1-2-3-4 rüzgar estirmenize sebebiyet veren viteslerdir 96model kullanılıp deneyimle sabitlenmiş hatta lpg li olan bir cinstir lakin durdurmakta o kadar başarılı olunamayan bir alet...
yakınanlara anlam verememekteyim bu araçtan ki o fiyata ne almayı bekliyorsunuz ayrıca zamanına göre iyiydi işte hepsi bu.
ucuz fiyat ucuz işçilik ucuz parça az yakıt az masraf koy suyu koy yağı koy benzini çalıştır git.
ha ben saatte 240 km/h yaparım elektrikli ayna 8 airbag abs hidrolik direksiyon vs vs isterim diyosan senlik bi şi yok burda tabi.
yaklaşık 12 yıldır evimizin demirbaşı olan arabamızdır. son yıllarda zırt-pırt arıza çıkarmaya başlayıp masrafları artmaya başladıysa da babam elden çıkarma konusunda ağırdan almaktadır. zira tahminen kendisi tarihi eser kaçakçılığı ile suçlanmaktan korkmaktadır *. kutu gibi şekli, kolayca kalkabilen burnu, vites atılan kolun kas yapması sebep olacak kadar sert debriyajı ve garip pedal ayarlarıyla araba kullanmayı normalinden çok uzun bir sürede öğrenmeme ve piyasadaki diğer arabaları kullanırken çok zorlanmama neden olmuştur.
bir vesileyle kardeşimin emaneten bana bıraktığı araba. ilk zamanlar 120'yi geçmedğini düşündüğüm fakat bunun gaz pedalının ayarsızlığından kaynaklandığını keşfedip yaptırdığımda 170 kilometre hızı görüp sapıttığım araç modeli.
inanılmaz az yakıyor. hatta lpg de kullanıldığında ve 90 km/h geçilmediğinde ortalama olarak 80 ytl tutarındaki lpg ile neredeyse 900-1000 km gidilebilen araç.
diğer entrylerde de belirtildiği gibi, kırmızı ışık çıkışlarında çoğu arabanın eline verebiliyorsunuz. özellikle üçüncü viteste gazı kökleyince inanılmazı yaşatan bir araç. motorun kendine has bir sesi olduğu doğru. özellikle gazı kökleyince gelen o ses gaza basanı da gaza getiriyor. bu sebepledir ki, abartı egsoz bu arabaya çok yakışıyor.
bir kibrit kutusu kadar dardır içi ama dıştan hiçde öyle görünmez.. kendileri 110'u aşınca poposu epey bi kalkar. yokuş aşşağı ve düz yollarda banamısın demez.. ama gelgörki yokuşta ben yokum abi der.. hele birde yüklüyse hele hele birde lpg liyse vay halinize. zaten 1.4 motor var. tofaş bile daha kuvvetlidir.. ayrıca uzun yola hiçmi hiç gelemez bu arabalar. yalnız ismi nedense pek bi hoştur..ismini türkçe tellaffuz etmeye çalışanlar ve murat bey diyenleri bile görmüşümdür..
ekle butonuna basılmadan önce son anda akla gelen edit: yolda seyir esnasında motor hararet yapıyor ise hemen bı kenara çekınız arabayı. motorun su haznesıne bı mıktar su koyunuz ve o su haznesını olduğu yerden çıkarıp bı mıktar havada tutunuz. bu sayede arabanızın suyu emıcektır.. aksı halde yolda kalırsınız!..
arka koltuğa 2 kişi oturur ve birde bagaja 3-5 eşya koyarsanız arka tampon yere değcek zannedersiniz. yollarda burnu havada giden broadway ler görmek gayet olasıdır.
ayrıca neden böyle en düşük sınıf araca broadway gibi en üst düzey caddenin adı verlmiş ilginç ?
nam-ı diğer broadway. renault un 90 larda cok tutmus olan otomobilidir. turkiye sartlarina uygunlugu tercih sebebi arac olmasina sebep olmustur. ilk ciktigi zamana gore harika bir aractir. turk insanini elektrikli cam ve merkezi kilitle tanistirmistir. ayrica dogan a gore yakit bakimindan cok daha tasarufludur. kulaklari sagir edebilecek birde kornasi vardir ki; karsidan karsiya gecen teyzelere calinmasi uygun olmayabilir mazallah kadin korkudan bayilabilir. bugün bu otomobili hidrolik direksiyon yap piyasaya sur clio dan cok daha fazla satacagi kesindir.
