akp'nin bu casus belli konusundaki dansözlükleri yeni değil...
yıllar önce bunun taahhüdünü vermişler.
hem abd'ye hem ab'ye.
bu gün gibi aşikar biraz açıp okursanız gerçekleri görürsünüz.
hoş biz de bizim yandaş-candaş basına itibarımız olmadığından yunan basınında çıkan bir haberi kaynak olarak vermişiz.
ne yapsaydık?
devletin gizli arşivlerine girip ıslak imzalı mühürlü resmi belge mi koysaydık...
bu yazılanlar rte zihniyeti ile birebir örtüşmekte.
zat-ı alileri pkk ile anlaştığı halde "ıspatlamayan şerefsizdir" dememiş miydi?
böyle şeylerin ıspatı mı olur arkadaş?
kaynak istiyor vatandaş hala.
başbakanlık sitesini kaynak gösteriyoruz. kabul de etmiyor beyefendi.
yunan medyasını da kabul etmiyor, türk medyasını da.
e ne yapalım?
zihninizi açmak için size ancak supradyn tavsiye edebilirim bu saatten sonra.
ayrıca bu casus belli olayında beyanat hükümetin en etkili isimlerinden olan bülent arınç'tan gelmiştir.
--spoiler--
Yunanistan'a karşı koyduğumuz Casus belli kararını kaldırabiliriz
--spoiler--
bu özlü sözün sahibi devlet bakanı, başbakan yardımcısı sayın arınç'tır. zaten bu yorumları eleştirenler de kendisine yakındır muhtemelen, açıp sorabilirler sayın arınç'a böyle birşey demiş mi dememiş mi? http://gazeteci.tv/casus-belli-mi-3263y.htm
ah gene kaynak gösterdim. siz bunu da kabul etmezsiniz pardon...
durun adamlar sadece casus belli'yi rafa kaldırmakla kalmıyor. düne kadar sövdüğü israil'in savaş uçaklarının ege'de uçmasına, eğitim yapmasına da ok diyorlar.
hem de 3-4 sene evvel değil henüz yakın geçmişte.
ve hatta mavi marmara olayından sonra; http://www.internetajans.com/default.asp?nid=99743
tabii ki biz bu satırlarla koca bir ülkenin dışişleri politikasını belirleyemeyiz, karışamayız.
lakin aydın geçinen hükümet yalakalarını daha da aydınlatabilir, bu tip konular hakkında malumatı olmayanları bilgilendirebiliriz.
amaç budur.
yoksa ne haddimize.
türkiye soyuluyormuş, peşkeş çekiliyormuş, teslim ediliyormuş, türk milleti kandırılıyormuş söylemeyelim değil mi bunları...
susup oturalım değil mi?
ama öyle davranana susak derler bizim oralarda...
hiç sevmem susaklığı...
türkiye yi israil gibi katliamlarını yapıp arkasına abd desteğini de alarak birleşmiş milletlerden kınama karrı çıkmasını engelleyen bir devlet gibi, abd gibi ırak müdahalesi için onay çıkmasını beklemeyecek kadar, "ya o ayakta yapılan zinayı durdurun ya da biz gelip durdururuz" şeklinde sert bir ültimatom verebilecek kadar güçlü bir devlet olduğunu sanan yazarımızdır.
ha demek istemiyorum ki güçsüz, bi-çare zavallı bir ülkedir. elbette güçlüdür. ama nereye kadar? bütün dünyayı karşına alabilecek bir karar verebilmek mümkün mü? aynı uzlaşmacı tutumu kıbrıs meselesinde uyguladık. o zaman herkes muhalefet ediyordu. ben de tutumunu beğenmiyordum. ama sonuç ne oldu? hep haklı olduğumuz halde haksız göründüğümüz-görüldüğümüz kıbrıs meselesinde yunanistanın uzlaşmaz tutumu ile bir anda haklı duruma geçtik. demedi demesin kimse laheyden bizim lehimize çıkacak karar ve yunanistan çamura yatacak.
hukuk kararlarını beğenmeyip "ben beğendiğimi uygularım, beğenmediğimi uygulamam" demek lüksü ne insanlar için ne de devletler için var. uzlaşma yanlısı, barış yanlısı politika gütmenin faydalarını rusya ile bulgaristan ile, suriye ile, iran ile gördük. yunanistan kaldı. komşularımızla sıfır sorun politikası işe yarıyor. ırak diyemiyorum ırak kendi sorunlarını dahi halletmekten aciz duruma geldi. ermenistan ile de kısmen yumuşama vardır politikada. 50 yıldır söyledikleri "yok soykırım var siz bunu tanıyın. bunun alternatifi yok" politikalarından vazgeçmişlerdir en azından. ortak bir heyetin kurulması ve tarihi gerçekleri araştırılmasına karar verilmiştir ki bizim en başından beri savunduğumuz şey de bu değil midir?
