huzur dolu ay. insanı gülümseten ilginç olayların da eksik olmadığı görülmüştür. 2011 yılında ramazan ayında Erzurum da iki kişi münakaşa sonrasında kavga ederler ve olay yerine polis intikal eder. polis tarafları ayıramayınca biber gazına başvurur. biber gazından sadece kavga edenler değil, kavga edenlerin etrafında toplanan vatandaşlarda etkilenir. sonuç; kavga edenler dahil olmak üzere yaklaşık yirmi kişilik grup orucumuzu biber gazıyla bozdun diyerek polisleri kovalar.
yılın en sevdiğim ayıdır. bolluk, bereket, paylaşım, telaşe içinde hazırlanan sahur, kalabalık iftar sofraları, hurma, bağdat tatlısı ve güllaç ile onbir ayın sultanıdır. hoşgelmiştir.
Eli palalı hayvanların ve onları sözlükte/ dışarıda savunan "insancıkların", muhtemelen otuz gün Allah adına oruç tutup teravih namazında dua edecekleri ve cennete gitmeyi umacakları ay.
müslüman olmayanları bile bazen mutlu eden bir ay.
ailenin komple oruçlu olması, din kavramına kati suretle inanmamana rağmen işten eve gitmek, onlarla beraber sofraya oturmak, aile ile beraber ezanı beklemek, yemeğe hep beraber başlamak, yemekten sonra nezaketen de olsa ''allah kabul etsin'' demek.
sağol oğlum/kardeşim cevabını almak.
yüzlerinde ki mutluluğu görmek gerçekten beni de çok mutlu ediyor.
tabi yobazlıkta sınır tanımayan hayvanlar olmasa daha bir süper olacak ay.
otobüste yer bulmus da oturmus iseniz, yanınızdaki teyze tarafından "kalk kızım bu hanım oruçlu, o otursun" laflarına şahit olabileceğimiz nadide ay.
hayır anlamıyorum arkadaş ibadetinizi biraz içinizde yaşasanız nolcak, paylaşılcak bişi mi bu? oruçlu vatandaşlarımıza bu ayda kolaylık olsun diye otobüslerde cam açtırmayan teyzelerden sonra böyle bir grup daha mı türedi nedir yani?? hem daha sabahın körü yani yorgun argın bir durum da yok, oruçlu teyzeye bakıyorum o da gayet rahat, gülüyor, yani halsizlikten ha bayıldı ha bayılacak gibi bir hal yok ortada. ayrıca benim oruçlu olmadığımı nerden anladın be teyzem??? haddime değil belki ama bu mantalite ile yürümez tezecim.
akşam yemeklerinde bütün ailenin bir arada olması demektir. işten, okuldan ya da her nereden dönülüyorsa iftara yetişme telaşı içinde olmaktır. ramazan pidesi almak için gönderilen küçük kardeşin pidenin ucunu yiyerek gelmesi. iftardan önce ezanı beklerken içtenlikle ve bütün günün açlığıyla hafif şaşkın, hafif yorgun edilen dualar demektir.
Ramazan ayını sevmiyorum. Herkes için geçerli olmasa bile insanlar 11 ay müslüman olduğunu unutuyor, bir ay müslümanlık taslıyor. Ne hoşgörülü bir ülkeyi(!) oruç tutmayana küfür ediliyor, ayıplanıyor hatta dövülüyor.