II. abdülhamid döneminde tımarhaneye kapatılan bir akıl hastasının deli saçması kitabı. Bunu bir de haşa kutsal kitabımız kuran'dan değerli gören münafıklar var. Allah hidayet versin.
hay nurunuzu, cemaatinizi sikeyim dedirten kitap.
yeter ulan. batı nereye geldi bir bakın. biz hala deve sidiği hastalığa iyi gelir mi diye düşğnüyoruz.
kitap bir tane o da kuran-ı kerim.
inanmayandan da bana ne.
1. hakkında onlarca dava açılmasına rağmen suç teşkil eden bir metin bulunamamıştır. davalar 1930lardan başlayıp 60 lara kadar uzanıyor.
2 evet dava açılır da hakkında bilir kişi raporu olmaz mı var elbet, diyanet işleri başkanlığı farklı dönemlerinde bu kitabı defalarca incelemiş ve riale i nurun yayınlanmasında sakınca görmemiştir.
o zaman bu muhaliflerin bu kitapla sorunu ne? biri anlatabilir mi nereden geliyor bu karın ağrısı, pkk ya göstermediğiniz kini buraya kusuyorsunuz neden yani?
birkaç kere neymiş arkadaş bu kadar diye birkaç paragraf okumaya çalıştığım ama birşey anlamadığım kitaplardır. Kuranın meali de tefsiri de bundan çok daha kolay anlaşılıyor ki neyini anlatıyormuş kuranın.
kur'an'ı çağa tefsir eden külliyat diye tanımlanıyor.
aracı kitap ise ilgilisi okumalı.
kur'an-ı kerim, kur'an-ı kerim'den okunarak öğrenilmeli.
kur'an-ı kerim'i okumadan onu anlatan kitapların okunmasını doğru bulmuyorum. herkes ilk kaynak olarak kutsal kitabın kendisini okumalı.
öğrenmek isteyenler için çok değerli isimlerin türkçe çalışmaları var.
Nurcular, ceviz için bile ölmüş gitmiş geylani'den medet uman said nursi'nin bu rezaletine karşı ne tür bir savunma/kendini kandırma geliştirdiler acaba?
sapıklığın, şirkin dibi:
''Beşinci vecih: Üstadımız kendisi söylüyor ki: "Ben sekiz-dokuz yaşında iken, bütün nahiyemizde ve etrafında ahali Nakşî tarikatında, ve oraca meşhur Gavs-ı Hizan namıyla bir zâttan istimdat ederken, ben akrabama ve umum ahaliye muhalif olarak 'Yâ Gavs-ı Geylânî' derdim. Çocukluk itibarıyla elimden bir ceviz gibi ehemmiyetsiz birşey kaybolsa, 'Yâ Şeyh! Sana bir Fatiha, sen benim bu şeyimi buldur.' Acîptir ve yemin ediyorum ki, bin defa böyle Hazret-i Şeyh, himmet ve duasıyla imdadıma yetişmiş. Onun için bütün hayatımda umumiyetle Fâtiha ve ezkâr ne kadar okumuşsam, Zât-ı Risaletten (a.s.m.) sonra Şeyh-i Geylânî'ye hediye ediliyordu.''
Evet benim de saçma bulduğum / katılmadığını yerler var.
Ama bu kalan %99 unda değerli fikirler / bilgiler olduğu gerçeğini değiştirmez.
Yani bugün tıp kitaplarının bile birkaç onyil sonra belki %20-30 u ( belki geçmiş on yıllarda oldugu gibi %40tan fazlası ) yanlış bilgiler içerdiği farkedilecek.
Dolayısıyla beseri bir kitaba yüzde yüz doğruluk arayarak bakamazsin. Bulduğun bir hatadan dolayı binlerce sayfaya hatali deyip cope atamazsin. Öğrenmek istersen vakit ayırır okursun. Öğrenmek istemezsen saygı duyup geçersin.
önyargı denizinde bogulmussan yapacak birşey yok kin nefret öfke ne varsa kusarsin.