edit: eksik oldu.şimdi sağa sola çekiştirilmesin. orya buraya kıvırmıyorum yazdığımla. açık bir ifadeye şunu yazayım da çekiştirilmekten kurtulsun. laheye gidildiği aşikardır. kapalı kapılar ardında gerçekleşen bir durum değildir. yeni de olmamıştır. ama bu casus belli nin gündemden kalktığı, şu an için geçerli olmadığı sonucunu ortaya koymaz. şu an için 12 mil savaş sebebidir. bu bu kadar. demek istediğim şey özetle şudur. bunun kaldırılmasına yönelik bir girişim yokken, yunan basını, kaynak götüm ile bu haberi uydurmuşlar, milliyet de yunan basınından alıntılamış, yazarımız da milliyet ten alıntılamış. yahu iyi de kaynağa bak kaynağa.
(bkz: kaynak götüm)
(#9161413)
burada bahsi geçen durumun ab ve bop planı olduğunu çok iyi bilendir.
yunanistan ile türkiye'nin arasındaki ege sorununun akp hükümetince avrupa parlamentosu ve lahey adalet divanına bırakıldığını çok iyi biliyoruz.
türkiye'de(daha doğrusu akp hükümeti) lahey adalet divanı'nın vereceği kararı kabul edeceğini çoktan beyan etmiş ve ab'ye bunu taahhüt etmiştir.
birileri kapalı kapılar arkasında vatanı satıyor, birileri de çıkıp bu şerefsizliği örtbas etmeye çalışıyor.
kaynak götüm götüm diye bağıranlara, gösterilen kaynağı beğenmeyenlere birkaç kaynak daha;
yunanistan ın karasularını 12 mile türkiyenin savaş sebebi olmaktan kaldıracağını teklif etmesine dair habere milliyet gibi çok objektif, her zaman doğrucu ve tarafsız (!) haber yapan bir gazeteden alıntılayan yazar. ha milliyet de o haberi yunan basınından alıntılamış. yunan basınının haber kaynağı ise: (bkz: kaynak götüm)
her okuduğuna, televizyonda her gördüğüne inanan yazarımıza bir kaç acı veren gerçek. 1. süpermen aslınd auçamıyor. hayali bir kahraman. örümcek adam da hayali bir kahraman. 3. belki inanmayacaksın ama ben10 ve saati de gerçek değil. o da hayali.
islam'a değil, islam'ın tabularına harmanlama yapan kişidir.
akp düşmanlığı ise yoktur. neden olsun ki? muhatap almaya dahi değmez.
ayrıca;
(bkz: namert dostun olacağına mert düşmanın olsun)
kendi nick altına girdiği son entry yi okurken gözlerimin faltaşı gibi açılmasına neden olan yazar. evet cephesini referandum sonuçları sebebiyle tebrik etmiş ve kalbini kırdıklarından özür dilemiş. gözlerime inanamadım. önceki üslubu ile kıyasladığımda arada dağlar kadar fark var. dahası mağlubiyeti kabul etmek, galip gelene fakir, cahil, aptal edebiyatı yapmamak... umarım ki samimidir yaklaşımından ve ironi yapmıyordur. eğer ki ciddiyse kendisini tebrik ediyorum. (ve eğer ciddiyse, sözlükteki at gözlüğü ile dolananların okuyup okuyup feyz alması gereken tarihi bir entry)
uzun bir aradan sonra tekrar yazabilmeye başlayan kullanıcı...
uzun bir ara diyorum zira benim için baya bir uzun oldu.
referandum öncesi üst üste 2 defa 5'er gün çaylaklık...
haliyle ortalık karışmış.
hepsine cevap vereceğiz evelallah. bakalım, inceleyelim hele.
öncelikle üzgünüm.
canımdan çok sevdiğim bursasporumun dün gece tecrübesizliğinin kurbanı olarak kaçırdığı fırsattan dolayı.
yine bir başka üzgün olma sebebim de türk milli basketbol takımının abd'ye yenilerek dünya ikincisi olması. yenilgiyi hazmedemiyorum arkadaş. mizacım bu ne yapabilirim ki...
bir diğer üzgünlüğüm de referandum sonuçları.
evet malesef yenildik.
evet cephesini tebrik ediyorum galibiyetlerinden ötürü.
kalbini kırdıklarımdan özür diliyorum.
ama siyaset böyle birşey işte.
bel altı vurursan sana da bel altı vururlar. ben yine de kalbini kırdığım yazar arkadaşlarımdan, kardeşlerimden özür diliyorum.
referandum sonuçlarını dediğim gibi uzun uzadıya analiz edeceğiz.
belgelerle konuşacağız.
yine birilerinin yalanlarını tokat gibi yüzlerine vuracağız.
