yolladı." diye iftira atmasından da anlıyoruz ki muhteşem yüzyıl izleyip tarih bilgisini oradan almış bir yazar. ne kadar kültürlü, aydın olduğunu siz düşün.
ha bir de şey var gerçi. muhteşem yüzyıl senaristi de rumeli71 kardeşimiz gibi ataları şahkulu isyanı'na katılıp yavuz sultan selim o isyanı bastırınca kin ve nefretle iftira atanlardandı uyduruk dizisinde.
bir diğer konu ise özellikle yavuz bu isyanı bastırınca rumeli civalarına kaçanlar az değildir. bu insanların göçmen olmadığını belirtmek isterim. zaten bir kısmı yaptıkları isyanlar unutulunca ortadoğu topraklarına gerisin geriye dönmüşlerdir.
Ne diyorsa açık açık, örnek vererek, neye dayanarak söylediğini ifade ederek, nalına mıhına vurarak diyen yazardır.
Bir de şapkalı a'larla, yavşak şakirt ağzıyla bir şeyler saçmalayan birileri var. Dediklerini neye dayanarak dediği belli değil, dolayısıyla açıktan cevap vermeye değer değil.
Özel mesajdan şöyle bir aç dediklerini başlık altında diye mindere davet edince de entrysini özel mesajdan kabul ettirmeye çalışıyor oluyor!
Böyle yapan tip hiç şüphesiz ki fetö şakirdidir. Aynı kaypaklık, aynı karaktersizlik...
Diğerleri ise standart çomarlar. Baktılar yazdıklarım rahatsız etti ama cevap veremeyecekler, havlıyorlar işte... N'apcan, tabiatları böyle...
göçmen olmayan yazar, ataları zamanında şahkulu isyanı'na katıldıktan sonra isyan bastırılınca rumeli taraflarına kaçan türkmen ve iranlı pers kanı taşıyanlardan.
yavuz sultan selim ne yaptıysa kendisine sürekli ağzından düşürmez yavuz sultan selim'i.
her iki kelimesinden biri çomar, yobaz, koyun, akit gibi ithamlarda bulunmak oluyor insanlara.
ama ne yazık ki kendisindeki bu koyu mezhep faşizmini ve yavuza attığı yalan iftiraları görmüyor.
yavuz sultan selim neler yaptıysa atalarına şahkulu isyanı'nı bastırırken kafasına göre atıp tutmuş "kanuni'ye zehirli kaftan yolladı." diye. lan kanuni zaten tahtın tek varisi. yavuz tek erkek oğluna bunu neden yapsın? muhteşem yüzyıl izleyip tarih bilgisinin olduğunun sanan cahil yobazlar her kesimden çıkıyor yani.
gerçi o diziyi de aşırı ışıklı, aşırı aydın, aşırı laik biri yazdı da o yüzden yavuz'a bu iftirayı atmışlardı. yani senarist dediğimiz elemanın da ataları şahkulu isyanı'nda ataları olanlardandı.
saadet secmeni olan sahis :-) tayyip putinle gorustugunde amerikanci, trumpu aradiginda komunist kesilir. sabahtan aksama din somurusunden baska numarasi olmayan imamoglu hayranidir, tayyip beyin katibi ekmelettine oy attigina da eminim hemde tipis tipis...
anlayışı kıt teröristlere laf anlatmaya çalışan yazardır.
esat'ın israil'le savaştığını mı yazdım yukarıda?
yakın tarihlerde baas rejiminin defalarca israil ile savaştığını yazdım. öyle değil mi? 1967'de, 1973'te savaşmadılar mı? sonraki tarihlerde de bir çok kez çatışmadılar mı? sonuçta baas rejimi israil için her zaman bir tehdit değil miydi?
suriye'de şimdiki durum ortada: sünni veya şii, grupların bir kısmı abd-israil ittifakının kontrolünde, diğerlerinin de onlara çatacak cesareti yok. rejimin de yok tabi...
valla ebleh kavganıza bildiğiniz gibi devam edin, ben ne sünni taraftarıyım, ne şii, ne de abd...
fakat madem aranıyorsun, bir kaç soru da ben sorayım:
öso hangi abd birliklerine, ne zaman saldırdı? bırak öso'yu, suriye'de abd'ye saldırmaya cesaret eden hiç çıktı mı? ya da israil'e? adamın götünden kan alırlar, herkesin korkusu o işte...
bir de şunu sorayım: esat itini destekliyor değilim elbette. ama o beğenmediğiniz suriye yönetimi israil'le defalarca savaşmadı mı? e şunca "mücahit" grup, içlerinden israil tarafına taş atmaya bile cesaret eden kimse çıkmadı henüz. ne iş?
hepsinden öte, suriye'deki iç savaş kime yaradı? israil'e olmasın sakın? malum, israil'in elinde nükleer silahlar var ama suriye yönetimi kimyasalları teslim etmeye zorlandı, ordusu hepten güçten düştü, parçalanmanın eşiğine geldiler, kuzeyde ikinci bir israil olacak pkk devleti kurulmaya çalışılıyor.
mahir kaynak derdi ki "bir olayın kim tarafından tezgahlandığını merak ediyorsanız, kime yaradığına bakın".
iç savaşın kimin tarafından, ne amaçla tezgahlandığı açık da, anti siyonist geçinenler o savaşa neden benzin döktüler, onu anlamış değilim. ya da anlamamış gibi yapayım...