Yüzdeye vurmak gerekirse yüzde 76.8 aynı dünya görüşüne sahip olduğum, yüzde 23.2 lik dilimde ayrılabildiğim yazar.
Yaş olarak da yakınız.
Bunlar önemli değil..
Önemli olan bugün nikininin yanındaki entry sayısını görünce "noolmuş la bursa inter toto ya mı katılmış, yobazın biri mahkemeye mi vermiş, kürdün biri molotof mu atmış" derken tesadüfen öğrendiğim olaydır.
Kızı ameliyat olmuş.
Benim de bi kızım var. 3 yaşında. Ellerinden öper amcası.
Bir kere hastaneye gittik kan vermek için..
Kızımın kolundan kan, benim gözümden yaş geldi..
Bu.. Hepsi bu. Seninki gibi ameliyat falan da değil( allah korusun)
Bilirim yani bu duyguyu.
Bakmalara., koklamalara kıyamadığın meleğinin canının yandığını düşünmek, ona zarar gelebileceğini düşünmek, bir yerine bıçak değdiğini düşünmek..
Hele de istemesen de empati yapan bir beyne sahipsen " şu an kızım ne hissediyordur" diye düşünmeye başladıysa beynin..
Bugüne kadar Daha "ah" demeden onun yanında oluyorken, o soğuk ameliyat masasına yanlız başına gönderip "orada üşüyordur şimdi" diye de düşünmeye başladıysan..
Haykırarak ağlamakta haklısın kardeşim..ben de olsam aynını yapardım.
Allah başka dert vermesin ama. Çaresi olan bi rahatsızlık. Ne olur hiçbir çocuk hasta olmasın yahu. Ne olur.
Sana ailene ve özellikle küçük kardeşime çok geçmiş olsun.
dediklerinde doğruluk payı olan komplo teorisyeni. hem yay burcu hem hemşehrim hem de yaşlarımız yakın diye sevmeye başladım bu adamı. ortam oluştu yani. milliyetçiliği de cabası. pkk süper ligde oynarsa cızırtı yapanlar ne diyecek merak ediyorum.
bir kaç yıl önce gereksiz bir konuda birbirimize hakaretler ettiğimiz, yetinmeyip özel mesajlarla bu çocukça davranışları sürdürdüğümüz yazar.
bir kaç yıl sonra geçen haftanın beğenilen entrylerini okurken, kızı için ameliyathane kapısında haykıra haykıra ağlayarak bekleyişinin, oğlumun ameliyatı sırasında çaresice geçirdiğim dört saatlik süreyle bire bir örtüştüğünü gördüğüm yazar.
hayat garip,
bir kaç yıl önce yan yana olsanız ettiği laflar için kan revan kavga edebileceğiniz bir insan için bir kaç yıl sonra dua ettirebiliyor, yaşamayan bilmez, acaba nesi var? acaba yapabileceğim bir şey olur mu ki? diye düşündürebiliyor.
çok sıcak bir gündü. şehir dışındaydım, yolda radyoda lig tv dinlerken duydum kara haberi.
büyük başkanımız beklendiği üzre vefat etmişti.
yol bitmek bilmedi, zaten fazla duramadım gittiğim yerde.
sanki bursa beni çağırıyordu, hızla geri döndüm.
anlamsızca saatler geçirdim.
şimdi evdeyim. 16 mayıs 2010 bursaspor beşiktaş maçını izliyorum. ekranın sağ alt köşesinde başkanımızın resmi.
batalla'nın skoru 1-0 yapan golü geldi az evvel, tribünlerimiz "çekmişiz kafaları" tezahuratı yapıyor. o gün ben de oradaydım. maraton tribününde.
büyük başkan ise tam karşı tribündeydi.
bir gözümden bir damla yaş geldi, o günün gururuna istinaden, diğer gözümden bir başka damla yaş ise o gurur gününü bize yaşatan başkanım için.
ibrahim abi, büyük başkan, başkanım...
böyle bitmemeliydi.
seni çok özleyeceğiz...nur içinde yat ve gittiğin yerde şampiyonluk yaşayamadan bu dünyadan göçüp giden tüm bursasporlulara 16 mayıs'ı anlat...