bu arkadaş şunu demiş.
dinci diye kimi tarif ettiği az çok belli olduğu için bu sikim tabiri görmezden gelerek devam ediyorum ve bu über zeki arkadaşa şunu soruyorum;
bu salak solcularla ülkücüler birbirlerini öldürdüler de iyi mi ettiler?
vatanı mı kurtardılar?
gencecik çocuklar mezara girdi, çoğu hapislerde işkencelerde çürüdü bu çok matah bir şey mi?
senin dinci diye tabir ettiğin güruh kimseyi öldürmedi veya ölmedi veya hapse girmedi diye suçlu mu oluyor bu durumda?
herkes birbirini mi öldürmeliydi?
top yekün iç savaş mı çıkmalıydı?
bu hangimiz daha çok ölüyoruz, öldürüyoruz yarışı mıydı?
sadece 1 "dinci" öldü diye sızlanacağına neden gencecik insanlar öldü diye üzülmüyorsun?
insan hayatı sence bu kadar mı değersiz?
"bu salak solcularla ülkücüler birbirlerini öldürdüler de iyi mi ettiler" diye sorguluyorum.
zira solcular ve ülkücüler birbirlerini yerken diğerleri derin yapılaşmalara gitmişler, yıllar öncesinden vatanı nasıl satacaklarının taahhüdünü vermişler, şimdi de taahhütlerini yerine getiriyorlar.
bakmak ile görmek arasında bazı farklar vardır.
kimi bakar ama görmez, ben nacizane gördüklerimi yazıyorum.
her daim yargının dahi bağımsız oldugundan dem vuranlar buna nasıl açıklama yapacaklar acaba. emnıyet genel müdürü, kamu düzeni ve güvenliği müsteşarı, cumhuriyet savcısı istifa etmiş milletvekili adayı olacakmış. simdi burada tarafsızlıktan nasıl bahsedilebilir.
vali istifa etmiş milletvekili olacakmıs?
soruyorum amac bu millete hizmet ise eğer o bulunulan makamlarda bu vatana bu millete hizmet edilmiyor mu? yoksa yoksa yoksaa bu tamamen ortada ki pastadan pay alma cabası mı?
amacı vatana hizmet olan şahıs bunu bulunduğu makamda pekala yapabilir. ya da şöyle diyelim belki de bunların kafasını bulandıran şey öncelikle dokunulmazlık akabinde de ceplerine girecek ekstra ekstra cabasi paralar olmasın sakın?
doğru sonuçlara ulaşmak için biraz düşünme ve olayları mukayese yetisine sahip olmak yeterli.
kaale almadığı bir kullanıcı tarafından küfür ettiğine dair çamur atılmış, izi bırakılmaya çalışılmış kişi...
bu arada benim ek hesabım kamil'miş...
gül gül öldüm.
kendisine küfür ettiğimi ispatlamayan şerefsizdir.
işte bir insan nasıl sığadam, sikadam oluyor...şayet uludağ sözlük bünyesinde tertiplenen herhangi bir zirveye iştirak ederseniz, kamil'i de protest sanayici'yi de görebilir tanıyabilir, bu iki kişinin aynı insanlar olmadığını idrak edebilirsiniz.
ama yazdıklarının arkasında duramayarak, klavye delikanlılığı yapmak böyle işte.
kamil de ben de bir sonraki zirvede olacağız...
küfür ettiysek madem altında kalma gel tanışalım...
tanrı tanımaz olabilir, inancı olmayabilir, dogmaları olmayabilir, kimilerine göre adam olabilir, kimilerine göre adam da olmayabilir ama yaptığı yanlıştır. başkalarının saygı duyduğu şeylere saygısızca davranmak, kişinin kendisine duydugu saygı ile orantılıdır.
değerlere olan düşmanlığı ve tipik resmi eğitim mavallarına olan samimi inancının,kendisini sıradan yurttaşlardan biri yaptığı yazar.protest tavrının kahvehane muhabbetine dayalı husumetten farkı yok,çok çok okuması ve klişelerden arınması gerekiyor.
(bkz: #11142457)bu açıklamayı 2 hafta öncesinden planlamıştım. "kalemime sinek kondu" mahlaslı yazar da şahidimdir...
lakin açıklamayı yapalı neredeyse yarım saat oldu ve bu gece önemli bir galibiyet alıp egosu tavan yapmış bir allahın kulu fenerli de çıkıp, "tamam ulan ben de varım, fener yenilirse ben de bırakıyorum sözlüğü" diyememiştir.
demek ki sizin özgüveniniz bir tek galatasaray'a karşı.
tabii korku dağları bekler...geçen sene bursaspor'dan neler çektiğinizi tekrar tekrar yazmaya gerek duymuyorum. madem şampiyon olacaksınız yüreğinizi de ortaya koyun genç fenerli kardeşler...
not: sekizinci nesil yazarlar ve feyk hesaplarla bahse girilmeyecektir.
not2: şahsımla bahse giren yürekli fenerbahçe taraftarları bu giriye ekleneceklerdir.
not3: beraberlikleri de isteyecek kadar ezik fenerli varsa bir mesaj atmaları yeterli.
işte o yürekli fenerbahçe taraftarı yazarlar;
(buralar henüz dutluk panpa)
1-otomatik karpuz(nihayet bir tane delikanlı fenerli çıktı, helal olsun)