hiç konuşulmamasından veya ümit beklemesinden daha iyisini yapmıştır. ısrar etmeye hiç gerek yoktur. olumsuz da olsa bir cevap almıştır. her şeyin hayırlısı deyip yoluna devam etmektedir.
(bkz: benim o kisi) ne cirkinim ne de asosyal. Kismet bu isler onu anladim. Bir insanin surekli red yemesinin baska bi sebebi yok hele ki o "arkadas olarak seviyorum, oyle kalalim" demeleri yok mu cildirtiyor insani.
büzülmüş erkektir; sürekli reddedilir[beckett'in bir şiirinde temellendirildiği gibi; sürekli dener ve sürekli yenilir] arzunun kahrolası döngüselliği ile başı dönmüştür, teklif her adımda geri döner, fakat kabul her seferinde kaçar. bu pehlivan hiç güreşe doymaz; arzunun karanlık nesnesi olan kadın sürekli reddeder; erkeğin ise varoluşu hiç bir şekilde karşı tarafın kabulu ile onaylanmaz.
hani kadın erkek eşittir deriz ya, aslında eşit falan değiller. bir erkeğin reddedilmesi hele ki gerçekten seven bir erkeğin reddedilmesi zordur, acıtır. ama bir kadının reddedilmesinden daha zor değildir. genel olarak erkekler kadınların peşine düşer, onları şımartır. kadınlarda naz yapar. işte tam bu devrede eşitlik falan ortadan kalkıyor. adam kovalayan, kadın ise kaçan oluyor. kovalayan koşullara göre kaçanı yakalamayabilir. burada şaşırılacak bir şey yok. asıl zor olan kaçması gerekenin diğerini kovalamasında... ama yine de kadın veya erkek hiç fark etmez, sadece acıtır hem de çok acıtır reddedilmek..