üstte ki entryleri okumamaya çalıştığım dizi. lost tan bi halt olmadı bari bundan olsun diyerek izlemeye başladığım 2. sezon itibariyle hala heyecanla takip ettiğim dizi.
ilk izlemeye başladığım yabancı dizi, ilk zamanlar öyle bağlıydım ki bu diziye herkesle kavga ederdim "prison break' ten daha iyi dizi gelmez bu dünyaya", "lost neymiş be adaya düşüyorlar falan orjinal değil bi kere robinson cruse de adaya düşmüştü" şeklinde sözler sarfederdim. ama zaman geçtikçe 1. sezonun kalitesini hiç birinde alamayınca fikirlerim değişti tabii. hele birde dexter ı izleyince tamamen gözden düşen dizi. haa kötü mü tabi ki hayır.
bu arada lost ile ilgili fikirlerim hiç değişmedi..
son sezonun son bölümünü bitirmemle beraber beni bambaşka duygulara zerkeden bir başyapıt.
sezonlar ve bölümler içersinde senaryoda birbirinden kopuk bir çok yön bulmuş olsam da, son sezonun (4 ) gereksiz enstanteneler ile gereksiz uzatıldığını düşünsem de, senaryonun zaman zaman zorlamalar ile sürdürüldüğünü görsem de, özellikle son sezonun bu kadar tesadüfler ve anlık ssürprizler ile sürüdürülmesinin bir dizi-filmde çok fazzla kaçtığına kanaat getirsem de....
diyorum ki, müthiş bir diziydi...
her sezonun her bölümünden sonra buraya sayfalar dolu şeyler yazmak istedim ama her seferinde vazgeçtim. ama son sezonun son bölümü ile bu dizi için bir tanıklık etmek istedim.
o kadar farklı hayatları, farklı beklentileri dostlukları-düşmanlıkları ortak bir amaç için bir arada tutan senaryo, o senaryoya başta michael olmak üzere can veren diğerleri, özellikle mahone'nin en az michael kadar müthiş oyunculuk performansı, sadakatin, bağlılığın ve de ihanetin anlık ama bir o kadar da çok iyi kurgulanarak geliştirilmesi, dizi hakkında acizane söyleyebileceğimiz bir kaç kelamdır...
her ne kadar michael scofield'in finalde hayatını kaybetmesi içimizi acıtmış olsa da, nelere ne için katlanıp hayatından vazgeçtiğini daha iyi göstermesi açısından affedicidir tarafımızdan yine de...
t-bag'i, sucresi, mahone'u, burrows'u, sara'sı ve tabiki scofield'ıyla muhteşem bir hikayeyi anlatıp tadı daha fazla kaçırılmadan bitirilen efsane dizi. arşivlerimizde yerini almıştır. dizinin iz bırakan oyuncularından bazıları için:
son sezon harici mükemmel olan dizidir ancak son sezonu hayal kırıklığı giderken güzel sonuyla hepimizden takdir toplamıştır. senaristi michael scofield'ın ta kendisidir
lost izlememiş bir bünye için(belki izledikten sonra da fikrim değişmeyebilir) harikulade senaryoya, repliklere, çekimlere, oyunculara sahip aşmış dizi.
3 günde tam 2 sezon bitirmiş bir insan olarak söyleyebilirim ki; ilk 2 sezon kesinlikle çok sürükleyici. her bölümün sonuna doğru yaklaşırken "tamam lan bu bölüm bitsin kapatıp vizelere çalışıcam" desem de bölüm sonunda hayret ve merak içinde diğer bölüme geçiş yaparken buldum kendimi ve bu böyle tam olarak 2 sezon sürdü. *
spoiler falan vermicem hocu, bulun izleyin. hala ikna olmadıysanız ekşisözlük'teki entry'leri de inceleyin. hak vereceksiniz.
bir de anımı anlatayım tam olsun: *
r: revenge
a: arkadaş
r: olm bu scofield piçi insansa biz neyiz lan?! aşırı karizma amk yea...