(#9239405)
(#3711764) entrylerinde haklı bulsam da geçen gün durduk yere sataşmasına maruz kaldığım yazar. oysa sözlük içinde sıradan bi gündü benim için. herşey normal seyrindeydi. maldanadam sevişme hikayelerini, bluevelve kürt erkeklerinin yakışıklılığını, hbbia provakatörlük yapıyodu. bense galatasaraylı olmamdan mütevellit türk telekom arena' nın son halini, ne kadar heyecanlı olduğumu belirten bi entry girdim.
(bkz: #9253863)
sonra kendisi bana mesaj attı, memleketimi falan sordu. ankara' da oturduğuma ve galatasaray' lı olup, yeni stada bu kadar sevinmeme baya şaşırdığını, beni türk futbolunun ilerlemesinin önünde engel olduğumu falan söyledi.
kendisine bırakın galatasara' lı olmayı, insanın ülkesinin böyle bi stad kazanmasına sevinmesi gerektiğini söylediğimde:
- futbol namına bana tek heyecan veren şey bursaspor. ülke stad kazanmış, kaybetmiş umrumda değil...
cevabını aldım. ee ama oldu mu şimdi! bu ne yama çelişki! tesisleşme, iyi stad olmadan türk futbolu nasıl gelişecek? hani türk futbolu' nun gelişmesiydi amaç?
(bkz: kendisiyle çelişen yazar)
söylediklerini okurken bir an için dahi insana " ya bu böyle olabilir mi" diye sordurmayan, körü körüne inandığı şeyleri yazdığı bariz, ve yazdıklarıyla ancak kendisini kandırabilen yazar.
güzel yazan yazardır. utanmadan savunulacak yazardır. çünkü utanılacak bir şey söylememekte, gerçekleri dile getirmektedir. bu da bazılarının canını sıkar haliyle. utanması gerekenler ise bağlı oldukları kabilenin yaptığı hırsızlığı, yüzbinlerin emeğini, ekmeğini, vaktini, umudunu çalan aynı kabile üyelerini canhıraş bir şekilde "yok biz yapmadık. çete varmış bik bik bik" şeklinde savunanlardır.
sizin nasıl bu sözlükte yazmaya hakkınız varsa, karşıt fikirleri savunanlara nasıl saldırmaya hakkınız varsa bu adamın da size laf söylemeye hakkı vardır. eğer fikrini dile getirdiğinde sen gerizekalısın, hayvansın, beyinsizsin, aynı şeyleri zırvalıyorsun, sus otur derseniz o çok sevdiğiniz, aşığı olduğunuz (!) demokrasi kavramın burada bahsetmek mümkün olmaz.
biri bir yanlış yazılmış kelimeye atlar öbürü farklı bir anlamda, küfür olmadığı ifade edilmiş söze atlar..yavuz hırsızın ev sahibini bastırması gibin bir durum..
ulan bırak kendini haklı çıkarmak için karşındakinin alakasız zaaflarını aramayı da, adam ol iki paragrafı düzgün yazmayı becer, meramını anlat..bi de demez mi bana çoluk çocuk falan deye..çıkarıp göstersem gözlerin yuvalarından fırlar...nüfus cüzdanını tabii..bi bak bakalım yaş hanesine..sen muhtemelen ilk okuldayken ya da kuran kursundayken biz buralarda yazıp çiziktiriyoduk inceden..
zaten yazılan yazıların düzeyine, derinliğine tarafsız bakabilen herkes de anlar bunu..
adam ali gel den mevsim fişlerine yeni geçmiş, kalkmış milletin yaşını başını sorguluyor..
not:protest sanayici'den de özür dilerim şahsi meselemi onun nick altına taşıdığım için..ne meselesi ya, saçmaladım.
Edit netekim: işbu entry halka açık arkadaşın anısına ithaf olunur. Protest sanayiciynen alakası yoktur. En yakın nik altı onunkiydi ondan buraya yazıldı.
sözlükteki iftiracı melislere sadece gülen kullanıcı.
ne demişiz?
--spoiler--
kesin ninesinin gözü vardı atamızda. kesin...
--spoiler--
kime demişiz?
atatürk ile ilgili şu saçmalıkları sözlüğe nakleden bir kullanıcıya;
sen hem bunları yazacaksın, o nefret ettiğin atatürk üzerinden prim yapmaya çalışacaksın. sonra da atatürk'e olan bu düşmanlığının sebebinin sorulduğu bir giriye istinaden neneme küfrettiler diye ağlayacaksın.
yok öyle genç.
burası madem bir hukuk devleti ve madem protest sanayici sana küfür ve hakaret etti, buyur yargı yolu açık.
ama keşke atatürk ile ailenin en ufak bir rabıtası yahut tanışıklığı olsaymış. şahsen ben bundan gurur duyardım...
not: ölmüş bir adamın oruç tutarken fotoğrafı diye bir saçmalık yapanlar ölmüş nenesini de düşünmek zorundadırlar.
(bkz: kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma)