canı gönülden sevdiğim adam. hatta canımı uğruna feda edeceğim adam. halkımızada bu adamı "sevin" çağrısı yapıyorum.
kötü adamlar ölmüyor hocam, biz onlardan nefret ettikçe onlar daha çok yaşıyor, bizi daha çok tiksindiriyorlar. derim ki bunları sevelim sayalım, 2-3 güne kalmaz hık der giderler.
aragorn gibi; '' her nekadar isuldur'un kanından gelsem de isuldur değilim. '' demiş, '' değiştim! '' demişti. fakat 6 senedir sahip olduğu güç yüzüğü onu iyi yönde değiştirmemiş, aksine kötüye götürmüştür malesef.
ama kimse canını sıkmasın. az kalmıştır mordor hükümetinin yıkılmasına... bugün ilk önemli mağlubiyetini ordularının komutanı saruman dengir mir mehmet fırat ''cesur faramir kemal'' den almıştır tüm orta dünyanın huzurunda.*
(bkz: there is always hope)
mekan değiştirirken vatandaşlara eziyet eden başbakan.
şöyle ki:
efendim kendileri,
öncü, yancı, arkacı koruma ekipleri ve 41 (kere maşallah) arabalık eskortuyla hiçbir ışıkta durmadan son süratle
ve de iftar vakti,
iftar yemeğine giderken,
geçtiği tüm yolları trafiğe kapattırmaktan büyük keyif alır.
hastaneye, evine, iftar davetine gidemeyen,
yolda, saatlerce araba içinde bekleyen yüzlerce vatandaş
korna çalarak kendisini protesto edince de: '' ya bunların hiç sabırları kalmamış'' der.
bugün annem - babam ve ben triosu resimlere bakıyorduk. derken bir resim dikkatimi çekti. 2-3 kere baktım inanamadım. babama sordum, anneme sordum. doğru dediler. gölcük' te bir restorandayız. ben daha ufağım. fotoğrafın sağ alt köşesinde 23.08.1996 yazıyor. annem, babam, ben ve belediye başkanı tayyip ile samimi resimler çekilmişiz. 1 tane de değil, 3 tane. eh dedim nasıl oldu buluşma ve babam anlattı:
'' balık yemeye gittiğimizde, lokantada bizden başka kimse yoktu. derken lokantanın önüne 2 tane syah mercedes geldi. içeri recep tayyip erdoğan ile bir adam geldi. derken bu ufak restorantta muhabbet muhabbeti açtı ve aynı masada yemek yeyip, resim çekilmiştik. bu kadar.''
şimdi ise ne düşnüyorum biliyormusunuz, acaba aziz yıldırım ile olan fotoğrafımın yanına mı koyayım, yoksa yine konsolun ikinci çekmecesine mi sokuşturayım ? daha karar veremedim ama, kömür yardımı gelirse, kesin koyarım aziz yıldırım ile çekildiğim resmin yanına. **
sempatizanları ve antisempatizanlarının keski çizgilerle ayrıldığı başbakan. öyle bir hal aldı ki tayyip erdoğan'ı seven insanlar, başbakan ne hata yaparsa yapsın eleştirmeyip afferin çok doğru yapmış diyen insanlardan oluşuyor, resmen biat etmiş hatta tapma noktasın getirmişler. kendisine oy vermiş olabilirler kimseyi de ilgilendirmez sonuçta kendi iradesiyle verilmiş oylardır onlar. ancak bu adam bir yanlış yaptığı zamanda yanlış evet yapmaması gerekirdi deyin diğer hükümetleri örnek alıp ad hominem yapmayın kardeşim. sadece yanlışı olduğu noktada yanlış diyin yine desteklerseniz destekleyin kimseyi ilgilendirmez.
gelelim tayyip erdoğan karşıtlarına burda da benzer durum var. bu kesimde tayyip erdoğan'ın her yaptığı işi yanlış olarak nitelendiriyor, her sözünü ve icraatini ölçmeden tartmadan eleştiren kesim de bu. ya ülkeyi satıyor yada ülkeye şeriat getiriyor. hep tayyip yanlış kendi düşüncelerindeki insanlar doğru şeyi söylüyor düşüncesindeler.
bu her iki kesimin bu tarz davranışları ülkeyi bölmekten başka bir işe de yaramıyor. halkın bir kesimi diğer kesime dinsiz imansızlar, islamiyete zarar vermeye çalışıyor diye düşünürken diğer kesim laikliği yıkmak istiyorlar, şeriat gelecek korkularıyla birbirlerinden nefret ediyor ve olan bu ülkeye oluyor.