1999'dan beri kullandığımız emektar arabadır. bugünkü renault clio symbol'ün seksenler ve doksanlar versiyonudur. aynı onun gibi tasarım harikasıdır. dar, yüksek gövde takla atmak için birebir dizayn edilmiştir. ayrıca 3 kez kasası değişmiş olup en beğenileni ise ikinci nesil kasa olmuştur.
tutulmasının en önemli sebeplerinden biri de motorunun sağlam olduğu düşüncesidir. fakat ortalama olarak bir tofaş kadar çok arıza yapmaktadır. üstelik bu arabaların hemen hepsinde bir marş sorunu vardır ki akü yeni bile olsa bir kaç defa marşa basmayı gerektirir çalıştırmak için.
aracın kaportası ise rakibi tofaşa göre biraz daha dayanıklıdır. bunda en önemli etken kasanın biraz daha ufak ve derli toplu olmasıdır.
bazı modellerinde ilginç ve gülünç bir şekilde 220 km/h göstergesi olsada 90 km' aşmak bu arabada müthiş bir adrenalin boşalımına sebebiyet verecektir. arabanın ön konsolundan tutunda, silecekleri, camları, direksiyonu hemen titremeye başlamaktadır. ayrıca düz olan ön cam da bu hızı hemen hemen 3/2 oranında artırıp 130-140'la gidiyomuş hissi verir.
acemi bir şöfor için tam bir başbelasıdır. debriyajın kavrama noktası diğerlerine nazaran hafif yukarıdan olduğu için trafikte lambalarda kalkarken arabayı istop ettirmenize sebep olur. yokuş yukarı kalkarken de el frenini kullanmanızda bu yüzden gereklidir. en az bir kaç sene bu istop ettirme ve el freni alışkanlığı devam eder bu araba yüzünden.
ama otopazarına götürdüğünüzde bir kaç saat içinde hemen paraya çevirebilirsiniz. zaten sevilmesinin en önemli sebebi de budur.
hidrolik olmayan direksiyonu sayesinde kısa zamanda pazu yapmama neden olmuş arabadır. birde kaportasının müthiş derecede sağlam olduğunu düşünmekteyim, nitekim,yapmış olduğum kazada başka bir araç içinde olsaydım şuan sağlam olurmuydum bilmem.... halen çok satılan ve aranan bir araçtır..satmayı düşünürken, nasıl ayrılacağım diye üzüldüğüm yol arkadaşımdır kendileri..
edit: hangi saftoronlar, niye eksi oylamışlardır anlanılası bir durum değildir. evet bu araç çok satıyor, çünkü günde mütemadiyen 3 kez arabayı görmek için arayanlar vardır.
ibre 90 a doğru yaklaştıkça arka tarafın havalandığını hissettiren "ohh bee iyi ki önden çekişli" dedirten araba modelidir. modelden çok markasının okunuşunda sorun çıkaran arabadır.
(bkz: renolt)
doğrusu için (bkz: reno)
(bkz: jean reno)
ilk arabamız torostan sonra, 4 farklı nesil broadwayimiz oldu. hakikatende emekli,memur,öğretmen arabasıdır. ben ona "memur ferrasi" derim. sahinler,doğanlar gibi kötü karizmasıda yoktur. hatta kırmızı ışıkta en öndeyse çoğu arabayı geride bırakıp uçar gider. yıllar bu arabaya verilmiştir. benzin yakmaz, yedek parçası ucuzdur, arıza çıkarmaz.direksiyonu alışana hafif gelir, freni alışmayaan saçma gelir. broadwaydan sonra herhangi bir arabaya binerseniz, freni yavaş giderken denemeniz gerekir.eğer broadway gibi frene yüklenirseniz diğer arabalarda kendinizi ön camda bulursunuz. çağu kimsenin ilk göz bebeğidir. candır,canandır.
edit: harbidende motor sesini tanırsın. özellikle yıllardan beri kullanılıyorsa. kendi arabanın motor sesini iyi bilirsin ve gözle görmeden babanın eve geldiğini anlarsın.