bir tren yolculuğu sırasında ellili yaşlarının ortalarında bir çiftin konuşmasına tanık olmuştum. kadın istediği yüzüğü almadığı için genç, haris, isterik, vamp bir kadın gibi şirretçe kavga etmişti adamla. adamın haline üzülmüştüm. "bu yaştan sonra acaba yüzüğü ne yapacaksın?" demiştim. kadın bunu duymuş olacak ki, gözlerini kıvılcımlanmıştı. koltuğundan kalkıp hışımla koridora çıktı, adam da arkasından.. o an anlamıştım binyıllardır işleyen çarka çomak sokmaya kalktığımı. çark aynıydı, malzeme değişiyordu. yüzük kariyer oluyordu eğer veremezsen hakkını kaybediyordun. o adamın çok uzatmadan o yüzüğü aldığına, almak zorunda bıraklıdığına eminim. sonra ahbaplarını yemeğe çağırmışlar herkes kadının yüzüğünü farketmiştir. adama hayranlıkla bakmışlardır.. peki niye, niye amk?!
2004 yılında kdv oranı %0'a indirilen değerli taş. pırlantada %0 iken, en temel gıdalarımıza bile haşur huşur kdv ödememiz neden anlamak mümkün değil. zengin olan lüksüne vergi vermesin, fakir ezilsin. sonra oturup sosyal devlet naraları atalım ne ala memleket.
elmasın, üzerinde en az 57 yüzey olacak şekilde kesilerek işlenmesine "pırlanta" denir. yüzeyler sayıca artabilir, ama pırlanta olabilmesi için en az 57 kesmesi (taşın üzerindeki ışık kırılması yapan üçgenler) olmak zorundadır. taşın büyüklüğünden ve renginden sonra önemli kısmı ne kadar işlenmiş olduğudur. bir şeker tanesi ölçüsünde bir taşı işleyerek pırlanta yapan kadın ödül sahibi olmuştur ve halen belçika'da bulunan meşhur bir pırlanta atölyesinde çalışmaktadır.
reklamlar sayesinde aptal hemcinslerim * tarafından aşkın tek simgesi olarak görülen ve her özel günde büyük küçük farketmez yeter ki 'bakın aşkım bana ne aldı' diye göstereyim mantığıyla bir tane edinmek için sevgilinin/kocanın başının şişirilmesine neden olan taş.
pırlanta temelde elmasın işlenmiş hali olarak bilinse de asıl olarak süs taşlarının işlenmiş halidir. taşların kesim biçimlerine göre verilen bir isimdir. her türlü değerli ve/veya yarı değerli taşlardan pırlanta elde edilebilir.
tek taşın asıl amacından şaşmasına sebep olan malum şarkı.
bayanlar için ayrı bir yeri vardır. tamam para pul mühim olmayan şeylerdir fakat bunun yanında sevgilinin aldığı tek taşın da manevi değeri pahabiçilemez*.
biz kadınları cezbeden kıymetli taşlardandır her ne kadar Nil Karaibrahimgil bas bas tek taşımı kendim aldım diye bağırsa da şu aralar pırlantayı güzel yapan şeylerden biriside beyaz atlı prensimizin onu bize almasıdır.
bana bir şey anlatmayan bir taştır.olması değerimi artırmadığı gibi olmaması da eksiltmez.Yalnızca bir ekonomik statü göstergesidir.beyinsel statüyle de genelde ters orantı kurulabilir buna takmış/ bunu takmış hanfendilerde.
(bkz: nişantaşı kadınları)