raki sofrasinda fazla yemek yenmez, mezelerle yetinilir.
raki sofrasinda sigara küllügüne zeytin çekirdegi, sıkılmıs limon
kabugu konmaz,
raki kadehine önce raki, sonra su, daha sonra da buz konur;
bu sirayi bozarsaniz, anason kadehin üzerine çikar, rakinin hem
tadi hem keyfi kaçar.
rakinin ana mezeleri disinda, ekstra mezeleri de vardir,
bir de "göz mezesi" vardir ki....tahmin ettiğiniz değil, bakin o
nedir? :
yahya kemal, her aksam sofrasini "kus sütü eksik" kurdurur, ama
çoguna el bile sürmezmis...
lakin sürsün, sürmesin hepsi hesaba yazildigi için sef garson,
şaire, simdiki deyimle "kiyak yapmis", sofraya kirmizi turp
koymamis...
yahya kemal gelmis, oturmus masaya söyle bakmis garsonu çagirmis:
"nerede kirmizi turp?"
"efendim dikkat ettim yemiyorsunuz da..."
"ben sofraya konan her seyi yemek zorunda degilim, onlarin bazilari
benim göz mezemdir!"*
Rakı, yapımında suma ve anason tohumu kullanılan alkollü bir içkidir.
Damıtma yoluyla elde edilen sumanın sade veya tarımsal kökenli etil alkolle karıştırılmış olarak 5000 litre veya daha küçük hacimli geleneksel bakır imbiklerde anason tohumuyla ikinci kez damıtılmasıyla elde edilir.
Rakı Türklerin ve Türkiye'nin milli içkisidir ve "rakı" adıyla sadece Türkiye'de üretilir.
sofra içkisidir. öyle barlarda elde rakı bardağı dolaşılmamalıdır. sevdiğin birkaç kişiyi alacaksın, donatacaksın sofrayı, tokuşturacaksın kadehleri. yoldaştır rakı sohbetlere.
Yılmaz Özdil'in söylediği gibi
Herkesin gençlik hatası olabilir.Bira içersin.
Sonradan para kazanıp tenise başlayınca,şarap içmeyi matah zannedersin.
Amerika'da tır şoförlerinin içtiği viskinin dublesine Etiler'de Tır parası ödersin ayrı...
Ama kürkçi dükkanıdır, döner dolaşır gelirsin.
Orhan Gencebay'dır
Entel barlarda, sosyete kulüplerinde dinlemeye utanırsın...
Ama hepimiz biliriz ki ezbere bilirsin...istediğin kadar ağız burun kıvır,altın plağı hep o alır.
Tatlıses'tir.
Realitedir.
.
.
.
AB'cidir.
Çünkü Rum öyle bir meze yapar ki,Helali hoş olsun Kıbrıs'ı veresin gelir...
Ancak bu kadar güzel özetlenir başka söze ne hacet
muhabbet koyu olduğunda kişilere aynı ölçüden bir şişe daha içiren alkollü bir içecektir. Kendisi içki kültürü zengin olanlar tarafındanda çok fazla sevilir.
içkilerin babasıdır, yalnız pek içilmez, hızlı tüketilmez, yağlı sert bir peynir, yanında maydanozla tüketilmelidir, has mezesi kavundur.ara sıklıkla yanında yoğurtta iyi gider.parasız bir zamanınıza denk gelip o sırada da güzel orta mevki bir meyhanenin önünden geçip anason kokusunu duyduğunuz anda içiniz cız eder.
isyanlara gark edersiniz, o an ruhunuzu şeytana bir duble karşılığında kiralayacak duruma gelirsin, ama bir 70liğe de gözünü kırpmadan satarsın.işte öyle bir hazdır rakı içmek.
zamanında rahmetli dedemin zam yapıldığında sevindiği, ''pahalı olsun da her önüne gelen dümbük içemesin bunu, herkese yakışmaz bu'' dediği, kimini maymun, kimini aslan, kimini de kuzu eden içki.
--spoiler--
rakıyı içen kadın gülüyorsa, o gülüşün ardında en az dokuz roman, on dört tane de film repliği yatar. rakıyı içen kadının gülüşünde, bu dünyanın en zararsız mutluluğu vardır çünkü büyük gülerler, büyük susarlar
rakı içen kadın, rakıyı çok sık içmez. ama rakıyı içtiği an, bil ki içme zamanı gelmiştir ve konuştuklarında net konuşurlar
o kadınlar keyfine doyum olmayan bir akşamüstü sonrasında, bir kıyıda köşede, gece sefası gibi açarlar.
o kadınlar, afet-i devrandır.....
ve, rakı içen kadının elleri güzeldir...
o kadınlar, senden başkasını severlerken bile seni incitmezler.
şarkı söyleyesi varsa susmalısındır. izlemelisindir, dinlemelisindir rakı içen ve şarkı söyleyen o kadını..
rakı içen kadın, herkesle rakı içmez ve seninle rakı içiyorsa, senin için kalbinde en az yüz elli metrekare daha yer vardır. ve sen, bunu bildiğin için, o kadına, kalbinin tüm kapılarını beklentisizce açmış, cebindeki tüm anahtarlarıysa hiç bulmamak üzere yutmuşsundur
rakı içen kadın, cihanda sulhtur: ağdalı değil, nağmeli sever.