müslüman alemini "eğleyen" vaktin öldürülmesine bahane yaratan bir ay. oruç tutacağız diye işleri hafiften alır, oruç tutuyoruz diye ciddi ciddi işlerin ortasında açlık, yemek muhabbeti eder, iftara yetişeceğiz diye erkenden paydos etmeye çalışırız. gören de türkiye teyk of etti zanneder. halbuki bir tayyip etti teyk of. türkiye'ye sirayet edemedi henüz.
ramazanda değişiyor şehrin kokusu
hangi dinden, mezhepten, renkten olunursa olunsun; gecenin bir yarısı köşedeki fırında tüten ekmeğin kokusu telaşlandırıyor mideleri ve sofraları.
yürürken ritimler değişiyor. gülümsemeler daha bir anlam kazanıyor olmalı, (yoksa nedendir bilinmez; artıyor ruhumdaki hafiflik.)
derken inançları, kazançları, anlamları bir tarafa bırakıp bakıyorum sokaklara. mutfak ışıkları daha sarı, ay cüretkâr ve seviliyor işte sonbahar.
gül kokusunu özleyenler karanfilden vazgeçmeden de gülün koklanabileceğini anlıyor. çünkü (belki) (uzak)tan da olsa bir yerlerde başkaları da bu heyecanı sizinle paylaşıyor..
fırındaki koku giderek daha da yaklaşırken dudağıma mutfaktan bir ses "sofra hazır" diyor. oruç tutan, tutmayan; (inanan, inanmayan) herkes birbirini bekliyor, samimiyeti görüyorum.
d(erken) son kez ellerimi güvenle uzattığım tırabzanlara dokunuyorum
şehrin tozu dum(an)ı giderek ayrışırken gözlerde, karanlık ruhlara inat, bu şehri sevmeye başlıyorum...
tüm müslüman aleminin kutsal saydıgı aydır hoş gelmiş sefa gelmiş.iyi gelmiş hoş gelmişte yorumsuz gelseymiş nedense ramazan ayında peygamberim diyenler, şu din mesubundan dost olmaz, şu inanca sayıpten adam olamaz, şu adamı dinden çıkartır ha gibi yorumlar benim müslümanlık inancımla uyuşmayan boş sözlerden ibaret.
huzur islamdadır sözünü başka yerimizden anlayıp, islamı huzursuz eden tek toplumuz.
(bkz: yaz yaz utan)
(bkz: başka söze ne hacet)
(bkz: tek çare allaha mail atmak)
türk toplumunda , bir aylığına dahi olsa yardıma muhtaç kişilere yardım elinin uzatıldığı , sıcak aile ortamında sofra düzeninde oturup yemek yeme şansı olmayan insanlarla biraraya gelerek toplu şekilde huzurlu yemek yeme güzelliklerinin yaşandığı , küçük şehirlerde dahi olsa çocukların akşamları güven içinde sokağa çıkıp oynayabildikleri , insanlığın hâlâ ölmediğini görmemize vesile olan hayırlı ay . **
oruç tutmayacak olanlar için geçirilmesi zor ay. zira muhafazakar bir yerde yaşıyorsanız ne yapacağınızı bilemezsiniz. gizli saklı yemek yersiniz ya da açken açık bir lokanta dahi bulamazsınız. en iyi ihtimalle gazete kağıtlarıyla kapanmış bir dükkanda tecrit edilmiş bir şekilde çabuk çabuk kaşık hareketleriyle mideyi doldurursunuz. iş türban ya da ibadet olunca özgürlükten bahseden insanların size karşı olan tavırlarını görünce hissedilen mide bulantısı da çok kötüdür. bir de zorunlu olarak özgürlüğünüzden feragat etme duygusu vardır ya gerçekten onur kırıcıdır.
herşeyiyle farklı bir güzelliği olan aydır. yemek daha bir güzeldir, su içmek daha bir güzeldir. günlük hayatta şükredilmeyen yiyecek - içeceğin ne kadar önemli olduğunun farkına varılan aydır.
sadece yeme/içme olarak değil nefis terbiyesi ile çoğu şeyden uzak durarak kalbimizi temizlediğimiz, huzurlu olduğumuz aydır.
hikmetinden ziyadesi ile yararlanılması gereken mübarek ay. rabbim bir daha bizi bu aya erdirmeyebilir. bunun bilincinde olup maksimum derece yararlanılması gerekmektedir inancıma göre. diyeceksiniz ki her gün mübarek gün. tamam öyle ama ramazan ayının farkı var bağışlanma ayı, bol bol sevap kazanma ayı, hidayete erme ayı, bu sebeple boş geçilmemesi gereken mübarek aydır.
türkler ramazan ayında evlenmezler... türkler derken, kürt-laz-çerkes vs hepsi... e nerede kaldı kürt ulusu ve kültürü... bak bu unutulmuş karışmış biribirine... leyla zana'ya haber vermeli de bu ve benzer ayrıntılar için birşeyler yapsın...
Ramazan, Hz. Ömer zamanında düzenlenen Ay takvimine dayalı bir takvim olan Hicri takvime göre yılın 9. ayı ve islamiyette kutsal sayılan aydır.
Hz. Ömer zamanında Arap Yarımadası'nda; Persler, Romalılar ve başka medeniyetlerin kullandığı Güneş ve Ay takvimleri kullanılmaktaydı. Hicaz-Asir bölgesinde ise hem Güneş hem de Ay takvimi kullanılıyordu. Kullanılan Ay takviminde günümüzde Ramazan olarak adlandırılan ay 7. ay idi. O dönemde kabul edilen değişiklikle Muharrem ayı Rebiülevvel yerine ilk ay yapılınca Ramazan ayı 9. ay olmuştur.
Arapça kökle yazılırsa 'ramadan' diye yazılır. Günümüzde sözcük içindeki (z) harfinin keskin (z) ile söylenen hali Arapça köke göre; yanmak anlamıyla geçerli kullanıma sahiptir. islam inancına göre oruç tutulan ve Kuran'ın indiği ay olan ramazan ise bu yanmak kelimesine bağlı olarak, orucun tüm günahları yakıp mahvettiğine inanılmıştır.
her sene on gün geriye giderek bütün dünyada bir oruç ahengi oluşturan aydır!..
eğer böyle olmasaydı hep aynı zamanda oruç tutulurdu.. meselâ; ilk oruç Türkiye'de yazın ortasına denk gelen bir zamanda tutulmuş olsaydı biz hep güneşin alnında , saat 8-9'a kadar oruçlu kalmak mecburiyetinde olurduk... halbuki şimdi ahengli olarak değişir , yazdan kışa, kıştan yaza doğru gider oruç tutma zamanı, yani ramazan..
bunun sebebi de bir yılın ay'a göre belirlenmiş olmasından kaynaklanır!..