bugün itibariyle hani eğer birinin gözünde saygınlığı varsa kesinlikle en fanatik taraftarının bile gözünden düşmüştür. (bkz: biz recep akdağ fanıyız) başbakanın hakkında katılmıyorum aşı olmayacağım demesinden sonra aslında aynı şeyi düşünüyorduk biz aynıyız aynı vallaha ayrı gayrımız yok diye televizyonlara çıktığında 1 gün önce aşı olurken milletvekilleri hergün 300 kişiyle tokalaşıyor aşı olmaları gerekli derken ertesi gün başbakan yaş itibariyle gruba dahil değil ki gerek yok ki ben de zaten öyle dedim diye durumu kurtarmaya çalışırken çok feci çuvallamıştır.
yahu sağlık bakanısın sen. bu işten anlıyorsan dersin ki yok başbakanım aşı gerekli. siz hiçbir şeyi başbakanınızdan iyi bilmiyorsanız eğer neden bakanlık koltuğu var ki? hepsini bırakın başbakan biliyor nasılsa sizden iyi o halletsin.
yarın kameralar karşısında domuz aşısı olacak olan sağlık bakanıdır. manterite senelerdir hep aynı aslında. çernobil faciasında kamera önünde çay içen tarım bakanı, kuş gribi vakasında tüm protokolün tavuk yemesi gibi. ne zaman değişecek bu kafa yapıları.
o aşının ağrı kesici olmayacağı ne malum. üzerine yazın domuz aşısı diye bende vurulurum kamera karşısında. yazık bu millete, insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı.
kendisine sigara yasağı ile ilgili sorular geldiğinde bunu halkın sağlığı için yaptık diyor kendisi. fakat haksız rekabete yol açtığını da görmezden geliyor. madem sağlık için içtirmiyorsun sigarayı, neden bahçesi ve terası olan yerlerde içtiriyorsun diye sorarlar adama. tamam şimdi bu işin içinde olmayan kişiler bırakın bari orada içelim diyecekler ama bahçesi terası olmayan cafeler barlar ne yapacak bu durumda? haksızlık burada başlıyor işte. sağlık işin bahanesi oluyor.
haziran ayında personel alımınaa çıkacağız deyip hiç bir şekilde alım yapmayan, beş aydır atama bekleyen insanları adeta dalga geçercesine bekleten bakandır.
bilkent öğrencilerinin mezuniyet töreninde protesto edilmiş olan bakandır. hassas laiklik taraftarlarından uzak durmalı, türkiye'de demokrasi işte böyle işliyor.
bilkent üniversitesi'nde karşılaştığı tepkiden sonra "şu anda biljkent üniversitesi'nde miyim, yoksa 3. dünya ülkesinde bir üniversitede miyim bilmiyorum" sözleri ile sözümona ders vermiş olan sağlık bakanı.
şakşaklansan, alkışlansan 3. dünya ülkesi olmayacaktı değil mi?
ondan sonra bu adamlar demokrasi yıldızı, demokrasinin yılmaz bekçisi oluyorlar.
Bilkent üniversitesindeki konuşması sırasında ayar yemiş sağlık bakanı
+Ben bugün bilkent üniversitesine ...
-yuuuuuhhhh
+Ben şu anda bilkent üniversitesinde miyim,üçüncü dünya üniversitesindeyim anlama...
-yuuuuuuhhhhhhhhhhhhhhhhhh
+aranızda beni isteyenler var
-hönk
bilkent üniversitesi'nde asrın ayarını almış islamcı politikacı. hükümetine biat etmeyen gençler ve aileleri atatürk posterlerini kaldırıp yuhalamışlar. belki de bilkent üniversitesi'ni ergenekon kapsamında toptan içeri tıkmalı. kampüsünde de kazı yapılabilir.
19 haziran 2009 bilkent üniversitesi mezuniyet töreninde , siyaset bilimi öğrencilerinin atatürk posterleri açarak yuhaladığı ve tüm öğrenci , veli ve hatta bazı öğretim üyelerinin katıldığı bir protestoya maruz kalan bakan.
karantinaya alınan kişinin durumunun iyi olduğunu söyleyen zaten domuz gribinden ölenlerin sayısının çok az olduğunu da ekleyen sağlık bakanı. bu olaylardan önceki açıklamalarında ''domuz gribi türkiye'ye gelmez korkmaya gerek yok'' tadında açıklamalar yapmıştı.
"termal kameraların sınırda ve hava limanlarında yerleştirildiğini söylediniz. deniz yoluyla gelenler de var. ne önlemler alındı?" sorusuna;
"bu konuya karşı tedbir alan tek ülke türkiye değil. dünya buna hazırlanıyor. gelişmiş ülkelerin bir çoğunda virüs birden fazla kişide görülüyor ve yayılmaya devam ediyor. yayılmayı sınırlı halde tutmak lazım, bir de aşı geliştirilecek virüse karşı zaman kazanmış oluyorsunuz." diye cevap veren bakanımız.
anlayanlardan beni aydınlatmaları için özel mesaj bekliyorum.
aile planlamasına karşı olan islamcı bakan. çocuklarından birisi geçen sene intihara kalkışmış, intihar günah olduğu için olay saklanmaya çalışılmıştır.
dört saatlik beyin cerrahisi dersinin iki (rakamla 2) dakikalık teneffüsünde "du bi kendime geleyim" dediğim anda, tüm hastane heyeti ile beraber karşıma çıkan kişi. tesadüfün böylesi. "ha bi bu eksikti" dedim ancak.
bana hayatın anlamını bir kez daha sorgulatmıştır ayaküstü.
zamanında kendisinin elini sıkmayan vatadaşa karşı "senin anan vatan haini baban da vatan haini" gibi iğrenç bir söz kullanması her daim aklımda olan iğrenç, başarısız, gereksiz kişilik.