ikinci albümünün sound'unda albüm bekliyoruz senden, böyle değil. Bol miktarda canlı batı enstrümanı, sıfır bilgisayar melodisi ve sıfır arabesk. Arabesk bu ülkede tutuyor diye mi evriliyorsun bu tarza? Eğer bu tarzınla şöhret yolculuğuna başlasaydın bir Rafet El Roman olamazdın. Çevrendekiler seni hiç eleştirmiyor mu? ilk albümlerini hazırladığın alman müzisyen arkadaşların neler diyor mesela?
Şu an geldiğin nokta(arabeski küçümsemiyorum, saygı duyarım) modern bir Ferdi Tayfur gibi. Evet eleştirilerden hoşlanmadığını, hatta çok sinirlendiğini biliyorum ama birilerinin de doğruları söylemesi lazım. Artık birilerine şöhret yolu açacağım diye harcadığın enerji nedeniyle kendi müzik kaliteni yitirmek üzeresin. Senin "En Güzel Günler Senin Olsun" albümündeki sound, Türk pop müziği için bir eşiktir(müzisyenler alsın bu albümü incelesin). Melodik yapı, emek, gerçek enstrüman sesi, saksafon, gitar, piyano. Off, tam anlamıyla harika, leziz,enfes bir resital. Senin Türkçe müziğindeki alman işciliğini o albümde görecektir herkes. Ki o topraklar büyük müzisyenler yetiştirdi.
Umarım eleştirim kafanda sadece bir sorun işareti oluşturur Rafet El Roman. Çok çalkantılı özel hayatında bir fırsat bulup ve bir vesileyle de entry'i okuman dileğiyle..
Günümüzün ferdi tayfur'u. Maalesef ve maalesef müziğini arabesk melodilere mahkum etti. Belki piyasası var diye belki daha kolay üretiliyor diye.. Belki? bilemiyorum işte azizim, bilemiyorum..
Keşke hazırladığı iki albümlük şarkılar sonunda değil de beş altı albümlük şarkılar sonunda kesfedilseydi de doya doya dinleseydik bu şarkıları.
Aklı fikri arabesk oldu. kardeşim zaten burada yeterince ve senden de iyileri var.
Sorma neden şarkını yazdığın gunleredonsene be adam. o nefis ikinci albüm tarzına. Türkiye nin bryan adams tarzından ferdi tayfur tarzına evrildin, halt ettin.
Neyse o ilk iki albüm hatırına sana daha fazla kızamıyorum. Bırak şu elektronik melodileri. Senden unplugged bir albüm beklemek suç mu, günah mı? Şöyle batı enstrümanlarıyla bizi bizden alsan eski günlerdeki gibi.
biri bu yazdıklarımı sana ulaştırırsa-ümidim yok açıkçası- sadece bir düşün be rafet. Gözünü seveyim bir düşün..
ilk albümündeki bilemem insanlar ne yapar adında muhteşem slow şarkısıyla beni her dinleyişimde çocukluğuma götüren romantik şarkıların adamı. mümkünse hep slow söylesin hareketli şarkılar gitmiyor bu adama.
yaptığı şey müzik değildir bence. ben asla ritmini hatırlamam şarkılarının. sadece o her şeyi anlatan sözleri.
Zamandan saymadım zaten sensiz geçen her anımı... büyük adamsın üstat.
keşke sadece kendi şarkıları söylese, sağdan soldan parça almasa dediğim müzisyen. kendi duygularının kelimeleri daha samimi, hüzünlü, umutlu ve eğlencelidir.
bir elromanist olarak hakkında bir kaç kelamda bulunmak istediğim müzisyendir.
1-şarkılarının tamamını kendi yazdığı dönemi daha başarılı buluyorum(1., 2. ve 3. albümü)
2- pop soundunu zirveye taşıdığı 2. albümüdür. kanımca çıkardıkları içerisindeki en iyisi.
3- ilişkileri inişli çıkışlı bir adamdır, doğru. ama samimi birisi, ne gördüysek o.
4- genç yeteneklere bu kadar el uzatabilen başka birisi var mı bilmiyorum. örnek olarak ezo, yusuf güney'i verelim. şöhrete ulaşamamış bir sürü müzisyenle de müzik mutfağında çalışıyor.
5- özgüven tavan yapmıştır bu adamda. okan bayülken, rafet el roman ile kliplerindeki dansı için nasıl dalga geçiyor. kahkaha üzerine kahkaha atıyor. adam bunun üzerine çıktı sahneye aynı dansı tekrar yaptı. seyirciden aldı alkışını. okan'ın ağzı açık kaldı, rafet'in alttan almasını falan bekliyordu garibim.
6- 1.,2.,3. albümleri umut; 4.,5.,6.,7. albümleri hüzün;8. 9. genel anlamda pişmanlık içerir. 10. 11. albümleri dinleyici trendine göre yaptığı için yüzeyseldir.
7- Bu adam şöhret öncesi tanıştığı aranjör Steffen Mueller ile hala çalışır ve kayıtlarının tamamını bu adamın şirketinde yapar.