Eğer 90 yaşına kadar yaşarsam 3-4 kitabım olur diye düşünüyorum. ilk kitabımı - ölmez sağ kalırsam - 40 yaşında bastıracağım. Allah ömür verirse daha 53 yılım var. Bu 53 yıla 3-4 kitap sığdırırım diye düşünüyorum.
Hadi 60 yaşına kadar yaşadım diyelim. 23 yılım var o zaman. Çok vaktim kalmamış lan.
inşallah düşündüğün gibi olur.
umarım yazmak için gereken ilhamı ve ışığı yakalarsın...
tarzın olmadığını bilsem de mütefekkir salih mirzabeyoğlu'nun ''yaşamayı deneme'' (kim'in romanı) adlı eserine bakıvermeni tavsiye ederim koala.
üniversite yılları... gençlik serüvenleri.. bir takım aşklar... inişli çıkışlı hayatlar... birbirinden güzel şiir ve dokunaklı sözler yert almaktadır... mektup mektup anlatılar vs.
bu 4 söz ve şiir o esere dairdir.
vikepediayı baz alarak bir yazarı ,bir fikir adamını düz mantıkla yargılamıyacağını ve saçma bir yafta ile değerlendirmeyeceğinin düşündüğüm için paylaştım seninle.
-Yaşamayı değil ,hayal etmeyi sever bazı insanlar, galiba bende öyleyim.
-Ne yaparsak yapalım, halimizin izahına erici çapa erişemezsek nafile...
-Ne kadar üzülsen, benim gibi olamazsın. Ben tehlikeli bir sahnedeyim, sen emniyette olan bir seyircisin.
-Ben gençlik mazeretiyle örtülü hiçbir çirkefe bulaşmadım. Çünkü ben sevdim, bütün varlığımla sevdim.”
Bir yol ki
Göz açıp kapayıncaya kadar
Bir yol ki
Git git bitmez.
Gariptir
Çin seddini aşar da
Gül seddini aşamaz
Yıllar boyu
Şaşarsın...
Acılar - zaman yüklü - sürerken
Sevinci çay sohbeti kadar
-belki-
yaşarsın !
Geçtiğimiz Haziran'da başladığım ve 30-40 sayfa yazdığım romanımı yırtıp attım. Artık Her gün bir sayfa yazıyorum ve aşırı edebi bir dil kullanmıyorum. Aşırı edebi dil okuyucuyu sıkıyor. Bu yüzden Daha düz bir anlatımı tercih ettim.
Elini eteğini her şeyden çekmiş orta Yaşlı ve Asosyal bir adamın iç dünyasını ve gençlik aşkını anlatacağım. 40 yaşına kadar romanı bitirmeyi düşünüyorum. 3 yıl kaldı.
karar verdim yapcam.
önce rusça öğrencem.
sonra rus amazon kdp si gibi bişi buldum.ordan şeedicem .
.ya zaten roman yaza fikri vardı.bari o kadar bekledim.bari rusça öğreneyim iyice sonra rusça yazarım diyom.
ya dil bilgisi olarak bok gibi yazarım elbette lan.biliyoz.sonra onu birine dil bilgisi olarak düzeltirtirim.sonra satışa korum inşallah.steam oyunumunda reklamıbnı yaparım ordan hem.
güzel olur.
vazgeçtim aq s.kerler onla mı uğraşıcam.zate para marada gelmez.ihtiyacımda yok.aman zate kim roman okuyoki.herkes internette göt videosu izliyo tiktokta falan.
boş işdir günümüzde..
malesef...
lan başlamak üzereyim.durdun yardım edin vazgeçirin aq mun işinden.
not:tabikide türkei piyasası için değil.ing yazcam aq.lan siz acunun karısının yazdığı kitabı best seller yapmış toplumsunuz.siz kitabımı okusanız gider giptiririm kendimi sinirden.ben nasıl bişi yazdım diye....
uluslar arası efendim.de işte ingilizce yok o kötü.
yani yok yani.galiba istsemde olmucak bu iş.
her neyse...
Başlığı tekrar gündeme getiriyorum ama kusura bakmayın. Öncelikle ufak şeyler karaladım ama bir türlü başarabileceğime inanmıyorum. Kuvvetli tasvirler ve betimlemeler yapabiliyorum, bunu daha çok okuyarak ve dil yeteneğimi geliştirerek güçlendirebileceğimi biliyorum. Okuyucuyu hikayenin içine çekmek için daha grift yazayım diyorum bir noktadan sonra saçmalıyorum. Özellikle distopik türe yöneldim ve kasvetli bir hava vermeye çalışıyorum çalışmasına ancak bu konudaki ustalar Huxley,Orwell,Bradbury, Saramago gibi ustaların ögelerini yazılarıma taşımaktan kaçamıyorum. Elbette bu kadar büyük ustaları taklit bile etmek başarı sayılır bence. Ancak ne Kafka gibi bir geçmişim ne de Dostoyevski gibi yaşanmışlıklarım var. Her sabah yağlı poğaça yiyip okula giden akşamına yurtta kimle kart dönsek diyen bir elemanın harikalar yaratabileceğine inanmıyorum. Bu işin incelikleri nasıl öğrenilir, nasıl geliştiririz kendimizi?
