finalinde(film değil öbürü) ağlamaya sebebiyet vermiş, 1. sezonu mükemmel ötesi, 2. sezonu müthiş, 3. sezonu güzel ama saçma, 4. sezonu 16. bölüme kadar eh işte, 16'dan sonra yardıran genel anlamda süper dizi. skofi ölmedi, kalbimizde yaşıyor!
--spoiler--
--spoiler--
4.sezon sonunda ölen michael'i 2.sezon ortasında ölen sara'nın babasından daha önce öldürebilmiş senarist mi desem yapımcı mı desem, o tarz kişilere sahip dizi. bu hatayı sizler için yakaladım dostlarım, buyrun: (#5929015)
--spoiler--
kalitenin ne oldugunu anlamaya calismaktir. simdiye kadar izlenen filmlerin aslinda cok fazla bir sey anlatmadigi, onlar icin harcanan zamanin bosa harcandigini dusunmektir.
prison break dizi bitiminden sonra, film seciminde bunalim yasamaktir. aradigin film kalitesini bir turlu yakalayamamaktir. bir aydan sonra yavas yavas film izleme kalitesindeki dusukluge alisilir.
--spoiler--
final bölümünden sonra iki tane daha bölümü çekilmiştir final break adıyla. Scofield abimizin nasıl öldüğünü anlatır. izlemek isteyenlere duyurulur efenim.
--spoiler--
--spoiler--
final break de sara kızımızın hapishaneye düşmesi bizi eski günlere getirmiş hep beraber o günleri yad etmişizdir.gel gelelim ki sayamadığım kadar adam ölüdren brows'a beraat kararı uygulanırken sara kızımızda olayın içnde michael'in annesini öldürmesiyle hapisi boylamıştır.senaristlerden daha yaratıcı bi kurgu beklerdim.sonuc olarak izlemeye kesinlikle değer
--spoiler--
diziyi hiç izlememiş olan bir yaşlı akrabamın yıllar önce kısaca konuyu öğrenmiş olmanın getirdiği bilgelikle hala dizinin yayınlandığını görünce 'hala mı kaçamadı bunlar, yazıklar olsun' dediği dizi.
--spoiler--
dizide birkaç hata var, yeni birisi gözüme çarptı. biraz önce arkadaşım baştan almış ve şehvetle diziyi tekrar izlerken 1. sezon 5. bölümde sara lincoln'ün yanına girmiş ve sağlık kontrolü yaparken ailesinde bir hastalık olup olmadığını soruyor, bu sırada "annende bir hastalık varmı" diye lincoln burows a soru yöneltiyor. lincol soruya "akciğer kanseri" şeklinde cevap veriyor. fakat 4. sezonda sara ya bunu anlatırken "beyin tümörü"nden öldüğünü söylüyor, ki annesi gerçekten micheal scofield gibi böyle bir beyin tümörüne sahipti.
--spoiler--
hollywood'daki senarist grevlerinin çok derinden etkilediği,yer yer kurgu kırılmalarının yaşandığı ama yine de izlenilmesinin muhakkak olduğu dizi film.
lakin an itibarıyla farkettiğim bir hatayı paylaşmadan edemicem.sara hamiledir,scyllyayı alırlar ve özgürlükleri birleşmiş milletler tarafından yazılı bir anlaşmayla imzalanır özgürlüklerine kavuşurlar.
four years later yazısıyla karşılaşırsınız mıchael ve sara nikah kıyarlar fakat sara hala hamiledir.anlamadığım nokta saranın bebeği mutasyona uğrayıp 4 yıl boyunca anne karnında kalabiliyor mu ya da sara ilk bebeğini düşürüp yenisine mi hamile kalıyor keşke bu konuda bilgi sahibi olabilseydik.
--spoiler--
normal finalden sonra arada geçen 4 senelik kısımda ne oldu da olaylar o hale geldi çok açık şekilde anlatan ve 2 bölümde oluşan gerçek bir final ile biten dizi.
--spoiler--
olayları öyle mükemmel bağlamışlar ki takdir edilesi. ilk 2 sezondan sonra eski havasını vermediği kesin ama yine de bir efsane oldu şimdiden. son sezonda bariz mantık hataları da gözden kaçmamıştır senaryoda ama bitince büyük bir boşluğa sokmuştur sevenlerini.
son bölüm izlenmekte, arada kaç dakika kaldı bitişe diye zaman sayacına bakılmakta. daha 13 dakika var, du bakalım, biradan bir fırt, biraz fıstık...bitiyor, bitiyor, bit....ti. bir burukluk, bir yaş süzülür yanaklara. eee? güzeldik, iyiydik, bitmese? sonraki iki gün bir hüzün, bir süzgünlük heyelanı. şimdi ne olacak, lost mu? sanctuary mi? ne?
bsplayer'ı aç bakem, dünya nasıl durmuş bakalım bi, hmns hmns..çok vasat...berbat...ooyyk bu ne lan..kapaya meylet...aha..ama ama bu...t-bag...bak sen ya bagwell'e albay olmuş, uzaylı avlıyor. eski dostum, komtanım..hüzne kestim yine, aaaah prizın brek aah. aç bakalım cehenneme kimi çekiyorlar, sam raimi umarım döktürmüştür bu sefer...haha, ba! ba! kustu üzerine, işte bu hocam ya, evil dead, üçlemesinden sonra nihayet geri dönmüşsün üstadım, izlerim ben bunu, speyse bas, mutfak, bira, kap, speys..aha...ama ama bu william kim, yine copcopun önde gidenini oynuyor, tam da unuttum derken nerden çıktın la yandan yemiş ajan?
işte böyle ben onu bıraksam da o beni bırakmıyor, o kadar kurgu hatasına rağmen sevdim ben onu, güzel şeyler öğrendim, hoş vakit geçirdim. ama ayrılık vakti geldi, yolun açık olsun prizınım brekim.
--spoiler--
keşke mutlu sonla bitseydi. maykıl bunu hakediyordu. garibim şu azıcık ömr-ü hayatında şööööyle bir rahat yüzü göremedi.
yazık oldu, yazık...
--spoiler--
keşke sucre ile beraber el ele kol kola görebilseydik maykılı da ölüp gitmeseydi. ama yine de orada da bir model yapar bir şekilde cennete gitme tribini yakalar. toprağı bol olsun.