Islama ters düşen bir durumdur. Lakin insan iradesi biraz beynini zorlayınca böyle şeyler ( daha önce başka bir beden de yaşamıştım, o kişiyi önceki hayatımda görmüş gibiyim ) düşünebiliyor. Fakat inancımızda ters düşen bu durumlar her insanın beyninde oluşan bir iç yanılsamasından ileri gitmiyor zannımca. Bence yaşadığımız ve yaşayacaklarımız adına bir bilinçaltı yolculuğu... Kaan Murat Yanık' tan BUTiMAR' ı okumanızı tavsiye ederim bu konuyla ilişkili.
trt belgesel de sanki turklerde reenkarnasyon varmış gibi çekilen belgeselde gördüğümdür, arkadaş, mezarların yanlarına koymuşlar oyuncakları, takım bayraklarını, parfümleri...
neymiş türkler müslüman olmadan önce de 2. hayata inanıyormuş falan filan.
tamam, ahiret inancı var da, bunu 2. hayat diye tabir etmek biraz saçma... yok işte 2. hayatlarında bunları kullancakmis,
kısacası çok gereksiz bir belgeseldi
Reenkarnasyon veya ruh göçü, ruhun sürekli olarak tekrar bedenlendiğine inanan spiritüalistlerin bu olaya verdiği addır. Reenkarnasyon kavramı Asya dinlerindeki tenasüh kavramından biraz farklı olmakla birlikte, benzerlik arz eder.
Var olan döngüler ve dönüşüm hareketinin, varlığın da döngüye ve dönüşüme sahip olduğunun düşünülmesidir.
Bunu fark eden kişi yaşıyorken bunu belirtmiştir.
Olması olanaksız döngü.
kast sistemini ayakta tutan inançtır bu. adam doğduğu sistemi hakkettiğini düşünüyor ve başkaldırırsa daha düşük bir şekilde dünyaya yeniden geleceğini eğer isyan etmezse ise daha iyi bir şekilde geleceğini düşünüyor.
işte cennette kralız diye nasıl buradaki müslümanları kandırıyorsalar orada da bir daha geldiğinde kralız be oğlum diyerek kandırıyorlar.
inancın içeriğinin saçmalığına değinmeme gerek yok herhalde.
Öldükten sonra yeniden yaşama inancına denir. Cem yılmaz'ın dalga konusu olmuştur (bkz: Bir dahaki sefere kralsın be oğlum) dipnot:ne kadar saçma olduğunu söylememe gerek yok herhalde
sinan canan hocaya göre beyin dalagalarının ölüm esnasında başka bir korunaksız beyne yani anne karnındaki bir bebeğin beynine aktarılabilirmiş yani olabilme ihtimali varmış.
tamamen saçmalıktır daha önce de yazdım iki kez açıklama yapma zorunda insanı bırakmayın.
brahmanlar nalet hinduları kazıklamak için bunu buluyor ve bu kast sistemini destekliyor.
sözde vahiyle geldiği sanılan dinlerin cennette kralız lafıyla, brahmanların bir daha gelişimizde kralız lafı dinlerin fikirsel bazı farkılıkları olsa da sömürüde nasıl birleştiklerinin güzel bir göstergesidir.
dünyada 1 milyar civarı insanın reenkarnasyona inandığı tahmin ediliyor. tabi ki bu rakamın büyük bir kısmını uzakdoğu coğrafyasındaki hindu ve budist inanışa sahip kişiler oluştursa da ruhçuluk ve bazen de tasavvuf yoluyla reenkarnasyonun olduğu fikri islam'a da sokulmaya çalışılmakta.
öncelikle bu konudaki kesin görüşümü söyleyeyim: eğer reenkarnasyon varsa kuran yalan söylüyordur.
o kadar da netim bu konuda.