Bir fantastik yazar olarak birkaç tavsiyem var:
1)iyi bir roman kötü bir roman yoktur.iyi bir roman yazmada tek bir şart vardır o da "iyi bir ruh tahlilcisi"olmanız gerekir.
2)Dostoyevski okumayanın hayal gücü eğrilmez.Basit konuları herkes bulur.Önemli olan hayal gücü. Dostoyevski okumanız şart.
3)Hisli cümleler koyun.
4)Karakterleriniz capcanlı olsun.Gerekirse okuyan kişiyi nefret ettirin.
5)Hisleri yüzeysel vermeyin. Örtülü bir şekilde verin.
6)Düzene dikkat edin.
7)Karşılaştırma yapmayın.
8)Çok yazın saçma da olsa yazın.
9)Ruhunuzla konuşun.Kaleminizle değil.
10)Hayali yerler de tasarlayabilirsiniz.
11)Sizdeki hislerin bir kısmı kitaba girmeli.
12)Başında etkileyici cümle bulun ki ilgisini çeksin.
13)Para kazanmak için yazmayın.
14)Sadece heves ederseniz isterseniz yazın.istekle yapılan iş güzeldir.
15)Benzer romanlardan destek alın.
16) Örnek diyelim ki romanın konusu aşk yazacağınız türe benzer olanlara bakın.Hatta kelime oyunu oynayın.
17)Kendinize inanın.Yazdıklarınizdan utanmayın.
18)Sabırla yazın.Aceleyle değil.
19)Önemli olan his vermeniz.Okuyan desin ki böyle diye.
20)Okuyucuyu da olaya katın.Sinirlensin o da okuyunca.
21)Roman yazmanın bir okulu yok ne yazık ki.Yeteneğiniz çok yüksekse iyi şeyler yazarsınız.Zaten size göre iyi olmayacak.Okuyan beğenmeli.Beğenmezse o metin karışıklıktır zaten.
22)Önemli olan üslubunuz bir şeyi yazarken üslubunuz olmalı.
23)Ruhunuzun o andaki durumu zaten yansır kitaba.
24)Depresif bir ruh halinde iseniz ya da depresyondaysanız bu zamanlarda eser çıkartmanız kolay olur.Çünkü depresyon kasveti doğuruyor.Kasvet öyle bir şey ki yaratıcılık noktanızı en üst seviyeye getiriyor.
25)Oysaki iyi romanların geneli hep yazarların hep kasvetli olduğu zamanlarda yazılmıştır.Kasvet yaratıcılığı yanında getirir.
26)Depresif ruh halinde iseniz istediğiniz her şeyi yazarsınız.Elbette yeteneğiniz vardır.Ama depresyonda insanlar boşluk hissi vardır.Bu boşluk hissini sanatsal alanlarda kullanırlar.Yani demem o ki bütün iyi romanlar en olumsuz anlarda çıkmıştır.
27)Kısa ve öz cümleler kurun.
28)Sürükleyici yapın kitabınızı.
29)Maksadınız para kazanmak için olmasın.Sanat için yazın.
30)Klasikleri okuyun.Klasik okumayanda hayal gücü sıfırdır.
31)Gerçekten sevdiğiniz bir kişiye hislerinizi anlatın.Doğal olun.Zaten bir ask romanında sevmediğiniz bir kişiye nasıl his aktarımı yapabilirsiniz ki?
32)Yetenek işi değil sizin isteğinize yani yazma hevesine bağlı bir şey.
33)Sevdiğiniz kişiyi hayal edin. Canlandırın
Önce çok farklı romanlar okumalısın.
Nasıl ki farklı farklı yerler gezince vay be burası da çok güzelmiş diyoruz ya hani sen de farklı farklı romanlar okuyunca hem zihin dünyan hem de bilgi dünyan ve bakış açın genişleyecek.
Sonra istediğin gibi yazarsın.
Amaa tarihte etki bırakmak istiyorsan suriyeli multeciler üzerine bir roman yazabilirsin.
iyi bir olay örgüsü ve geniş bir kadroyla tarihte kendine yer bulabilirsin.
