bu adam bana gandi kemal'i hatırlatıyor. nitekim kendisi de onun gibi kıvrak, onun gibi söylediklerini bir vakit geçtiği zaman inkar edebilen biri.
karakteri oturmuş biri olsaydı, olaylara olan tepkileri birbirine daha paralel olabilirdi. fakat ne yazık ki arkadaş henüz liseli, ham. deniz baykal'ın seks kaseti meseleleri çıktığında, karısıyla kocası arasındadır diye düşünüyordu, zaman geçti, arkadaş büyüdü. daha farklı düşünmeye başladı. defne joy için böyle düşünür oldu.
nerede kaldı senin türkan saylan hayranlığın, kadın hakları savunuculuğun?
nerede kaldı senin atatürk'ün izinden giden laik-modern-çağdaş-özgürlükçü düşüncelerin?
işine gelmeyen herkese yobaz diyorsun. bu senin yaptığın gerçek anlamda yobazların bile "ulan kadın öldü be, biraz ağır mı kaçtı ne?" diyeceği tarzdan bir şey.
bir kaç arkadaş da demiş, seni çydd'ye şikayet ettirip atmak lazım.
tabi son bir voleyle işin içinden kendini sıyırmazsan. ki sıyırırsın sen, kadın haklarından dem vurup türkan saylan'cı kesilirsin başımıza...
--spoiler--
yani baykal ile defne arasında sosyal statü farkı var...
erkek erkekliğini, kadın kadınlığını bilmeli...
yani deniz baykal kaçamak yaptı diye eleştirilemez ama defne kaçamak yapınca eleştirilebilir.
bizim toplumumuzda böyle.
--spoiler--
kendisinden sosyal statüsü yüksek olanın daha fazla * özgürlüğü olduğunu öğrendiğimiz yazar.
neymiş efendim tayyip bizi sikeyür diye bağıran çığırtkanlar boşuna bağırıyormuş demek ki.
elinde fırsat olsa halkı cahil bulduğu için mübarek rejimini türkiyede yeniden yapılandırıp halkısız bir 'demokrasinin' savunucusu olurdu.
diktatörlük yanlısı olduğunun farkında bile olmayan tatlısu kemalisti.
-kerem altan ifadesinde 112'yi değil, özel bir hastaneyi arayıp ambulans çağırdığını belirtmiş, basının 112 uydurmasıyla insanlara bu şekilde yansımıştır; bu 1.
-olayın geçtiği ev ile kerem altan "sokaklarda aradı" denilen hastane arasında 1 dakikadan bile az mesafe vardır, zira kerem altan'ın da koştuğu gözlemleniyor güvenlik kameralarının kayıtlarında. 112'nin cevap vermesi bile o kadar kısa sürmezdi emin olabilirsiniz. hatta ilk gittiği hastaneden sonra gittiği klinik de aynı şekilde 2-3 dakikalık bir mesafededir ki; bu sırada telefonu da elindedir kerem altan'ın muhtemelen telefonda kankalarıyla muhabbet etmiyordur doktor ararken; bu da 2.
insanlara çamur atmak ne kadar kolay, değil mi ama? neyse, dilerim kendisi öyle bir duruma düşmez hiç. yaşananı yargılamak kolaydır. "kendin yaşasaydın ne kadar soğukkanlı olabilirdin acaba" diye de sormalıdır kendine insan.
edit: "sen nerden biliyorsun" sorusuna karşılık peşin peşin söyleyeyim: hayatımın 23 senesi söz konusu olayın olduğu civarda geçti. o evin önünden de ilkokul ve lise eğitim hayatım boyunca günde en az 2 kez geçtim.
defne joy foster'ı savunmak başlığı ve tanımından dolayı haksız tepkiler toplayan yazar. ateisttir, mateisttir ama, bazı değerleri var kardeşim sonuçta.
bazı değerler olmalıdır. annelik elden giderse, geriye hiçbir şey kalmaz. evet, hiç-bir-şey!