yavaş yavaş sevilebilecek oyundur. artık yardıra yardıra gidemediğimiz için en azından sol baş parmaklar kızarıp ezilmiyor.
gerçekçiliğe fazla yaklaşmışlar. hala çapraza uzun arapası veremiyorum, adam yetişene kadar top taca çıkıyor. biraz daha yavaş atıyım diyorsun. senin ki gidene kadar rakip kapıyor topu. uzun çapraz arapaslarında sıkıntı var. en çok hoşuma giden de artık pasların yönlerini ve süratini oyuncunun belirlemesi. böylelikle, artık gariban topçuya nere attın lan topu ipnetor diyemiyoruz. hakem aşırı soft. gole giden adama kaysan da, kırmızı vermeyebiliyor.
en zor pes serilerinden biri. eskiden pas ayağa giderdi şimdi nereye attıysan oraya. ayrıca pasları da güç ile orantılı olarak atabiliyorsunuz. en beğendiğim yeniliklerinden biri de oyuncunun sendelemesi, tabi sendeledikten sonra topu tekrar almak ayrı bir zevk. "cupa santander libertatores" de farklı bir tarz katmış. ilave içerik bölümüne bakarsanız, toplanan puanlarla oyuna değişik stiller katma şansına da sahip olabilirsiniz(çuvaldan,kartondan top vs.). en nihayetinde pes, fifa serileriyle arasındaki farkı hayli açmış durumda.
efsane ol seçeneği insanı resmen kitleyen oyun.sabaha kadar çekirdek gibi bırakmak isteyip bırakamadığım ilk sezonumda zaten sadece onların oynadıgı maçları yedek kulubemden ızledıgım menejare ana avrat sövdüğüm oyundur.bildiğin gerçek la adam almıyor oyuna mal mal izliyorsun oyunu ama kadroya girmeye başladıktan sonra gerçek tadı veriyor ne yalan söyliyim, he birde ilk sezon 65 te oyuna girip 69 çıkarılablirsiniz hazırlıklı olun.
futbol oyunlarında yeni bir devrimdir bu oyun. pes 2010'u uzun süre oynayan bünyelerde başta alışkanlıklar yapılamadığından sinir bozucu gibi gelse de alışıldığında oynamaya doyulmuyor. pes04 den pes05 e geçiş gibi efsanevi bir değişim olmuş. fifa ile kıyaslama olayına hiç girmiyorum bile.
oyunu analogla oynamanın imkansız oldugu pes in 2011 modeli. ps 2 ile başladıgım we ve pes serilerinde hep analogla oynayan beni digtal pade çevirtmiş oyundur. şut çekerken analogla yön vermeniz çok zor, yön vermeden şut çekerseniz de daglara taşlara gidiyor.
hileleri ve hataları artan oyun .
ara pası atarsanız defans saçma saçma hareketler yapar.
belli tuşlarla ve güçlü takımla bilmeseniz bile yenilmez olursunuz.
benim anlamadığım 2009 dan beri süre gelen gerileme daha iyi olması gerekmiyor muydu?
(bkz: become a legend) moduyla beni benden almış oyundur. drogba tarzı bir forvet yaptım, senegalli, adı da niang.
ilk sezonumda fransız st etienne takımıza transfer oldum. sezon boyunca 34 gol attım, gol kralı oldum, yılın oyuncusu seçildim, aynı zamanda olimpic lyon'un ardından ligi ikinci bitirmemize rağmen yılın takımı seçilmemize büyük katkıda bulundum. milli takıma seçildim, 3 gol attım ama senegalli arkadaşlarım bana çok pas atmayınca milli takımdan soğudum.
st etienne'de de bana çok fazla pas atmadılar. hatta attığım gollerin birçoğunu bireysel yeteneklerim sayesinde attım. buna rağmen 16 tane de assit yaptım. ama kıymetimi bilmedi teknik direktör. sağ veya sol açık oynattı, arkadaşım ben drogba tarz son adam oynamak istiyorum dedim, benden iyi mi bilicen dedi. başkanla konuştum, biz karışmayız o işlere, burası türkiye ligi mi kardeşim dedi. neyse dedim, ilk gelen transfer teklifinde premier lige aston villa'ya transfer oldum (not: premier ligin lisansının alınmaması nedeniyle üzülenler, edit modundan takımın formasını da ismini de revize edebilirler. formadaki reklama kadar)
aston villa'da şu an ligin 5. haftasını bitirmiş bulunmaktayız. bu süreçte lider chelsea'nın 2 puan gerisinde ikinci sırada bulunmaktayız. amacımız da takımımızı şampiyon yaparak manchester united'a tarfnsfer olabilmek.