a: yalnız onun iki ayak parmağı eksik biliyon di mi? **
r: tamam lan onun gibi karizma olayım, iki ayak parmağımı feda ederim.
a: bence tüm bacaklarını feda edersin puhaha
r: sana benzesem ederdim puhaha
üç kere izlediğim, finallerden sonra dördüncüye başlamayı planladığım artık ezberleme noktasına vardığım ve her izlediğimde haz duyduğum müthiş ötesi dizi.
arkadaş ısrarı ile izlemeye başlayıp kamp halinde evde 4 günde tüm sezonlarını bitirdiğim dizi filmdir. bir dizi filmi seri şekilde izlemenin avantajıyla dizideki kopuklukları, abartıları, senaryo zorlamalarını daha iyi analiz etmek mümkündü buna rağmen bütün bunlar fazlasıyla tolere edilebilecek düzeydeydi. dizinin senaryosu, prodüksiyonu, oyuncu kadrosu (ilk 2 sezondan sonra fazla geliştiremeselerde) herşeyiyle gerçekten iyi yapılmıştı. gelelim final kısmına; her ne kadar anlaşma sonrasında sahildeki burun kanaması sahnesiyle michael in ölüm sinyalini versede senaryo o kadar badireyi atlatmış michael in o hastalığıda atlatacağına neredeyse emindim üstelik aynı hastalıktan yıllar önce kurtulmuş annesi gibi bir örnek vardı elimizde velhasıl düşündüğüm gibi olmadı herkese istediği mutluluğu veren tbag gibi bir katili bile öldürmeyen senaryo ekibi michael i öldürdü evet belki ölümü çok anlamlıydı ama açıkcası michael i ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte kosta rika sahillerinde gördüğümüz bir finalle bitmesini beklerdim dizinin. bu buruk final içimi sızlattı açıkcası tahmin ediyorum dizinin tüm müptelalarını da benim gibi vurmuştur.
yeri gelmişken şunu da belirtmek gerekir; eğer senaryo ekibi bu diziyi ilerde devam ettirebileceği ihtimalini düşünüp bu finali yaptıysa konu bütünlüğü açısından bakıldığında michael in ölmediğini söylemek mümkün zira michael in öldüğü sahneyi, doktorla görüştüğü sahneyi görmedik bütün bunlara ilaveten michael in söylediği gibi annesiyle birbirlerine çok benziyorlardı ve annesi için çocuk fikri tamamen doğasına aykırıydı ve michael kaçmaktan yorulmuştu yani michael 5-10 yıl sonra ortaya çıkarsa da şaşırmamak lazım.
gelmiş geçmiş en iyi dizidir zannımca.bir dizi insanı izlerken bu kadar heyecanlandırır anca , bölüm sonu gelince anca bu kadar üzülebilirsiniz.bitmemesini bu kadar isteyebilirsiniz.bağımlılıktır tam anlamıyla.sona ermesi üzücüdür.
Cnbc-e de yayınlanmaya başlayan iki kardeşin hapisten kaçışını konu alan izlenesi, bol atraksiyonlu dizi. (aynı zamanda türkçe dublajlı halini starda gördükten sonra bütün hevesimin kaçtığı, izlemeyi bıraktığım, orjinalliği bozulmuş dizi.)
t bag in (bkz: robert knepper) öyle ya da böyle o performansıyla bir emmy ile ödüllendirilmesi gereken diziydi. zamansız gidişi herkes gibi bizi de üzdü. *
dövmeli erkek fetişi olmamdan dolayı ilk sezonu bayıla bayıla izlediğim diziydi. sonraki sezonlarda scofield'i giydirip göstermediler dövmeleri hatta sonra dövmeleri falan söküp rezil ettiler diziyi.
başladıktan sonra3-5 gün içerisinde bitirdiğim dizidir. ilk 3 sezon muhteşem bir kalitedir.dördüncü sezon ise üzücü son ile bitmesi kötü olmuştur. hala keşke devam etse dediğim diziler arasındadır.