Kocası vahşice katledilen bir Kansas otoyol devriye memuru, acımasız bir intikam arayışına çıkar. Ancak peşine düştüğü adamın sıradan bir katil değil, akıl almaz bir sapkınlığa sahip, şeytani bir seri katil olduğunu fark etmesiyle av, beklenmedik bir dehşet yolculuğuna dönüşür. Kadın, katilin karanlık zihninin derinliklerine indikçe, ardındaki uğursuz planın hayal gücünün çok ötesinde, tüyler ürpertici bir boyutta olduğunu dehşetle kavrar.
zat-ı ali'me "her şey zehirdir, mühim olan dozdur." mottosunu benimsetmiş şarkı. kendimi bu şarkıdan soğutmamak için az ama düzenli dinliyor, asla müzikçalarıma yüklemiyor, kafe vb ortamlarda sıklıkla çalınmasını şiddetle kınıyorum.
öyle lay lay lom duruşuna bakmayın, ağır ama derinden işliyor. ithaf edildiği adam ted bundy bir kere.
öyle bir etkisi var ki, bir anda her şeyi siktirediveresiniz geliyor. siktirediveriyorsunuz.
nickime ilham olan şarkı.
bundan sonrası kişisel ve luzumsuz bilgi.
--spoiler--
sene 2003, üniversiteye hazırlanan süper ergenler olarak sürekli olarak mahalledeki internet kafeye takılıyoruz. kafe , kafe değil bir mabet. bulaşıklarını biz yıkarız, gerektiğinde faturasını yatırırız, karşılığında da para vermeden saatlerce warcraft 3, counter-strike , age of empire oynarız.
işte o dönemlerde , kafe el değiştirmişti, yeni gelen kafecinin müzik zevki enfesti ( kendisi tam bir göt olsa da ). o dönem, bol bol çalardı bu şarkıyı. pek de eğlenirdik.
seneler geçti, bir yerden nick almam gerekti. giriyorum giriyorum, kullanıcı adı kullanımda diyor. en son darlandım, yazdım saykokilir. kabul edeceği tuttu.