Yazmak için nerden başlamalıyım. Tüm popüler gündemden uzak özgürce bir şeyler karalamak istiyorum ama nasıl yapmalıyım bilmiyorum. Geçenlerde türkçe çözerken çok güzel bir eleştiri metnine denk geldim. Yazarı kahraman bakış acisi ile yazdığı için eleştiriyordu kişi. Her ortamda her insanın bulunma amacına göre betimlemelerin değişmesi gerektiğini savunuyordu. Düşünceyi geliştirme yollarına hakim olmak gerek gibi ancak nerden başlanır acaba?
Bir ara denemiştim ama okul falan araya girdi hala ilk 20 sayfa duruyor masaüstümde arada açıp bakıyorum o zamanlar çok amatörmüşüm. Yani bir geçmiş zaman bir şimdiki zaman kullanmışım hikayede çelişkiler boş karakterler falan. Ne kadar okumayı sevsem de yazmak çok daha farklı. Gene de deneyenlere 1-2 tavsiye verebilirim.
1) Benim amatörmüşüm dememe bakmayın bol bol yazın. Yazmak yazarak öğrenilir. Kısa hikayeler fabllar yazın. Bol bol deneyin.
2) karakterlerin hepsine ayrı ayrı kısa öz geçmişler yazın, yazarken arada bakın. Kesinlikle karakterlerinizi boş gözükmekten kurtarır.
3) düzenli yazmaya özen, gayret gösterin. Disiplinle yazmaya devam ederseniz gelişirsiniz.
4) Yazdıklarınız iyi kötü demeden saklayın arada açıp bakın gelişiminizi görmek sizi hırslandıracakdır.
5) Romanınıza başlamadan kısa bir şekilde özet yazın. Takıldığınızda bakın yardımı dokunacaktır.
6) iyi yazarlar toplumu çok iyi analiz eden yazarlardır. insanları gözlemlemek Karakterlerinizi daha çok gerçekçi yapar okur karakter ile daha hızlı bağ kurar.
7) Yazarların hepsi aynı zamanda okurdur. Kitap okumadan, yazmak imkansızdır. Ayrıca kitap okurken yazarın yaptığı hataları bulmayı deneyin. Kendinizi gözlemleyin nereleri okurken sıkılıyorsanız oraları kendi kitabınızda yazmayın.
8) Son olarak en zoru yazmaya başlamaktır. içinizden geldiği gibi yazmaya başlayın. Yazdıkça daha çok yazacaksınız. Başlarken direk olaydan başlayıp sonra 1 gün öncesine de dönebilirsiniz. Veya bir karakterin düşüncesi ile de başlayabilirsiniz tamamen size kalmış. Yanlış yok.
Ormanda kaybolup çıkışa giden patikaları zorlamak olan yazım tekniği. Orman ne kadar suni ve boş ise patikalar onun aksine gür ve saçaklı olmalıdır. Orman ne kadar yeşil ise patikalar bir o kadar renklendirilmiş tuvaldir.
Roman karakterler karantinasıdır. iyi bir yönetici değil isen minimize ol ve öyküyle yetin.
heves kırmak gibi olmasında, roman yazmak kolay bir iş değil.
birşeyler yaşamış olmak gerekir yani feleğin silesini yemiş olmak gibi.
büyük yazarların hepsi bir sürü acı olay yaşamış. belki o acıları biz kaldıramayız bile.
maalesef şimdi yazılan romanlar laf kalabalığı ve kağıt israfından başka bir şey değil.
Önceleri kendime güvenemiyordum beceremem, hatalar yaparım diye.
Sonra fark ettim ki yaşamayı da pek beceremiyorum ve hayatmda hatalarla dolu.
Dedim ki neden olmasın, zaten kusursuz olan ne var ki gördüklerimizde?
Ve yazmaya başladım bugün.
ismi de "bir akşamın dönüşünde" olacak.
------spoiler------
Yetim mülteci iki kardeşin yaşamla savaşını anlatacağım.
denediğim ama zor olduğu için bıraktığım eylem. üç dör sene önce seksen sayfalık bir şey yazmıştım ama beğenilecek bi yanı yoktu. tabii istesem piyasada parayla kitap basana yayınevlerinden birinde yayımlatabilirdim. sonra bir kırk sayfalık denemem oldu. ama araya okul girdi. daha sonra geçen hafta artık yeter, o romanı yazacağım dedim ama kafamın içinde romana dair bir şey kalmamış. not olmaman ın sonucu bunlar işte!
şimdilik öykü ile devam edeceğim. elbet bir gün o romanı yazacağım!!! ancak bu da zengin işi be sözlük, bolca boş zaman ve uğraş istiyor.