eve gelen arkadaşlarımın duvardaki hallerini göstererek "abi bunları bu şekilde satıyolar di mi?" dedikleri oyun. 1000 parça olanları kasarsanız bir günde biter, final zamanlarında derse çalışmaktan başka her haltı yiyen öğrenciler için bulunmaz hint kumaşıdır. "yaya yaya yapıcam ben" derseniz bir haftanızı alır. aynı tonların çok fazla kullanıldığı puzzle'lar yapması zor olanlarıdır. Fakat zevkli olan da onlardır. sağlam bir hafıza gerektirir. tek tek her parçayı tanımak, ihtiyacınız olduğu zaman geri kalan yüzlerce parçanın içinden "şurdaydı lan az önce o" deyip tak diye çıkarıp yerine oturtmak inanılmaz bir haz verir.
zaman geçirmek için mükemmel bir uğraştır. parçalar yerine konmaya başladıktan sonra resmin yavaş yavaş belirmeye başlaması heyecan verir insana. eğer bir günde 1000'lik bir puzzle'ı bitirmek isterseniz geromenin halı tüccarı isimli tablosu'nu öneririm. renk geçişleri çok belirgin olduğu için yapımı kolaydır. eğer zor olsun biraz uğraştırsın derseniz herbert dreperin ulysses and the sirens isimli tablosu'nun 2000liğinin yapımı oldukça zordur.
mat camla ve uygun bir çerçeveyle çerçevelendikten sonra ister duvarınıza asın, ister hediye edin. çok hoş bir hediyedir aynı zamanda..
her şeyden önce sabır ister. ama parçaları teker teker yerine oturtmaya başladığınız an müthiş keyif verir, zamanın nasıl geçtiğini anlamazsınız. bağımlılık yapar, başından kalkmak çok zordur.
çözemeyeceğine emin olduğun bilmece senin için en kolay olanıdır. hiç kimse çözmek istediği bilmecelerin üzerinde kedilerin oyun oynamasına izin vererek kendi kendine kendi durumunu açıklamaz. elbette vardır bir sebebi. bahanedir kedi.
bin parçalık bir puzzle' ı heyecanla alıp; bu özellikle escher in bir resmiyse birde. kaybolduğun parçalar arasında bulduğun bir parçanın heyecanını yaşadıktan sonra kedinin gelip parçalar arasında oyun oynamasıyla bozulan ve darmadağın duygularınla kalakaldığın, birleşmesi gereken parçalar dünyasıdır.
hastalıktır hastalık.500 lük ile başlarsınız kesmez 1000lik ve ardından nicesi. vakit geçirmek ve zihindekileri dağıtmak için birebirdir. ancak her parçası rüyanızı işgal eder. artık insanların yüzünü parçalı parçalı görmeye başlarsınız. bunu ortadan kaldırmak için de başka meşgale bulmak gerklidir. bazen kendinizi dahi olduğunuzu hissettirir. iyidir , hoştur ama tam da bulaşı bir hastalıktır.
türkçede sadece yapboz anlamında yer edinmiş sözcük.
aslen bilmece anlamına gelir, gazetelerin bulmaca eklerindeki bulmacalar da puzzle'dır.
aslında bulmaca anlamına gelir, türkçe'de kullanılan puzzle ise jigsaw puzzle'dır
hayatın ta kendisidir. bütün parçalar tamamlanıncaya dek burda kalırsınız. herkese başka bir boyutu verilmiştir ve çeşitli zorluk dereceleri vardır. hayat sabrınızı ölçer, yeteneklerinizi ve onları nasıl kullandığınızı, zamana nasıl sahip olduğunuzu ve onu nasıl yönettiğinizi..
yıl 99, öss nin soruları çalınır. bünye puzzle ile o dönemde tekrardan karşılaşır, yoksa vakit geçmez bilir. çocukken anneannenin eline tutuşturduklarından sayıca biraz farklı olsa da * depresif bünyeye xanax etkisi yapar.
grup isi diildir bilakis olayin tumune hakim olmak gerektigiden her parca tek kisi tarafindan yerlestirilmelidir. ayrica puzzle suresince offline takilip akabinde asosyallesme gruptan dislanma ve unutulma seklinde sonuclanadabilir