An itibariyle balkonda dinliyorum kendisini. Davulcu değil müzisyen.
Ayrıca ne alıp veremediğiniz var, bu saatte sokak köpeklerinin yol vermediği ara yollardan yürüyerek ekmek parası peşinde koşuyorlar bi de böyle düşünün.
Her yerdeki davulcular mı böyle bizimki mi bi acayip çıktı bilmiyorum ama bu hem çalıyor hem de avaz avaz şarkı söylüyor. Öyle de bir bet sesi var ki uçuşan yarasalar bile çığlık çığlığa bir yerlere sığınmaya çalışıyor. Kendini maksim gazinosunda milyonlara hitap ediyor gibi hayal ediyor galiba.
ilk kez mani söyleyenine istanbul'da denk geldiğim davulculardır. Memlekette yıllardan beri sadece vura vura geçerlerdi. Burdaki davulcu dayımız arada durup dörtlüğünü dinletiyor. Bence kötü de olmuyor.
bu uygulamanın bir an önce kalkması gerektiğini düşünüyorum. 2 saat uykuya muhtaç olan hasta insanlarımız, çocuk emzirirken 1 saat deliksiz uyumak için sabırsızlıkla bekleyen annelerimiz, sahura kalkmayan ve sabahın köründe uyanması gereken arkadaşlarımız var. Gelenek görenek de bi yere kadar.
Yalnızca gelenek olduğu için çaldıklarını düşündüğüm güruh. Güzel maniler söylemesi beklense de pat pat kafa şişirip giderler. Şu devirde ihtiyaç duyulmaz.