pes 2010'da başladığım oyunda, ilk iki sezonumu porstmouth'da geçirdim. burada 14 gol attım ve takımım ligi 3. bitirdi. ardından beni manchester city keşfetti ve bu takıma transfer olarak çok başarılı 3 sezon geçirdim. 2 şampiyonluk ve 1 uefa avrupa ligi şampiyonluğu yaşadım. 3 sene üst üste asist kralı oldum, t.direktör maalesef beni defansif midfield oynattı.
neticesinde burada da t.direktörle anlaşamadığım için gelen teklif üzerine everton'a transfer oldum. 2 sezon burada başarılı bir şekilde oynadım, ancak burada da hem asist hem de gol kralı olduğum için götüm kalktı, beni forvet oynatın dedim, boyun kısa, premier lig güçlü olmayı gerektirir, sende bu güç yok, sen çelimsizsin dediler, defansif midfield oynatmaya devam ettiler. ayrıca kontraataklarda bana pas vermemelerine sinir oluyordum. ayrılmayı kafama koymuştum.
derken sezon bitti ve hayallerimin takımı manchester united'e transfer oldum. sanki harbiden transfer olmuştum lan sözlük, çok mutluydum. 29 yaşına kadar oynadım ve 5 lig şampiyonluğu, 5 şampiyonlar ligi şampiyonluğu, milli takımda 2 dünya şampiyonluğu ve 1 avrupa kupası şampiyonluğu yaşadım. bu 5 senede 2 sefer gol kralı, 3 sefer de asist kralı oldum, 165 sefer maçın adamı seçildim. 3 sefer dünyada yılın oyuncusu seçildim.
hatalar zinciri burada başladı işte. bir dönem oyundan sıkıldım. her sene üstün başarılar ve şampiyonluklar beni sıkıyordu artık. dedim biraz da farklı takımlarda şansımı deneyeyim. ajax'da gelen teklifi kabul ettim ve rekor trasfer ücreti aldım.
yarım sezon oynadım, ilk yarı sonunda takımımı 11 puan farkla hollanda liginde açık ara lider yaptım. neyse ilk devre bitti, ara transferde, üstün başarılarıma rağmen ajax benle devam etmek istemedi. inanamadım, yarım sezonda 29 gol atmıştım, beraberliğimiz bile yoktu bırak mağlubiyeti.
bana az alkmaar sahip çıktı. sen iyi bir arkadaşımızsın, gel beraber çalışalım dedi, okey dedim, devre arasında transfer oldum. ajax'a sinir olmam neticesinde deli gibi çalıştım, ajax'a lig maçında 9 tane gol attım, ayrıca bütün maçlarımızı kazandık ve az alkmaar'ı ikinci yarıdaki çıkışıyla şampiyon yaptım.
inanılmazlıklar devam ediyordu. lig bitiminde alkmaar bana transfer teklifi yapmadı. evet yapmadı. kendimi terkedilmiş hissetmiştim. neler oluyordu? yaşım ilerlediği için mi böyle olmuştu. beni isteyen tek takım hollanda ligindeki heerenveen isimli ne idiğü belirsiz takımdı. mecburen kabul ettim. diğer takımlardaki gibi onlar da beni defansif oynattı, hatta bir maçta stoper bile oynadım, neler olduğuna inanamıyordum, bir insan bu kadar düşebilir miydi?
transfer sezonu başladı ama avrupanın hiçbir hatırı sayılır klubü bana transfer teklifi yapmıyordu. dandik takımlarda basit bir orta saha oyuncusu olarak kariyerime devam ettim, jübile bile yapamadan 33 yaşında futbola veda ettim.
bu sene aynı hatalara düşmeden devam edeceğim lan sözlük, geçen yıl pes 2010'da onca güzel kariyeri berbat ettim, bu sene uyandım, başarılı olup real madride transfer olmak tek hedefim ve dünya malını düzüp mutlu bir hayat sürmek.
şu gp olayını hala çözemediğim oyun, ekstra özellikleri açmak için gerekli olan gp yi maç yenerek nasıl kazanalım yahu her galibiyet için 10 gp veriyor en düşük özellik için 300 civarında gp istiyor.
bu linkteki program ile kamera açısının istenildiği gibi ayarlandığı oyun. mesela ingiltere ligi yapıyorsanız, tıpkı o statlardaki yayınlar gibi daha alçaktan çekim ile oyunu oynayıp, premier lig havasına girebilirsiniz.
penaltı atışlarının çok zor olduğu zannedilen oyun.
önce aşşağı/yukarı'ya basın sonra şuta basın hemen ardından da sağ/sol yön tuşlarına basın. bu kombinasyonu hızlı bir şekilde yapmalısınız. Herşeye rağmen gol olmayabilir.
Pas sistemi özellikle derinlemesine pas olayı zorlaştırılmış,yeni kamera açısı başta garip gelsede oynadıkça alışılan güzide oyun.Ayrıca Bursaspor un olmayışı kötü bir durumdur.