bir ay boyunca gün doğumundan batımına kadar allah rızası için oruç tutulan aydır.
sanılanın aksine sadece aç kalmak olmayıp,
nefse gem vurarak iradeyi kuvvetlendirmeyi
mideye yasak getirerek dinlenmesiyle vücudu kuvvetlendirmeyi
yardımlaşma, merhamet duygularının yoğunlaşması ile toplumsal ilişkiyi kuvvetlendirmeyi
ibadetin daha çok ödüllendirilmesiyle ruhu kuvvetlendirmeyi
haramdan ve kötülüklerden uzaklaşarak ahlakı kuvvetlendirmeyi sağlamış olmasına karşın,
zayıf * kişilerin kolayca kabullenemediği ve anlamsız bulduğu görülmektedir.
kur'an'ın hz. muhammed'e gönderilmesi ramazan ayında başlamıştır, bu ay içinde "oruç" tutmak inananlara borç kılınmıştır. bu ay boyunca gündoğumundan önceki alacakaranlık ile günbatımından sonraki alacakaranlık arasında yemek-içmek (katı-sıvı) ve cinsel ilişkide bulunmak yasaktır.
sözde müslümanlığın tavan yaptığı aydır. herkes birden dindar oluverir. ümmetçiler de ramazan ayı boyunca kraldırlar; çünkü onların yobazlıkları bir ay boyunca gündeme gelmez.
pide ve -zorunluluğa dönü$sede- büyükleri hatırlamak iyi yanları sayılabilir. fakat ramazan davulcusu, saçma sapan dayatımı ve resmi tatil mefhumu gibi eksileriyle zarar ve ziyan. türkiye cumhuriyeti topraklarında $ölenler ile ya$atılıyor olmasından ise utanç duyuyorum.
edit: aç olmayı fakirleri anlamak sanan zihniyeti kaale almadım bile.
efendim bilirsiniz osmanlıca'da şöyle olur:
keyf-i çay = çay keyfi
gibi olur bu kelime grubu yapısı. tabi bunu söylememin nedeni de şu:
ay-ı ramazan denildiğinde, karşınızdaki anlamayacağından, hele de bir de adı ramazan ise..of of of..kan gölü oldu orası...vahşet..
efendimiz(sav) bu ay hakkında "Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden azad olmaktır." buyurmaktadır. (Beyhaki, Şuabül-iman, 3/305, N0: 3608)