şimdi reenkarnasyona "delil" olarak sundukları ayeti göstermek istiyorum:
mümin 11 - dediler: "rabbimiz! bizi iki kez öldürdün, iki kez dirilttin. artık günahlarımızı itiraf ettik. buradan çıkmak için bir yol daha var mı?"
buradaki "iki kez öldürdün, iki kez dirilttin" ifadesini reenkarnasyona yormak, sadece onu orada görmek isteyenlerin başarabileceği bir iştir. eğer yeterince ıkınır ve iyi bir çocuk olursanız şirinleri görebilirsiniz. fakat kuran'daki tek bir ayet üzerinden karar verilemeyeceğini, kuran'ın a+b+c+d+... olduğunu başından beri söylüyorum. şimdi bir başka ayetin ışığında bakalım bu "iki kez ölmek" ve "iki kez dirilmek" ifadeleri ne anlama geliyor?
bakara 28 - allah'a nasıl nankörlük ediyorsunuz? siz ölülerdiniz, o sizi diriltti. sizi yine öldürecek ve sonra diriltecektir. nihayet o'na döndürüleceksiniz.
bu ayetten şunu anlıyoruz, biz bu dünyada var olmadan önce, yani anne rahminde oluşmadan önce, allah bizi "ölüler" olarak tanımlıyor. yani henüz doğmamış bir insan, "ölü"dür allah'a göre.
şimdi değerlendirmemizi yapalım:
doğmadan/var olmadan önce ölülerdik: 1. ölüm
bu dünyada doğduk: 1. diriliş
her canlı gibi bu dünyada öleceğiz: 2. ölüm
ahirette yeniden diriltileeğiz: 2. diriliş
e al sana 2 ölüm, 2 diriliş. yani reenkarnasyona delil olarak gösterdikleri ayet, aslında reenkarnasyonun olmadığının delilidir.
şimdi yine bir başka ayet vereceğim, "aha kuran'da çelişki var"cılara fırsat doğurabilecek bir ayet bu, fakat bu ayette bir çelişki görmek de sadece onu görmek isteyenlerin başarabileceği bir iştir.
dühan suresinin 56. ayetinde allah, cennetteki insanlar için şöyle der:
dühan 56 - orada, ilk ölüm dışında ölüm tatmazlar. allah onları cehennem azabından korumuştur.
şimdi "hani 2 ölüm vardı, ilk ölüm dışında ölüm tatmazlar da ne demek?" diye düşünebilirsiniz. fakat dikkat edilmesi gereken nüans şudur, ölümü tatmak veya ölümü tecrübe etmek, sadece yaşamakta olanın yapabileceği bir iştir. henüz yaratılmamış, var olmamış bir nefs, ölüm denilen olayı tatmış ve tecrübe etmiş değildir. ancak yaşamla tanışmış olan canlı öldükten sonra ölümü tecrübe etmiş olur. yani "ilk ölüm dışında ölüm tatmazlar" ifadesinde bir kusur, hedehödö yoktur.
ek olarak, yine bu ayet de yeryüzünde yaşamakta olan insanların yalnızca "bir kez" ölecekleri vurgusunu yapmaktadır. yani dühan 56'ya göre de reenkarnasyon falan yoktur.
reenkarnasyona inanıyorsanız eğer, lütfen bunu islam'a yamamaya çalışmayın, zira reenkarnasyon ve islam taban tabana zıttır. reenkarnasyon hakkında binlerce kitap yazılması, kimi ilahiyatçıların veya profesörlerin "reenkarnasyon vardır" demesi veya milyarlarca insanın reenkarnasyona inanması, reenkarnasyonun var olduğu anlamına gelmez. zira insanlar genellikle yanılgı halindedir. en azından kuran'a inanıyorsanız durum budur yani.
gerçek olup olmadığı bilinmeyen dine göre gerçek değilmiş. Ee napalım? Reenkarnasyon yok diyen kişi belki de bilmem kaçıncı enkarnasyonunda yaşıyor olabilir. O kadar emin konuşmamak lazım. Varoluş gizemlerle dolu.
zamanında hintli fakirleri avutmak için ortaya atılan bir masaldı.
kast sistemiyle toplumda ezilen aileler önceki hayatlarında yaptıklarının bedeli olarak bu duruma düştüklerine inanırdı. erdemli bir hayat sürerlerse de gelecek hayatlarında mutlu olacaklarını düşündüler.
Kesinlikle yoktur ya da vardır diyen eşit düzeyde maldır. Bilinemezdir zaten ama tahmin edilebilir ya da mantığa uygunluğu söz konusudur. Herkesin aklı bir olmadığına göre neyi nasıl kanıtlamaya çalışır ve hakaretler yağdırırsınız. Bu her konu için geçerli değildir ama özellikle bu konu çok kanıtlanabilir bir konu olmadığı için dandik söylemleriniz dandik kıçınızda patlar.