darbecilerin taptığı kitap.
bir de anlasak ne dediğini kuranı güya bu kitap sayesinde anlayacakmışız lan kuran mealini okumak anlamak bunu okumaktan kolay, allah belasını versin.
yıl 2006 falan.
hoca elinde bu kitaplarla sınıfa girdi. herkese dağıttı. hepiniz bu kitaptan sorumlusunuz ülke geneli sınav olacak, kazananlara hediyeler verilecek dedi. şakirtler hemen heyecana kapıldı. hemen başladılar okumaya.
aziz iskender black atıldı, ben bu kürdün kitabını okumam dedi.
hoca celallendi. ne demek istiyorsun sen dedi. aileni mi çağırayım onu mu istiyorsun saygısız herif diye ekledi.
aziz iskender ilk defa bir hocadan saygısız lafını işitmişti. hem de haksız yere. sesini yükselterek şöyle dedi: benim ulu önderime deccal diyen soysuzun kitabını bana okutamazsın. bu kitabı eve gidince sobada yakacağım.
.
.
hoca, sana haddini bildireceğim dedi. kitabı bir hışımla geri aldı.
aziz iskender o günden sonra hiçbir abi sohbetine ve sınıf etkinliğine çağrılmadı. güzel bir had bildirmeyDi.
risalei nur elbette bir kuran, bir hadis kitabı değildir. fakat siz çapulcularında saçma sapan yorum yapacağı , aptalca, eblehce yazılmış bir kitapta değildir. Hazineden ancak ehli anlar. altından sarraf, antika eserdende arekeologlar anlar. siz anladığınız kamal bilimine nutuka yönelin.
bir sayfayı anlamak için 3 kez okumanız lazım. kitabı günümüz türkçesine çevirmiyorlar. kutsallığını kaybedermiş. müritleri nur risalesini neredeyse kuran kadar kutsal görüyorlar.
okuduğum kadarıyla boş kitaptır. hikayeler üzerinden dini izahlarda bulunmaya çalışmış.
başka bir eser verse dikkatle cevap verecektim destekleyecektim. ama bir müşriğin ve inşallah delinin (çünkü deli değilse ağır müşrik) kitabının tek satırını daha okumamalıdır.
sirkler topluluğu kitaplar. baştan sona saidin kendi eserlerini yüceltmek için bizzat risaleleri şirk koştuğu hz ali ye hz cebrail e Allah a iftiralar attığı hz peygamber e iftiralar attığı pis bir kitaptır. necistir. cahiller kuran okumaz ama bunu okur. öyle olunca da şirkleri göremez. anlayamaz. mübareklik sanar.
sait çamlıca'nın güzel bir sözü var der ki "fetoculuk küçük nurculuk ise büyük projedir." sözün ne manaya geldiği açıktır. yani nurculuk tehlikesinin farkında mısınız? nurculuğun kimlerce beslendiği, feto'nun nasıl yetiştirildiği ortadadır feto tasfiye edilir ama feto'nun beslendiği fikirler kalır. işte said kürdi denilen adamın ajan olduğu zaten bilinen bir gerçektir. rahmetli demirel bunların oyunu almış lakin bunlara makam vermemiştir. menderes'in nurcularla doldurduğu partiyi demirel temizlemiştir bunu da söyleyelim yanlış anlama ortadan kalksın.
insanların kuranla arasına konan engellerden biri. bunlardan çok var. insan ne zaman ki bu engelleri es geçip asıl kitaba bakar işte o zaman hepsinin de maskesi düşmüş olur.
adam apaçık deli, nasıl peşinden gidebilirsiniz dünyada o kadar çok şey varken. gerçek dünya varken, doğayı bilimi araştırmak, insanları mutlu etmek varken niye mistiklikle kendinden geçersin?
geçmişte (bi 6 yıl var) bir kaç cildini okuyup bitirmiştim. benim risale i nur hakkındaki düşüncem ise;
"siz kuranı okuyup anlayamıyorsunuz yada bokunu çıkartıyorsunuz, biz okuduk anladık size anlatalım, biz nasıl düşünüyorsak sizde öyle düşünün yorumlayın"
yada söylede olabilir;
"şimdi hacılar 1400 yıl önce yazılan kitap illaki zamanın teknolojinin, insani ve insan hakları gelişiminin hışmına uğruyor, biz kuranı eğip bükelim türkçe nasıl olsa lastik gibi, hangi anlamı istiyorsak o anlamı çıkartırız sizde mutlu mesut pırıl pırıl kafalarla yaşar gidersiniz, gelecektede işid gibi koyu fanatik islamcı guruplar türemez ülkede"
ruhsal sorunları olan bir şahısın elemet uydurması olarak nitelendiriyorum. ve bu kitabı okuyup bilgili olduğunu zanneden bir çok şahıs var maalesef ülkemizde. en hakiki mürşit ilimdir dostlar. bu tarz doğaüstü metafizik kitaplar insanların uydurduğu saçma sapan şeylerden ibarettir. kuran varken bu kitaba neden ihtiyaç duyulmuş anlamak güç. bu kitabı kuran'dan daha çok okuyan hatta bunu yazan şahısa peygamber gibi adamdı diyenlerde çok maalesef.