Yıl 2019. Düğünden dönüyoruz servis tutmuşlar. Saat 11, şoförle kimsenin sohbeti sarmamış. Şoför sürekli yüzünü yıkıyor uyumamak için, trt radyoyu bir açtık radyo tiyatrosu var. Adam da biraz yaşlı, oradan sohbeti kurdum çocukluğunu anlatıyor. 3 saniye sessizlik oldu, yoldan çıktık. Adam dinlerken uyumuş.
O günden beridir dinlemedim, o an geliyor sürekli aklıma.
Oyuncuların tonlamaları, kapı gıcırtıları, yağmur sesleri, uzaklardan gelen bir tren düdüğü… Hepsi zihnimde birer sahneye dönüşüyor. Gözlerimi kapadığımda kelimeler resim oluyor. sesler mekana, nefesler duyguya bürünüyor. Görüntüsüz bir sanat ama belki de tam da bu yüzden daha büyülü, çünkü her ayrıntıyı kendi hayalimle tamamlıyorum.