geçtim ahlak ya da saygı gerekliliğini; dinimizde bile kutsal kabul edilen şehitlik mertebesine ulaşmış askerlerimize "kelle" derken bir vatan haininin adı yanına "sayın" ibaresini ekleyebilen, bir çeşit insan.
her zaman olduğu gibi gene yurtdışında olan başbakan. 4 ekim 2008 aktutun karakoluna pkk saldırısı sebebiyle türkiye cumhuriyeti'nin başkenti ankara'ya günübirlik bir ''taziye ziyareti'' yapması beklenmektedir.
gata'da bulunan yaralı askerleri ziyaret edecekmiş sevgili akp genel başkanı. sebep olup da sonradan yaralı askerlerin ziyaretine gitmek için bir yüz olması lazım insanda!
Ergenekon gibi cumhuriyet tarihinin en büyüp soruşturmasını bu güne kadar cesaret edemeyenlerin aksine cesur ve kararlı bir şekilde devam ettiren, kıymeti basının asılsız ve her defasında yalanlanan iftiraları nedeni ile belirli bir kesim tarafından bugüne kadar anlaşılmayan ve bundan sonra da aynı zümre tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığı türkiye cumhuriyeti tarihinde atatürkten sonra gelen en büyük idareci.
2002 yılında kendisine son anda oy vermekten vazgecip 2007 de oy verdiğim ve hiç bir zaman pişmanlık duymadığım zat.
deniz beykal dün yaptığı konusmada yeni bir ekonomik program lazım dedi,evet haklı ama herzamanki gibi yeni bir şeyler yapmak lazım dedi ama ne yapılması gerektiğini söylemedi.syn başbakanımız dan farkı bu işte.
partizan değilim bir yolsuzluk cıkmadığı sürece oy vermeye devam edeceğim mükemmel insan portresi
askerlik yan gelip yatma yeri değildir dedi diye kendisini eleştirenlerin aktütün baskınında kaybettiğimiz şehitlerimizin ardından kendisine hak vereceğine inanıyorum.zira 9,5 saatte oraya yardım gönderememek sadece yan gelip yatıyor olmakla tasvir edilebilir.
rezil işler yapan kişidir. kendisine başbakan biel demiyorum o derece kötü işler yapar.
türkiye yi sattı.
geçen ne göreyim türkiye değil donumu bile satmış. önceden berrak marka don giyerdim. artık olmuş sana beckham secret
şeriat geliyor lan iran olduk olacağız.
geçen gün düşündüm, acaba dedim bu kara parti(!)nin başa gelmesinden beri ne kadar zaman geçti. düşündüm 7 yıl falan dedim. sonra düşündüm biz bu yedi yılda baya geriledik ya. iran olduk resmen. önceden ayda yılda bir görülen kara çarşaflı kadınları artık göremiyorum. önceden haftada birkaç tane gördüğüm mini etekli çıtırlar üst komşuma taşınmış artık günde üç beş tane görüyorum. geriledik sayın rte geriledik, böyle gidersek brezilya gibi olacağız. hani açlar falan ya o bakımdan.
hazır karma ziki tutmuşken içimdekileri dökeyim dedim, şimdi akp fanları benim kellemi istemesin. çok tırstım be sözlük.
yüce divanda boynu eğik biçimde hesap vermeyeceğini tahmin ettiğim... fethullah gülen yeşil kartını almış bugün. bir tane de rte'ye gönderir diye düşünüyorum.
beni en çok üzen konu röportaj yaparken hep konuşmuyor mu? yapacağız, edeceğiz, biz yaptık, biz ettik...
hani benim yerime de veriyor ya şu kararları. çok üzüyor o beni. benim adıma kararlar alıp benim geleceğimi zedeliyor ya. ailemden uzak kalmama, yakınlarımın ölmesine..falan feşmekan. ben seçmeden benim yerime karar vermesi kırıyor kalbimi..
muhattap almak istemedikieri göz önüne alındığında kendini, artık başbakan değil ülkenin padişahı olarak algıladığı belli olan kişi. ciddiye almadıkları, her fırsatta gözleri dönmüş bir şekilde hakarete varan şekilde azarlamaya kalktıkları da bu ülkenin çiftçisi, gazetecileri, işadamları, sivil toplum kuruluşları, basın yayın organları ve son olarakta en büyük iki muhalefet partisi başkanı yani bu ülkenin halkı.
bu gidişle kendini eleştirenler için gaza gelip "kapıkulları"na tiz kellesi vurula emrini vermesi de yakındır. kendinin ne olduğu ne olmadığı sınırını geçtik birilerinin tayyip erdoğan'a şu özdeyişi hatırlatması gerekiyor..