saçma sapan savunma anlayışıyla kafalarımızı bozan italyan teknik direktördür. türkiye ligini anlamamakta ısrar etmesi üzerine bizleri çıldırma noktasına getirmiştir. burası türkiye lan türkiye. topçuları da taraftarları da senin italya da, ingiltere de gördüğün gibi profesyonel ruhlu değildir. amatördür taktiğiyle değil yüreğiyle oynar. burada büyük takımların taktikleri değil ruhları vardır. onlar için en güzel taktik, ruhunu ortaya çıkaran taktiktir. galatasaray ın ruhu da hucum etmektir. önde basmaktır, saldırmaktır. gel inat etme artık bırak saçma sapan defans anlayışını. çıkar şu aslanı kafesinden parçalasın herkesi.
her maçın ikinci yarısı takımın kaptanına yani selçuk inan'a kağıt veren teknik direktör. biz ekran başında çıldırıyoruz galatasaraylılar olarak. al o kağıdı bilmem ne yap diye. ama bunu en sonunda bir futbolcu yapacak. yapmalıdır da. yapsın çektirsin gitsin artık. takımda kalması her saniye zarar.
teknik musvette. fatih terimden sonra gelipte kalici olabilecek teknik direktor yoktu bu atladi tabi parayi gorunce ben yaparim dedi simdi sacini basini yoluyordur. o degil bizede de sac birakmadi.
geçtiğimiz maçlardan biri berabere bitmek üzereyken oyuncu değişikliği yapmaya kalkışmıştı. son maçta da takım mağlupken forvet çıkartıp orta saha aldı.
birinin kendisine oturup '' amacın nedir hocam ? galatasaray deneme yanılma tahtası değildir. istikrar istiyoruz. '' demesi lazım... yoksa bu istikrarsızlık hiç de hoş değil...
m. city gibi dünya karmasında başarı yakalayamayıp orta seviyede Türk takımının başına getirip başarı beklenen adamdır . Sonuç seneye kovulması öngürelen adam. Tabi aldığı paraya bakarsan kovulana kadar gitmemesi olası sonuçtur.
kendi evladını, yüksek divan kurulu üyesini, gelmiş geçmiş en başarılı efsanesini harcayan, kendini üç yönetici bir atkılı italyan'a emanet ederken vicdan azabı çekmemek için ihanet öyküleri uyduranların en sevdiği.
eskaza bir de başarılı olsa neler yazacaklardı hakkında allah bilsin, takımı açık açık yok etmişken düzülen bu kadar methiyeye bakıyorum da.